Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4071 E. 2022/8589 K. 02.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4071
KARAR NO : 2022/8589
KARAR TARİHİ : 02.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.03.2019 tarih ve 2017/1485 E. – 2019/470 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.03.2021 tarih ve 2019/1287 E. – 2021/514 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili,müvekkili … ile davalı … arasında 12.07.2017 tarihinde protokol düzenlendiğini, protokol gereğince öncelikle bir adet Bentley marka aracın müvekkiline devir ve teslim edileceği, devamında ise … tarafından ödenecek bedeller karşılığı şirket ortağı olacağına dair muhtelif hükümlerin bulunduğunu, 4 adet 100.000.- USD bedelli çekin müvekkili tarafından keşide edilerek davalı …’a emanet olarak teslim edileceğinin yazılı olduğunu, dava konusu çekin protokolde yazılı olan 4 adet çekten bir tanesi olduğunu ancak protokol hükümlerinin taraflarca yerine getirilmediğinden protokolün hükümsüz kaldığını, …’ın dava konusu aracı devir ve teslim edemediğini, protokol tarihinden sonra aracın …’a ait olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin de aynı aracı bir başkasından satın aldığını ve bedelini de satıcıya ödediğini, çekin teminat amacı ile teslim edilmiş olup bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı …’nın dayandığı sözleşme tarihinde aracın davacı adına tescilli olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 
Dava, çek’e dayalı Menfi Tesbit istemine ilişkindir.
Dava konusu çekin davacı … ile davalı … arasında düzenlenen 12.07.2017 tarihli protokole istinaden, davacı …’nın tek ortağı ve yetkilisi olduğu davacı şirket tarafından davacı … lehine keşide edildiği, davacı …’in çeki davalı …’a ciro ettiği, davalı … tarafından da çekin tek ortağı ve yetkilisi olduğu davalı şirkete ciro edildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
12.07.2017 tarihli protokol ile, …plaka araç 1.600.000,00 TL bedelle davalı … tarafından davacı …a satılmış, satış bedelinin dava konusu çekinde içinde bulunduğu çekler ile ödenmesi, davalının çekleri emanette tutacağı, çek bedellerinin davacı tarafından davalıya elden ödenerek davalının çekleri davacıya iade edeceği, ayrıca davalının çekleri iade ederek Aydos Madencilik Ltd. Şti.’ne %40 oranında ortak olacağı,…’a ait Kapadokya mevkiindeki otel arazisinin %50 oranında taraflar arasında eşit olacağı kararlaştırılmıştır.
Dava konusu çek, …plakalı aracın davalı tarafından davacıya satışı nedeniyle 12.07.2017 tarihinde düzenlenen protokole istinaden keşide edilmiş olup, protokole konu araç, davalı şirket adına kayıtlı iken 02.01.2017 tarihinde dava dışı BGŞ İnşaat Ltd. Şti.’e devredilmiş, araç 09.02.2017 tarihinde de davacı …’ya devir edilmiştir.
Görüldüğü üzere araç 12.07.2017 protokol tarihi itibariyle davacı … adına kayıtlı olup, davalı … hiçbir şekilde araca malik olmamıştır.
Gerek araç devri, gerekse diğer protokol hükümleri taraflar arasında ifa edilmediğinden bedelsiz kalan ve teminat olarak verilen dava konusu çek yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde başka bir davanın konusunu ve yargılamasını gerektiren hususların gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 02/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.