YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4061
KARAR NO : 2022/9344
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07.01.2021 tarih ve 2020/290 E. – 2021/3 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile yağ ticareti yaptığını, davalı şirketten 550 ton civarı kanola yağı ve rafine aspir yağı alarak Akhisar’da yağ ticareti ile uğraşan …’a sattığını, bunun karşılığında … keşideli müvekkilinin cirosunun olduğu çeklerin verildiğini, bu çeklerden 4 tanesinin Akhisar 1.İcra Müdürlüğü’nün 2016/441 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, diğer çeklerin bedelsiz olarak davalı şirketin elinde bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 1.680.000,00 TL. toplam borcunun bulunduğunu, müvekkilinin haciz tehdidi ve 25 yıllık itibarının zedelenmemesi için davalı şirket yetkilisi … ile anlaşmaya vardığını, mülkiyeti müvekkilinin kardeşi …’e, intifa hakkı müvekkiline ait …, …. Mahallesi, … Mevki, 7388 Ada, 1 ve 2 numaralı parseldeki taşınmazların çeklerin
teminatı olarak 29.01.2016 tarihinde davalı şirket yetkilisine devredildiğini, ayrıca müvekkilinin davalıya banka aracılığı ile 330.000,00 TL ödemede bulunduğunu, davalı şirket yetkilisi ile yapılan taahhütnameye göre 1 yıl içinde borç ödendiğinde tapunun geriye alınacağının belirtildiğini, ancak buna rağmen Akhisar 1.İcra Müdürlüğü’nün 2016/441 esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, davalı şirket yetkilisinin borç miktarının çok üzerinde müvekkilinden alacağını 2.650.000,00 TL olarak belirttiğini, tefecilik yaptığını, müvekkilinin çekler dışında borcunun olmadığını, ayrıca bedelsiz senet için müvekkili hakkında takip başlattığını iddia ederek müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, takibin ve çeklerin iptaline ve % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından dosyaya sunulan 28.01.2016 tarihli taahhütname başlıklı belgeden davacının müvekkiline 2.650.000,00 TL borcu olduğunu kabul ettiğini, belgede borç tahsil edildiğinde ibaresinin bulunduğunu ve herhangi bir ödemenin
yapılmadığının tarafların müşterek imzaları ile tespit edildiğini, davacının 2 adet arsa devir ettiğini ve bunun borcu karşıladığını belirttiğini, taşınmazların bedelinin ekspertiz raporuna göre 1.600.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, taşınmazda başka hissedarın da olduğunu, bu durumda davalının elinde 1.600.000,00 TL değerinde teminat dahi bulunmadığını, Akhisar 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/441 esas sayılı dosyası ile müvekkilinin teminatsız kalan alacağı hakkında borcunu tahsil edebilmek için gayret içerisine girdiğini, takip başlattıklarını savunarak davanın reddi ile % 20 kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tarafların kabulünde olan 28.01.2016 tarihli taahhütnameye göre davacı tarafından davalıya iki adet gayrimenkul devredildiği, bir yıl içinde borcun ödenmemesi halinde gayrimenkullerin iade edileceğinin kabul edildiği, 28.01.2016 tarihinden itibaren başlayan davalıya taahhütname ile verilen imhal tarihinin 28.01.2017 tarihinde dolduğu, bu şekilde davalının borçlarının bir yıl ertelendiği, eldeki dosyadaki takip tarihinin ise 23.02.2016 olduğu, taraflar arasında kararlaştırılan imhal süresine uyulmadığı, dolayısı ile takip konusu borcun oluşmadığı anlaşıldığından Akhisar 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/441 esas sayılı takip dosyası yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 28.01.2016 tarihli taahhütnameye göre verilen imhal süresinin bitimi olan 28.01.2017 tarihinden sonra davalının elindeki çekler ile yasal girişimlere devam edebileceği anlaşıldığından davacının çek iptali talebinin reddedildiği, davalının imhal süresini beklemeden elindeki davacıya ait çekler ile takip yaptığı, icra takibi başlatılmasının tek başına davalının kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, dosyada davalının icra takibine kötü niyetli olarak giriştiğini kabule elverişli herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Akhisar 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/441 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davacının çek iptali talebinin reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 86,071,43 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.