YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3580
KARAR NO : 2022/5589
KARAR TARİHİ : 07.09.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.09.2019 tarih ve 2019/344 E. – 2019/792 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmenin 7/4. maddesine göre dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yapıldığı dönemde bu faaliyetin yürütülmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararda TEDAŞ’ın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, 2004 yılında Türk Telekomünikasyon A.Ş’den haksız tahsilat yapıldığından bahisle müvekkili aleyhine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/98 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve 4.913,62 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verildiğini, kararın takibe konması üzerine icra dosyasına 10.444,92 TL ödendiğini ileri sürerek, ödenen bedelin temerrüt tarihi 15.01.2014 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, devre esas bilançonun düzenlendiğini, geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, davacının talepte bulunamayacağını, davalının açılan davaları davalıya derhal bildirmesi gerektiğini, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle de faiz ve fer’ilerini isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin 23.09.2019 tarihindeki kısmi feragat beyanı da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile 10.465,52 TL’nin temerrüt tarihi olan 15.01.2014 tarihniden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 536,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.