YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3658
KARAR NO : 2022/8747
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.03.2018 tarih ve 2016/587 E- 2018/202 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.02.2021 tarih ve 2020/12 E- 2021/218 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 06.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekilleri Av. … ve … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 23.09.2015 tarihinde “Üye İşyeri” sözleşmesi imzalandığını ve davalı … (Kredi kartı) POS cihazı tahsil ve teslim edildiğini, davalı dernek başkanı tarafından (…) imzalanan sözleşmeye dayanarak davalıya teslim edilen POS cihazından davalı tarafından bir kısım işlemler neticesinde davalının bankalardaki hesabına aktarılan paralardan davalı derneğin başkanı …’a, 12/10/2015 tarihinde 32.940,00 TL, 13/10/2015 tarihinde 620,00 TL, 19/10/2015 tarihinde 82.160,00 TL ödemeler yapıldığını, davalı tarafından POS cihazından üçüncü kişilere ait kredi kartlarından yapılan işlemlere, kredi kartı sahipleri tarafından yapılan itirazlar nedeniyle, müvekkili banka tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, davalı tarafından yapılan işlemlerin şüpheli işlem olduğu tespit edildiğini, bunun üzerine davalının hesaplarına bloke konulduğunu, davalıya müvekkili banka tarafından, ödenmiş olan bedellerin iadesi hususunda, … 6.Noterliği 08.04.2016 tarih 06465 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek davalının tahsil ettiği bedelin kur farkıyla oluşan tutarının geri ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının bedeli ödememesi sonucunda aleyhine … 4.İcra Müdürlüğü 2016/4591 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takip durduğunu, davalının itirazlarının tümünün dayanaksız olduğu ve icra takibini uzatmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı bankanın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yönetim kurulu kararı ile davacı bankadan manuel POS cihazı talep edildiğini, POS cihazının davacı banka tarafından, kullanımın sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesi ile kapatıldığını, bu sürede cihazın sadece deneme amacıyla yönetim kurulu üyesi tarafından 1’er TL’lik iki çekim dışında hiçbir işlemi olmadığını, dernek başkanı …’ ın kulüp için yapmış olduğu harcamaları kendine ait kredi kartından yaparak günlük ulaşım, yiyecek, giyecek konaklama ve akaryakıt gibi ihtiyaçları karşıladığını, daha sonra ise derneğin …’a olan borcunu toplu halde ödediğini ve bütün harcamaların dernekler masasında kayıt altında tutulduğunu, toplanan bağışlar dahil tüm gelirin derneğin yöneticisine olan borcunu karşılamaya yetmediğini, şüpheli işlemlerin neler olduğu hususunda bilgi verilmediğini, güvenliği sağlamanın bankanın yükümlülüğünde olduğunu, davalı bankanın keyfi uygulama yaparak müvekkilin bankadaki tasarruf yetkisini kısıtlayıcı işlemlerinden davacı banka aleyhine suç duyurusunda bulunulacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı bankanın sanal pos cihazı üzerinden davalı dernek hesabına aktarılan ve kart hamillerinin yaptığı itirazlar üzerine şüpheli olduğu tespit edilen ve charge back edilen 26 adet işlemler nedeni ile bankanın uğradığı zarardan sorumlu olduğu, 26 işlem tutarının 599.450,00 TL olup, kur farkı nedeni ile bunun geri ödemesinin 625.935,17 TL olduğu, bankanın davalı dernek yetkilisi …’a yaptığı 12/10/2015 tarihindeki 33.906,00 TL ile 19/19/2915 tarihindeki 83.500,00 TL ve kur farkından dolayı uğradığı 26.485,17 TL’nin toplamının 143.891,17 TL olduğu, bu tutarın bankanın zararı olduğu, gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, davacı bankanın müşterisi olup, taraflar arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesi hükümlerine göre davalıya POS cihazı verilmiştir. Davalı dernek hesabına bağış olarak aktarılan bir kısım paralar dernek başkanı tarafından kullanılmış, bir kısım paralarla ilgili olarak da 3. kişlerin harcama itirazları üzerine şüpheli işlem incelemesi yapılmış ve banka tarafından iadeler yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara yönelik istinaf talepleri de Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Davalı taraf, davacı banka tarafından kredi kartı hamillerine ödeme yapılmadığını savunmakta, davacının kart hamillerine ödeme yaptığına dair belgeleri sunmasını talep etmektedir. Ancak, davacı tarafça 01.04.2016 tarihli yazı ile kart hamillerine yapılan ödemeler, hesabınıza borç olarak yansıtılmış, borç kaydedilen işlemler ile ilgili herhangi bir dekont bulunmamaktadır, şeklinde cevap verilmiş, davalının talebi karşılanmamıştır. Mahkemece, bilirkişiye rapor hazırlarken banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi dahi verilmesine rağmen, bilirkişi dosya kapsamıyla sınırlı şekilde inceleme yapmış, yerinde inceleme yapmamıştır. Söz konusu rapora karşı davalının itirazları olmakla birlikte itirazları karşılar ek rapor da alınmadan eksik inceleme ile sonuca varılmıştır.
Kabule göre de, davalı taraf, davaya konu itiraz konusu işlem tarihlerinde bankada döviz hesabının da bulunduğunu, bankanın buna rağmen TL hesapları üzerinden işlem yaptığını, bankanın kendi kusuru nedeniyle kur farkından kaynaklı oluşan zararını talep edemeyeceğini savunmuş ise davalının bu itirazları da değerlendirilmemiş olup, mahkemece bu hususun da araştırılması gerekmektedir.
O halde, mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden yerinde inceleme yapılarak davalının itirazlarını karşılayacak ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.