YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3789
KARAR NO : 2022/7570
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 10.12.2019 tarih ve 2017/301 E. – 2019/393 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.03.2021 tarih ve 2020/862 E. – 2021/515 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketin güvenlik sistemleri imalatı, ithalatı ve ihracatı sektöründe faaliyet göstermekte olan bir şirket olduğunu, eski unvanının ise Vega Savunma ve Denizde Güvenlik Teknolojileri Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğunu, davacı …’in yaptığı çalışmalar sonucu bir “Pnömatik Halat Atar” buluşu meydana getirdiğini, bu çerçevede buluş sahibi sıfatı kendisine ait olmak üzere, yetkilisi olduğu Vega Savunma tarafından Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2012/05708 başvuru numarasıyla patent korumasından faydalanmak üzere 16.05.2012 tarihinde başvuru yaptığı ve başvurunun 23.12.2013 tarihinde TPE Resmi Patent Bülteni’nde yayımlandığını, Sinai Mülkiyet Kanunu’nun 97/4 hükmü uyarınca patent bakımından sağlanan korumanın bu tarihte başladığını, davalılardan …’in ise davacı şirkette çalıştığı dönemde bu patente ilişkin bilgilere vakıf olduğunu, daha sonra bu davalının davalı şirketi kurduğunu ve dava konusu patentli ürünün üzerindeki davacının unvanı kapatılarak davalı şirketin çıkartması yapıştırılmak suretiyle 21-24 Mart 2017 tarihleri arasında Pendik’te gerçekleşen Exposhipping Expomaritt İstanbul Denizcilik Endüstrisi Teknoloji ve Ticaret Fuarı’nda, tanıtım, pazarlama ve satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalının bu eyleminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 141. maddesi çerçevesinde patent hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla “Pnömatik Halat Atar” ürünü ile ilgili olarak davalılarca yapılan tecavüzün Sınai Mülkiyet Kanunu m.149 uyarınca tespitine, ürünlere el konulmasına, kararın ilan edilmesine, Sınai Mülkiyet Kanunu m. 151 çerçevesinde uğranılan zarar için şimdilik 1.000-TL’nin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu buluşun patent hukuku anlamında bir buluş olmadığını, çünkü davalı gerçek kişinin 2010 senesinde bu buluşun çizimine başladığını, son haline getirdiğini ve 23 Nisan 2010’da ilk prototip deneme atışlarının gerçekleştirildiğini, davacı şirketin ise çok daha sonra 27 Nisan 2012 tarihinde kurulduğunu, ayrıca davacı şirektin o dönemki sahibi olan …’ın 18 Mayıs 2013 tarihli e mail yazısında da kendisinin bu buluşu çizen ve üretimi gerçekleştirin olarak tanıtıldığını ve bu kişinin bir kısım hisseleri davalıya devrettiğini, daha sonra davalının da anlaşmazlık sonucu hisselerini devrederek 2013 yılında şirketten ayrıldığını, başka işlerle iştigal ettiğini ve yaklaşık 3 sene sonra davalı şirketin kurulduğunu, bu nedenle davacıya rakip bir şirket kurmak gibi bir amacının bulunmadığını, ayrıca davacının ürünleri piyasaya sunduğunu, bu nedenle patentten doğan hakkın kapsamı dışında kaldığı ve dava açma hakkının bulunmadığını, keza bu ürünün yeni bir ürün olmadığını, Norveçli bir şirket tarafından 2005 senesinden beri üretilerek satıldığını, ayrıca buluşun kamuya sunumunun dava dışı Vega Deniz tarafından 2010 senesinde yapıldığını, yenilik ve buluş basamağı kriterlerinin sağlanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 2012/05708 sayılı patent başvurusunun düzenlenen araştırma raporu neticesinde patentin yenilik unsurunu taşımaması ve buluş basamağını içermemesi nedeniyle kurum tarafından davacı … adına tescil edilmediği, öte yandan, dosya içinde mevcut belgeler uyarınca, patentin yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle de patent başvurusundan doğan hakların sona erdiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla da başvurusu yapılan patentin yeni olmadığının tespit edildiği, davacıların dava tarihinde başvurusu yapılan ancak tescili yapılmayan ve daha sonradan 6769 sayılı Kanun uyarınca geçersiz kılınan patent başvurusuna dayalı olarak tecavüz davası açmaya yetkili olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmaması gerekçesiyle HMK’nın 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle dava konusu patent başvurusunun hükümden düşmüş olması nedeniyle başvurunun patent hakkından doğan sonuçları doğurmayacağına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, 31/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.