Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4241 E. 2022/8694 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4241
KARAR NO : 2022/8694
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.12.2018 tarih ve 2018/372 E- 2018/557 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.03.2021 tarih ve 2020/1115 E- 2021/286 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, asıl ve birleşen davada davacıları aleyhine icra takibine konu edilen çekin davacılardan …’ nun şirketin faaliyetlerinde kullanılmak üzere teminat olarak 15/08/2013 tarihli ve 100.000,00 TL ve 15/09/2013 tarihli 60.000,00 TL bedelli olarak düzenlenerek verildiğini, söz konusu çekin rıza dışında elden çıkması nedeniyle her iki davacı tarafından çeklerin üçüncü kişi tarafından bankaya ibrazından önce; irade dışında elden çıktığı ve üçüncü kişilerin eline geçme ihtimali nedeniyle çeklerin iptali için gerekli müracaatların yapıldığını, çekleri ibraz eden davalı ile davacıların herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, davacıların davalıya borcunun bulunmadığını, buna rağmen davalının çekleri haksız olarak icra takibine konu ettiğini ileri sürerek, ayrı ayrı takibe konu edilen çekler nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davalının çeki lehtar olan davacı …’ ndan ciro yoluyla aldığını, davacıların aksi yöndeki ve borcu inkar eden beyan ve itirazlarının borçtan kurtulmaya yönelik, haksız ve asılsız iddialardan ibaret olduğunu belirterek asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesini ayrıca takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davaya konu çeklerin davalıya, davacılar tarafından ciro edilerek verildiği, ciro imzasına yönelik itiraz olmadığı, davacı tarafın çeklerin teminat niteliğinde verildiği ve bedelsiz olduğu iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, davalı tarafın kendisine teklif edilen yemini eda ettiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; çekin kural olarak bir ödeme aracı olduğu, satım ilişkilerinde asıl olanın peşin satış olduğu için davalı tarafın edimine karşılık davacı tarafın çek ile ödeme yaptığının yasal bir karine olduğu (Yargıtay(kapatılan) 19. Hukuk Dairesi 07/02/2019 tarih, 2018/1850 E., 2019/745 K. sayılı kararı), söz konusu çeklerdeki keşideci ve ciranta imzalarına ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığı, dolayısıyla bu çeklerin bedelsiz olduğu, çeklere ilişkin edimin yerine getirilmediği yönündeki iddiaların davacı tarafça yazılı olarak kanıtlanması gerektiği, davacının bu iddialarına ilişkin yazılı delil sunamadığı gibi davalının kendisine teklif edilen yemini eda ettiğinin görüldüğü, bu bakımdan mahkemece verilen kararın doğru olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 42,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan alınmasına, 06/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.