YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3642
KARAR NO : 2022/7435
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.10.2019 tarih ve 2019/709 E. – 2019/1051 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.02.2021 tarih ve 2020/291 E. – 2021/147 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafa havlu boy dikim makinesi sattığını, makinenin 09.04.2016 tarih ve 045831 nolu sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, makine ile ilgili davalı tarafa 09.04.2016 tarih ve 009085 nolu fatura kesildiğini ve taraflarca faturanın ticari defterlerine işlendiğini, taraflar arasında 25.05.2016 tarihli hesap mutabakatı yapıldığını, ödeme yapılmayınca takip başlatıldığını ancak davalının itiraz ettiğini, haksız itirazının iptali ile alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafın %20 inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözlü alım satım sözleşmesine göre boy dikim makinesi ve etiket otomatı satmayı taahhüt ettiğini, bu iki makine için davacıya 286.200,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, 09.04.2016 tarihinde iki makineden boy dikim makinesinin teslim edildiğini, etiket otomatının ise tesliminin daha sonra yapılacağının taahhüt edildiğini, bu hususun taraflar arasında düzenlenen 09.04.2016 tarihli tutanak ile sabit olduğunu, davacı firmanın etiket otomatını teslim etmemesine rağmen boy dikim makinesi faturası içine bu otomatın bedelini de dahil ederek 09.04.2016 tarih ve 9085 nolu 286.200,00 TL bedeli faturayı keşide ederek müvekkili firmaya teslim ettiğini, 26.05.2016 tarihli sözleşme ile makinenin fiyat açılımının boy dikim makinesi 189.000,00 TL, teslim edilmeyen etiket otomotanın ise 97.200,00 TL olduğu şeklinde etiket otomatı bedelinin fatura edilmesine rağmen teslim edilmediği konusunda mutabakata varıldığını, buna rağmen davacı firmanın etiket otomatını teslim etmediğini, makinenin teslim edilmemesi nedeniyle davacı firmaya 97.200,00 TL borçlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defterlerine göre davalının davacıdan icra takip tarihi olan 22.11.2016 tarihi itibariyle 97.200,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıdan icra takip tarihi olan 22.11.2016 tarihi itibariyle 159.093,34 TL alacaklı olduğu, 09/04/2016 tarihli etiket otomatının daha sonra teslim edileceğine dair bilgi içeren tutanaktaki imzası olan …’in, tutanak tarihinde davalı şirketin Ticaret Sicil Gazetelerinin incelenmesi sonucu şirketi temsilen imza yetkisinin bulunmadığı, …’in şirketteki en yüksek ücreti alıyor olması en üst düzey yetkili çalışanı olmasına göre ticari temsilci kabul edildiği, ticari temsilci tayini için bir şekil şartı olmadığı, belgeler altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığına ilişkin ihtarlı isticvap davetiyesinin 23/05/2017 tarihinde davacı şirket temsilcisine tebliğ edildiği, şirket temsilcisinin mazeret bildirmeksizin 15/06/2017 tarihli celseye katılmadığı gerekçesiyle düzenlenmiş belgedeki imzasının şirketi bağlayacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.