YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3457
KARAR NO : 2022/7849
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2019 tarih ve 2018/173 E. – 2019/996 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.02.2021 tarih ve 2021/168 E. – 2021/235 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Kahramanmaraş 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6997 Esas sayılı dosyasının takip dayanağı olan keşidecisi …, … ve Avcılar Enerji A.Ş., lehtarı … olan 02/05/2012 tanzim 10/12/2012 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli bononun, müvekkilinin ortağı olduğu ait Avcılar Enerji A.Ş. ve Edeteks Tesktil San. ve Tic. A.Ş. şirketleri ile davalının ortağı olduğu Canteks Tekstil A.Ş. arasında imzalanan 12/03/2012 tarihli ortaklık protokolü kapsamında Edeteks Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’nin Canteks Tekstil A.Ş.’ye devrinin teminatı olarak davalıya verildiğini, Edeteks A.Ş.’nin üzerinde bir çok hacizler olması nedeniyle devrin doğrudan gerçekleştirilemediğini, ancak daha sonra Edeteks A.Ş.’nin Vakıfbank üzerinden dolaylı olarak Canteks A.Ş.’ye devredildiğini, bu nedenle dava konusu senedin davalıdan istenildiğini, ancak davalının senedi iade etmediğini ileri sürerek müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, 12/03/2012 tarihli ortaklık protokolünde senede ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığını, davacı tarafın senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını ispatlaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiş, beyan dilekçesi ile davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe konu senedin teminat senedi olduğundan bahisle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için, ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiğinin belirtilmesi gerektiği ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması gerektiği, senet üzerine yazılacak olan ‘’teminattır’’ ibaresi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmayacağı, teminat senedidir, devredilemez, ciro edilemez ibarelerinin tek başına geçersiz, hiç yazılmamış kabul edildiği, teminat senedinde olması gereken hususların “.. 1)-Senedin vade kısmına ‘’Teminat Senedidir’’ ibaresi yazılmalıdır. 2)-Senetin ön yüzüne ‘’Şu sözleşmeye konu olarak hazırlanmıştır’’ denilmelidir. 3)-Senedin arka yüzünü(ciro edilen bölüme) hangi konu için teminat senedinin hazırlandığı özetlenmelidir. 4)-Özet kısmında ‘’…… anlaşması üzerine bu teminat sözleşmesi hazırlanmıştır, sözleşme konusu tamamlandığında teminat senedinin hükümleri geçersizdir, ciro edilemez’’ notu yazılmalıdır. 5)- Rakamı yazılmayan,boş senede atılan imzalar borç doğursa da yasal değildir. Tarafların bilgisi halinde doldurulmalıdır. Alacaklı, işveren tarafından tutarı boş bırakılan senetler imza için talep edilemez…” şeklinde olduğu, alınan bilirkişi raporunda, dava dosyası arasında sunulan dava dışı şirket ve kişilere ait 2012 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davaya konu senedin ticari defterlerde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, davaya dayanak 12.03.2012 tarihli protokolün genelinde ve 4 maddesinde yapılan incelemede ve yine yukarıda belirtilen yerleşik Yargıtay İçtihatları da dikkate alınarak; dava konusu bononun teminat senedi olduğuna dair açık bir kayıt olmadığı, söz konusu protokolde dava konusu bonoya açıkça atıfta bulunulmadığı ve yine senet metninden de teminat senedi olduğunun anlaşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda olduğu, ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükünün yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşeceği, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya ait olduğu, karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiğinin kabul edildiği, kambiyo senetlerinin birer ödeme aracı olduğu, borçlunun bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, bu konuda tanık dinletilmesinin de mümkün olmadığı (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2018/2939 Esas, 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas, 2019/1844 Karar sayılı kararları), ayrıca tarafları tacir dahi olsa kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğu bulunmadığı, davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmadığından davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin aleyhine sonuç doğurmayacağı (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2013/14659 Esas, 2013/18882 Karar sayılı kararı), davacı tarafın dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.