Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4257 E. 2022/8448 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4257
KARAR NO : 2022/8448
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.03.2019 tarih ve 2018/344 E- 2019/120 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.02.2021 tarih ve 2019/764 E- 2021/157 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Tutku Çorap Örme Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. +şekil” ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, başvurunun 2017/23611 kod numarasını aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın başvuruyu 2011/100648, 2015/50086 sayılı ve “tutku”, “tutku iç giyim” ibareli markalara benzer olduğundan bahisle 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddettiğini, bu kısmi ret kararına itirazda bulunduklarını, itirazlarının YİDK’nın 2018-M-5261 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı kurum tarafından marka incelemesinin hatalı yapıldığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmediğini, markaların ortak unsurlar içermesinin benzerlik için tek başına yeterli olmadığını, bu benzerliğin tüketici kitlesi üzerinde karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağının da önemli olduğunu, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kabul edilebilmeleri için tüm unsurlar yönünden örtüşmeleri gerektiğini, tescili istenen ifadenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının 27.11.2003 tarihinde yayımlandığını, davalı markalarının tescil tarihlerinin ise 2011 ve 2015 tarihleri olduğunu, müvekkillinin “Tutku Çorap Örme Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.” ibaresini uzun yıllardan beri kullandığını, çorap imalatı ve satışı yaptığını, diğer davalı firmanın ise sadece “iç çamaşırı” sektöründe yer aldığını, müvekkilinin tescili istenen ibare üzerinde önceki tarihlere dayanan kullanımdan doğan hakkının bulunduğunu, mal veya hizmetlerin aynı sınıfta yer almalarının benzer olduklarına, farklı sınıfta yer almalarının da benzer olmadıklarına karine teşkil etmeyeceğini, müvekkili markasının genel görünüm olarak ve bir bütün olarak, redde gerekçe markadan ayırt edilebilir olduğunu ve iltibasa neden olmayacağını, kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-5261 sayılı kararının iptaline, başvuru markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin 2011/100648 sayılı markasının 35. sınıf hizmetlerde tescili olduğunu, 2015/50086 sayılı markanın kapsamında ise 24, 25 ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin bulunduğunu, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası ile redde mesnet alınan 2011/100648 ile 2015/50086 tescil numaralı markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi anlamında aynılık ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, bu nedenle de redde mesnet alınan markalardan hareketle başvuru markası için SMK’nın 5/1-ç maddesinden kaynaklanan bir tescil engelinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2018-M-5261 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, “tutku çorap örme tekstil san. ve tic. Ltd. şti.+şekil” ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2011/100648 sayılı “tutku” ve 2015/50086 sayılı “tutku iç giyim” ibareli markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruda yer verilen şekil unsuru ve bir bütün olarak başvuru konusu markanın tertip tarzı itibariyle oluşturulan farklılıkların, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt ediciliği sağladığı anlaşıldığından davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, marka tescil başvurusunun 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda redde mesnet marka sahibine husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı TPMK yönünden davanın kabulüne TPMK YİDK’nın 10.07.2018 tarih, 2018-M-5261 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.