Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3376 E. 2022/5645 K. 08.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3376
KARAR NO : 2022/5645
KARAR TARİHİ : 08.09.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.01.2021 tarih ve 2020/183 E. – 2021/21 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Ticaret Odası’nda kayıtlı bir şirket olan müvekkilinin unvanının vurgulayıcı kök kelimesinin “BEYAZ” ibaresi olup, davalı şirketin unvanında ve iş evraklarında da kullanıldığını, ayrıca 25.06.2002 tarihinde TPMK’den bu ibareyi marka olarak aldığını, bu durumun karışıklığa yol açtığı gibi; iş kaybına da neden olduğunu, davalı şirketin BEYAZ kelimesini ticaret unvanında haksız kullanması sebebiyle haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek; unvana tecavüzün önlenmesini, “BEYAZ” ibaresinin davalının unvanından ve kullandığı tüm materyallerden silinmesini, davalının ticaret unvanının kullanımı ve devrinin durdurulmasını, haksız rekabetin tespitini, tescilli markadaki BEYAZ ibaresinin çıkartılmasını ve bu unvanın ticaret sicil kaydının terkinini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket adına TPMK nezdinde 2002/15638 numarada 37. hizmet sınıfında tescilli markada geçen BEYAZ ibaresinin, davacının ticaret unvanına haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, “BEYAZ” kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik ayırt edicilik vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan ‘davacının “beyaz” kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı’ yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında; davalının, adına tescilli “beyaz” kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-terkin yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak haksız rekabetin de bulunmadığı anlaşılmakla bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ile ticaret unvanına dayalı tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen 21.05.2019 tarihli karar Dairemizin 24.05.2018 tarih 2016/12574 Esas 2018/3933 Karar sayılı ilamı ile hükümsüzlük yönünden bozulmuş, sair temyiz istemleri ise reddedilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra TPMK’ye yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük yönündeki talebin reddine karar verilmiş ise de; bozma ilamında işaret edildiği üzere davacının çekirdek unsuru ‘‘BEYAZ’’ ibareli unvanına dayanarak ‘‘BEYAZ’’ ibareli davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü istemiştir. Mülga 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesinde belirtildiği üzere ‘‘Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.’’ Bu hüküm gereği sınai haklar hem marka tescilinde nispi red nedeni olarak tescile engel olmakta, hem de hükümsüzlük nedeni olarak 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi ile kabul edilmiştir. “BEYAZ” ibaresi ile inşaat sektöründe faaliyette bulunan davacı unvanı inşaat malzeme sınıfında tescilli marka olan ‘‘BEYAZ’’ ibaresi ile benzer olup tüketiciler nezdinde iltibasa sebep olma ihtimali bulunmaktadır. Bilindiği üzere ticaret unvanı ayırt edici ad ve işaretlerden olup sınai hak niteliğindedir. Bu nedenle mahkemece hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.09.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.