Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3548 E. 2023/513 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3548
KARAR NO : 2023/513
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulması

Taraflar arasındaki tanıma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin… 2. Hukuk Mahkemesinde müvekkillerinin…’de bulunan banka hesaplarına konulan hacizlerin kabulü ve Tahkim Mahkemesi kararının uygulamaya konulması hakkında dava açtığını, anılan Mahkemenin 30.11.2018 tarih ve 02/2006/08364/4 sayılı kararı ile müvekkillerine ait Yapı ve Kredi Bankası ile Pamukbank… şubelerinde bulunan banka hesaplarına konulmuş olan haczin iptaline ve tahkim kararının uygulamaya konulmasına karar verildiğini, bu karara karşı yapılan istinaf taleplerinin, Bahreyn Krallığı Yüksek Hukuk İstinaf Mahkemesi tarafından verilen 04.05.2009 tarih ve 1/226/2009/03 sayılı kararla müvekkillerinin istinaf isteminin kabulü ile tahkim kararının uygulamaya konulmasına dair kararın iptaline ve buna karşı olan talebin reddine, davacıların banka hesaplarına konulmuş olan haczin iptalini içeren kararın onanmasına ve yokmuş gibi kabul edilmesine dair verilen karara karşı davalı NFL şirketinin yaptığı temyiz başvurusunun da… Temyiz Mahkemesince 01.03.2020 tarih ve Bozma No:368/2009, Dava no: 8364/2006 sayılı karar ile temyiz itirazlarının reddine karar verildiğini ileri sürerek… 2. Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu kararı istinafen onayan… Yüksek Hukuk İstinaf Mahkemesinin 04.05.2009 tarihli kararının ve bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunu reddeden… Temyiz Mahkemesinin 01.03.2010 tarihli kararının tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, tanınması istenen mahkeme kararının kesinleştiğini gösteren yazı ile onanmış örnek ve tercümesinin sunulmadığını, Bahreyn Mahkeme kararlarında yalnızca usule ilişkin bir inceleme yapıldığını, bu nedenle verilen kararın ilam niteliğinde olmadığını ve tanınamayacağını, aksi düşünülse bile davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, Bahreyn Mahkemesi kararına konu tahkim kararının konusu ile Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/317 E. sayılı dosyasında 12.04.2018 tarihinde verilen kararına konu olan olayın, tarafların ve vakıanın aynı olduğunu, bu davada ihtiyati hacze ve tazminata ilişkin nihai karar verildiğini, tanınması istenen kararın, aynı taraflar arasında ve aynı konuya ilişkin olarak verilmiş olan Türk Mahkemesi kararına ve kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl tanınması gereken mahkeme ilamı yerine, bu ilama karşı yapıldığı belirtilen istinaf ve temyiz başvurularına ilişkin olarak verilen kararların tanınmasının hukuken olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanınması istenilen kararların, Bahreyn Dışişleri Bakanlığı ve T.C. Manama Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından onanmış örnekleriyle birlikte yeminli tercüman noter onaylı tercümelerinin sunulduğunu, tarafları, dava konusu ve dava nedeni aynı olan ve kesinleşen…’deki davanın Türkiye’de ikinci kez mükerreren Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/317 E. sayılı dava dosyasında açıldığını ve davanın esasına girilerek müvekkillerinin…’deki banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, davanın her safhasında kesin hüküm itirazında bulunulduğunu, dolayısıyla işbu tanıma davasının açılmasında hukuki yararlarının bulunduğunu, tanınması istenilen kararın, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmediğini, söz konusu yabancı mahkeme ilamı, davalının savunma haklarına, Türk usul hukukunun temel prensiplerine ve adil yargılanma hakkına uygun verildiğinden Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmadığını, hukuki yarar bulunmak kaydıyla yabancı ilk derece, istinaf ve temyiz mahkemesi kararlarının bir kısmının tanınması ve hatta tenfizinin istenilmesinde hukuken bir engel bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 53 üncü maddesine göre, Bahreyn Temyiz Mahkemesince verilen kararın kesinleştiğini gösteren belgenin verilen kesin sürede davacı tarafından sunulmadığı, tanıması istenen… istinaf mahkemesi ve temyiz mahkemesi kararlarının davacıların…’deki banka hesaplarına konulan ihtiyati haciz kararının iptaline ilişkin olup aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında yabancı mahkemece hukuk davasında verilmiş bir ilam niteliğinde olmadığı, tanınması istenen diğer karar olan ICC Tahkim Mahkemesi kararının ise kesin olmaması sebebiyle iptaline ilişkin kararın niteliği itibarıyla usule ilişkin bir karar olduğu, bu nedenle usuli yönden verilen kararın Türk Hukuku bakımından kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmadığı, davacının usule ilişkin yabancı mahkeme kararının ve ilam mahiyetinde olmayan cebri icra yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararın tanınmasında 5718 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi yönünden kabulüne, öteki istinaf sebeplerinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanınması istenen mahkeme kararlarının konsoloslukça onanmış suretlerinin ve yeminli tercümelerinin Mahkemeye sunulduğunu, aslının sunulmasının gerekmediğini, temyiz mahkemesinin ret kararı ile kararın kesinleştiğini, Türkiye’de davalı NFT tarafından taraf, dava nedeni ve konusu aynı olan dava açıldığını, bu davalarda işbu tanıma davasının bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini, bu nedenle davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinde… makamlarından apostil şerhli kararın istinabe yoluyla istenilmesi için talepte bulunulmasına rağmen eksik inceleme ile taleplerinin reddedildiğini, Bahreyn İstinaf ve Temyiz mahkemesi kararlarının Türk kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Kanun’un 50, 52 ve 53 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.5718 sayılı MÖHUK 50/1. maddesi uyarınca ancak nihai hale gelmiş kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarına karşı tenfiz istemi mümkün olup, geçici himaye kararlarının tenfizine karar verilmesi mümkün değildir. Davacıların… İstinaf ve Temyiz Mahkemesinin kararının tanınması ile nihai karar olmayan ihtiyati haciz kararının iptaline ilişkin kararın tenfizini istemesinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.