Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4024 E. 2022/9319 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4024
KARAR NO : 2022/9319
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.02.2019 tarih ve 2017/759 E. – 2019/109 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.04.2021 tarih ve 2019/1158 E. – 2021/626 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediler ödenmeyince hesabın kat edilip icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2017/12747 Esas sayılı takibe itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı bankaya borcu olduğunu, ancak biri müvekkili diğeri dava dışı … adına kayıtlı iki adet taşınmazın ipotek verildiğini, davacının Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12749 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, yine işbu davaya konu 2017/12747 Esas sayılı dosya ile ilamsız takip yaptığını, böylece mükerrer alacak istendiğini, müvekkilinin itirazının kötüniyet içermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı borçlunun icra takibine dayanak kredi borçları için toplam 480.000.- TL ipotek tesis edildiği, İİK’nın 45/1. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği, rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklının kalan alacağını iflas ve haciz yolu ile takip edebileceği, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12749 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, takibin henüz sonuçlanmadığı, bu nedenle Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2017/12747 Esas sayılı dosyasında ipotek tutarını aşan kısım için takip yapılabileceği, buna göre bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak tutarından ipotek tutarı düşülerek kalan asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren işlemiş feriler yönünden ilamsız takibe devam edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalının takibe 20.400,65 TL nakit alacak yönünden (6.189,74 TL asıl alacak, 12.894,92 TL işlemiş faiz, 644,63 TL BSMV ve 671,36 TL masraf) ve 14.328,00 TL meri teminat mektubu ile 12.690,00 TL çek sorumluluk bedeli yönünden yaptığı itirazın iptaline, 6.189,74 TL asıl alacağa yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak üzere takibin devamına, 4.080.- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.