YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3716
KARAR NO : 2022/8281
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2018 tarih ve 2015/430 E- 2018/1051 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 09/03/2021 tarih ve 2019/407 E- 2021/336 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalı ile müvekkili arasında imzalanan 28/01/2015 tarihli sözleşme ile sözleşmede sayılan makinelerin paylaşımının yapıldığını, müvekkilinin sözleşme anında 500.000.-TL ödeme yaptığını, paylaşımın eksik, eşitlik ilkesine ve sözleşmeye aykırı yapıldığını, müvekkiline kesilen faturanın 712.800.-TL olduğunu, müvekkili şirketin 497.200.-TL fazla ödeme yaptığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000.-TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 28/01/2015 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait olan toplam bedeli 1.950.000.-TL’lik 19 adet makinenin yarısına 975.000,00 TL karşılığında davacının ortak olmasının, ödemenin ise 500.000.-TL’sinin aynı gün nakit, bakiyesinin en geç 30/01/2015 tarihine kadar yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının parasal ödemelerle ilgili mevzuattan kaynaklanan zorunluluk nedeni ile elden ödeme yerine banka havalesi ile makinelerin sipariş avansı açıklamasıyla 490.000.-TL tutarında ödeme yaptığını, sözleşmede 500.000.-TL tutarında bir ödemeden bahsedilmesine rağmen bu tutardan 10.000.-TL eksik ödeme yapılmasının sebebinin davacının banka havalesinden önce döviz bozdurması üzerine oluşan kur farkından dolayı davacının eline eksik para geçmesi olduğunu, 30/01/2015 tarihinde davacı tarafından “makinelerin sipariş bedeli” açıklaması ile 220.000.-TL tutarında ödeme gönderildiğini, böylece davacı tarafından müvekkiline toplamda 710.000.-TL ödeme yapıldığını, 28/01/2015 tarihli sözleşmede davacı tarafın müvekkiline 975.000.-TL ödeme yapması kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının eksik ödemede bulunduğunu, davacının 712.800.-TL tutarındaki malları ihtirazi kayıtsız teslim aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporların ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükü davacı üzerinde olup davacının davasını ispata yönelik somut delil sunmadığı, davalıya neden fazla ödeme yaptığına ilişkin makul açıklama yapmadığı, sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin ihtarnamede belirtilen iki banka aracılığı ile yapılan ödemelerle sınırlı olduğunun ikrar edildiği, 500.000.- TL gibi yüklü miktardaki meblağın elle taşınarak fiilen teslim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede 500.000.-TL’nin nakden ödendiğinden bahsedilmesinin bu paranın elden ödendiği anlamına gelmediği, sözleşmede bedelin 500.000.-TL’sinin nakit alındığı açıkça yazılı olup, aynı tarihte davacı tarafından davalıya “makinelerin sipariş avansı” açıklaması ile 490.000.-TL havale yoluyla ödeme yapıldığı, havale işleminin yapıldığı saat belli ise de sözleşmenin düzenlendiği saatin belli olmadığı, havalenin sözleşmeden sonra yapıldığını veya 500.000.-TL ödemenin havale ile yapılan ödemeden ayrı bir ödeme olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.