YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4230
KARAR NO : 2022/8114
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.01.2018 tarih ve 2017/234 E- 2018/41 K. sayılı kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.02.2021 tarih ve 2018/1284 E- 2021/272 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı … adına hatır için Albaraka Bankası …Şubesine ait 762 seri nolu 10/10/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli ve …Bankası Mevlana Şubesine ait 50735 seri nolu 25/10/2015 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli iki adet çek keşide edildiğini, davalı …’ın keşidecisi Hadim Manifatura San. Tic. Ltd. Şti olan çekler ile ilgili olarak müvekkili aleyhine Konya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2017/2215 E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, çeklerin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, kötü niyetinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin süresi içerisinde bankaya ibraz edilmeyen çeklerden kaynaklanan alacağının keşidecisinden tahsili amacıyla Konya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2017/2215 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, asıl davadaki dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla ile birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı-birleşen dosyada davacı alacaklı ile davacı-birleşen davada davalı keşideci arasında temel ilişkinin bulunmadığı, keşidecinin davaya konu çekleri kötüniyetli keşideci zararına elde ettiğini ispatlayamadığı, çeklerin süresinde ibraz edilmemesine rağmen zamanaşımı süresi geçmediğinden hamilin çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunabileceği, davalı-birleşen davada davacı alacaklı hamilin sebepsiz zenginleşmeye dayalı çek bedellerine ilişkin keşideci borçludan iki adet çek bedeli toplam 75.000,00 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu, 6098 sayılı TBK 77-117/2 madde ve bendi, TTK 10. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye konu çek keşide tarihleri itibariyle 50.00,00 TL asıl alacak yönüyle 10/10/2015 keşide tarihi ile 06/03/2017 takip tarihi arasında işlemiş 6.312,00 TL kanuni faiz alacağı ve 25.000,00 TL asıl alacak yönüyle 25/10/2015 keşide tarihi ile 06/03/2017 takip tarihi arasında işlemiş 3.063,00 TL kanuni faiz alacağı olmak üzere toplam 9.375,00 TL işlemiş kanuni faiz alacağı talebinde haklı olduğu belirtilerek asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmadığı, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu ve keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.299,13 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı birleşen davada davalıdan alınmasına, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.