Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4083 E. 2022/8002 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4083
KARAR NO : 2022/8002
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.01.2021 tarih ve 2018/699 E.- 2021/13 K. sayılı kararın asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.04.2021 tarih ve 2021/459 E.- 2021/601 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davada davalı vekili, davalı bankaca müvekkilince kefil sıfatıyla imzalanan 15.07.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ancak takibin dayanağı kredi sözleşmesinde eşine atfen atılan imzanın sahte olması nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunu ileri sürerek, borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı Ziraat Bankası A.Ş. vekili, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine tebliğ edilen kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini, banka yetkililerince davalının eşinin kimlik kontrolü yapılarak eş rızası ve imzasının alındığını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporundan davacı …’ın eşi adına kefalet sözleşmesine atılan imzanın …’a ait olmadığının anlaşılması nedeniyle TBK’nın 584/1. maddesi uyarınca geçerli bir kefalet bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı-birleşen davada davacı Ziraat Bankası A.Ş. vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu raporu ile eş rızasına ilişkin imzanın davacı …’ın eşine ait olmadığının kesin bir şekilde anlaşılmasından dolayı geçerli bir kefaletin bulunmaması nedeniyle davalı-birleşen davanın davacısı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davacı Ziraat Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 22.372,87 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınmasına, 10.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.