YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3666
KARAR NO : 2022/7903
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/352 E. – 2019/164 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine-kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 31.12.2020 tarih ve 2019/2286 E. – 2020/1842 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından, davacının şahsı ve temsile yetkili olduğu Resital Tur Seyahat Acentalığı ve Taşımacılık Turizm Tic. Ltd. Şti. aleyhine 01/02/2016 keşide tarih ve 12.000,00 Euro tutarlı çek dayanak kılınmak suretiyle Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1079 Esas sayılı dosyasında, 28/02/2013 keşide tarih ve 7.000,00 Euro tutarlı çek dayanak kılınmak suretiyle Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1785 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip, 31/03/2016 tarih ve 71.474,95 TL tutarlı fatura dayanak kılınmak suretiyle de davacı aleyhine Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/2558 Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün takip dosyalarına dayanak çeklerin, davacı tarafından sadece temsile yetkili olduğu Resital Tur. Seyahat Acentalığı ve Taşımacılık Turizm Tic. Ltd. Şti. adına keşide edilerek imzalandığını, şahsı adına ise herhangi bir çek düzenlenmediğini, hal böyle iken davacının esas sayıları belirtilmiş olan takip dosyalarında borçlu taraf olarak gösterildiğini, borçtan şahsen sorumlu tutulmaya çalışıldığını, davacının borçtan şahsen sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün başlatılan 2016/1079 Esas, 2016/1785 Esas ve 2016/2558 Esas sayılı dosyalarında başlatılmış olan takiplerin iptallerine, davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının davasının ve iddialarının kötü niyetli olduğunu, davacının çek kesidecisi olarak gözüken Resital Tur. Ltd. Şti.’nin yetkili müdürü ve tek hissedarının olduğunu, davacının, şirketine ait çekte şahsen de sorumluluğunu adını soyadını yazıp imzalayarak kabul ettiğini, davacının iddia ve itirazlarının takip hukukuna yönelik olup, bu davada tartışma olanağı olmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, takip hukuku açısından davanın tamamının icra hukuk mahkemesi görev alanına girdiğini, davacının çek üzerinde el yazısı ile adı soyadı yazılıp olup imzasının mevcut olduğunu, davacının her ne kadar hakkında menfi tespit talep ettiği iki icra takibi ile ilgili olarak talepte bulunmuşsa da, bunlar ile ilgili olarak henüz icra takiplerinin kesinleşmediğini, bu takiplerle ilgili kambiyo hukuku çerçevesinde itiraz haklarının mevcut olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; takibe konu çeklerde tek imzanın bulunduğu, çek yapraklarında imza yerine davacı şirket temsilcisinin ad ve soyadını yazarak imzasını atmış olduğu, şirket kaşesi dışında herhangi bir yere imza atılmadığı, çek yaprakları üzerinde ikinci imzanın bulunmadığı, limited şirketlerde sorumluluğun şirkete ait olup, ortağın sadece limited şirkete karşı taahhüt ettiği ve ödediği sermaye kadar borcunun olduğu, şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, davalı tarafça Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/2558 Esas sayılı dosyasında 31/03/2016 tarih ve 71.474,95 TL tutarlı fatura alacağı için davacı aleyhine genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, takip talebinde bulunması gereken zorunlu unsurların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinde düzenlendiği, anılan maddede sıralanan diğer unsurların yanı sıra, maddenin ikinci fıkrasının dördüncü bendi gereği borcun sebebinin gösterilmesi ve üçüncü fıkrası uyarınca da ‘‘Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii…’‘ zorunludur hükmünün bulunduğu, takip talebi ekinde faturanın ibraz edilmediği, davacı hakkında usulüne uygun bir takip başlatılmadığı, İİK’nın 58 ve 61 maddeleri hükümlerine göre usulüne uygun ödeme emri düzenlenmediği, davalı alacaklının faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının icra takibinde haksız olduğu ancak kötü niyetinin saptanmadığından, kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu çeklerde Çek Kanunu gerekse TTK yönünden şirket temsilcisinin şahsi sorumluluğunu doğuracak bir husus bulunmadığı gibi aval de bulunmadığı, bu nedenlerle davacının çeklerden dolayı kişisel bir sorumluluğu bulunmadığı, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/2558 Esas sayılı dosyasında 31/03/2016 tarih ve 71.474,95 TL tutarlı fatura alacağı için takip yapıldığı, bu nedenle davacının bu faturadan dolayı da şahsi sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak davalı tarafından, davacının icra takibine konu çeklerde ve faturada şahsi sorumluluğunu doğuracak imzası ve ibarenin bulunmamasına rağmen davacı hakkında icra takibine geçilmiş olması İİK’nın 72/5 hükmüne göre davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu göz önüne alınmaksızın davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/352 Esas 2019/164 Karar 27/05/2019 tarih sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, davacının Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1079 Esas, 2016/1785 Esas ve 2016/2558 Esas sayılı dosyalarında borçlu bulunmadığının tespitine, 136.212,78 TL’nin %20’si olan 27.242,55 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, çekler ve fatura nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalının takibinde haksız olması, tek başına kötü niyetli olduğunun kabulünü gerektirmez. Bu bağlamda somut olay bakımından davacının isminin de çekte bulunması çekteki kaşe altına imzanın şirketi temsilen atıldığının kabulünü gerektirir. Bunun yanında davacının isminin kaşe altında belirtilmesi avalist olduğunu göstermez. Özellikle davacının isminin yazılması karşısında davalının kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün olmayıp bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince davalının takibinin kötü niyetli olduğunun kabulü ile tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.