Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4258 E. 2023/1720 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4258
KARAR NO : 2023/1720
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1044 Esas, 2021/254 Karar
HÜKÜM : Esas hakkında yeniden karar verilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/66 E., 2019/127 K.

Taraflar arasındaki, markaya ve esere tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi (asıl dava) ve marka hükümsüzlüğü (karşı dava) davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar-karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacılar vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA VE CEVAP
Davacılar karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin “Mangala” adlı Türk zeka ve strateji oyununun yaratıcısı ve sahibi olduklarını, müvekkili Aysel adına tescilli “MANGALA” ibareli 2012/69665 ve 2014/41509 sayılı markaların bulunduğunu, mangala oyununun geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan geleneksel bir oyun olmakla birlikte 2000’li yılların başlarına dek büyük ölçüde unutulmuş bir oyun olduğunu, oyun hakkında yerli ve yabancı kaynaklarda net, anlaşılır bir bilgiye ulaşılamadığını, bahsi geçen oyunu minyatürlerdeki tasvirlerden, gravürlerdeki siluetlerden boşlukları doldurarak bulup çıkaranın müvekkilleri olduğunu, bu katkılarından dolayı tüm kaynak metinlerde mangala oyununu yeniden var eden isimler olarak geçtiklerini, araştırmalar neticesinde oyunun farklı yer ve zamanlarda farklı kurallar bütününe sahip olduğunu anladıklarını, bunun üzerine müvekkillerinin bugünün algısına uyan şekilde oyunun kurallarını revize ettiklerini, oyunun mevcut kurallarının tamamının müvekkili Serdar tarafından biraraya getirildiğini, sadeleştirildiğini ve yeni kurallarla desteklendiğini, Mangala Türk zeka ve strateji oyununun Kültür Bakanlığı tarafından tescil edildiğini, Mangala oyununun tanıtımı için müvekkillerinin büyük çaba sarf ettiklerini, bu oyunun ortaya çıkış ve yeniden üretimi sürecinde yaşananları göstermek amacıyla bir belgesel film yaptıklarını, müvekkillerinin resmi kurumlar tarafından tek muhatap kabul edildiğini, 25.11.2010 tarihinde Türk Telekom ile müvekkili Aysel arasında imzalanan sözleşmeyle; 12 üniversitede toplam 30.000 öğrenciye mangala oyununun öğretilmesinin sağlandığını, davalıların, müvekkilleri adına tescilli Mangala oyununun gerek adını ve gerekse kurallarını kullanarak, marka hakkına tecavüz ettiklerini, hak ve yetkileri bulunmayan davalıların sertifika verdiklerini, müvekkili Aysel tarafından 2016 yılı Ağustos ayında davalılara ihtarname gönderilerek tescilli markanın federasyon adından çıkarılmasını ve eğitim öğretim faaliyetlerinin durdurulmasının talep edildiğini, davalıların eylemlerinin müvekkili Aysel’e ait marka hakkını ihlal ettiğini, ayrıca müvekkili Serdar’ın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamında eser sahibi olduğunu ve müvekkili eserinden davalıların haksız biçimde faydalanmalarının Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, Mangala ibaresinin, davalı Federasyonun adından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin olarak sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; mangala ibaresinin marka olarak tescil edilebilecek ayırt edici bir işaret olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

II. KARŞI DAVA VE CEVAP
Davalı karşı davacılar vekili karşı dava dilekçesinde; davalı … adına tescilli “Mangala” ibareli markanın ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tanımlayıcı ve ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olduğunu, marka tescilinin kötü niyete dayandığını, mutlak ve nispi tescil engellerinin bulunduğunu ileri sürerek, 2012/69665 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, cevap dilekçesinde; davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olmadığını, “Mangala” oyununun Türk ve Dünya kültürünün binlerce yıllık bir mirası olduğunu, davacıların bu oyunu haksız bir şekilde sahiplenmeye çalıştıklarını, wikipedia.org sitesinde “mancala” ismiyle açıklamaların yer aldığını, müvekkili Mangala Federasyonunun 2015 yılında hukuka uygun şekilde kurulduğunu ve Mangala oyununun geliştirilmesi konusunda önemli bir sorumluluk üstlendiğini, Mangala oyununun Türkiye ve Dünya’da yüzyıllar öncesinden tanınan bir zeka ve strateji oyunu olduğunu, hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “mangala” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 4 üncü kapsamında sicilde gösterilebilir ve ayırt edici olduğu, bu işaretin bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan bir işaret olduğundan soyut ayırt edicilik niteliğinin bulunduğu, 41 inci sınıfta yer alan hizmetler yönünden söz konusu işaretin somut ayırt ediciliğe sahip olduğu, nitekim marka korumasının kapsamının, sınıf bakımından yapılan değerlendirmeyle tespit edildiği, davaya konu Mangala ifadesinin bir oyunu ifade ettiği, buna karşılık markanın tescilli olduğu sınıf olan 41 inci sınıfın, bir hizmet sınıfı olarak işareti tanımlayıcı veya tasvir edici görünmemekte ve bu sebeple de markanın somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, “mangala” ibaresinin davalı tarafça “mangala federasyonu” şeklinde ve tescilli markanın esas unsuru olan “mangala” ifadesini içerecek bir biçimde kullanıldığı, bu anlamda “mangala federasyonu” şeklindeki kullanımın esas unsurunun “mangala” ibaresi olduğu, işaretler arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğu, markanın uzaktan eğitim yoluyla verilen eğitimler, mangala eğitmeni olmak üzere yüzyüze verilecek eğitimler veya mangala hakemliği için kullanıldığı, bu hizmetlerin de davacıya ait markanın tescilli bulunduğu sınıfta yer alan 41 inci sınıftaki “Eğitim öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” kapsamına girdiği, bu açıdan markanın ihlalinin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin ikinci husus olan mal ve hizmet sınıflarının aynı olması şartının da gerçekleştiği, davacıya ait markanın, davacı tarafından aynı hizmet sınıfındaki hizmetler için ticari hayatta kullanıldığı, bu anlamda markanın davalı tarafından ihlal edildiği, davaya konu mangala oyununun, “Mangala Türk Zeka ve Strateji Oyunu” adı altında her ne kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünce FSEK kapsamında “ilim ve edebiyat eseri” olarak tescil edilmişse de, (bu oyunun ülkemizde, çeşitli ülkelerde ve bölgelerde oynandığı ve yaşatıldığı yerlerde genel olarak kuralları aynı olmakla birlikte, ismi, taş sayısı ve oyuncu sayısı bakımından değişiklikler arz ettiği) yüzyıllardır evrilerek çeşitli adlarla günümüze kadar geldiği, bu bağlamda söz konusu oyunun geleneksel bilgi somut olmayan kültürel miras olarak anonim nitelikte bir unsur olduğu ve dava konusu bağlamında hususiyet/özgünlük arz etmediğinden “eser” olarak nitelendirmenin mümkün olmadığı, bununla birlikte, davacı/karşı davalı tarafın ülkemizde, çeşitli ülkelerde ve bölgelerde değişik formlarda (tahta veya toprak zeminde ve değişen sayıda taşlarla) oynanan oyunu standart bir forma kavuşturarak “Mangala Türk Zeka ve Strateji Oyunu” olarak ticari bir ürün haline dönüştürdüğü, yukarıda ifade edildiği üzere her ne kadar “eser” olarak koruma bulmasa da bu haliyle davacının/karşı davalının iş ürünü olarak Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” hükümleri kapsamında iş ürünü olarak korunabileceği, ancak dosya kapsamı incelendiğinde bu iş ürününün her ne şekilde davalı tarafından kullanıldığına ilişkin, oyun kurallarının kısaca gösterildiği web sitesi örneği dışında herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, karşı dava yönünden ise davalı … adına kayıtlı 2012/69665 sayılı markanın davalıya ait mangala markasının ilgili sınıftaki mal ve hizmetler bakımından ayırt edici olduğu, bu madde bakımından mutlak red nedenlerinin oluşmadığı, davalının kötü niyetli hareket ettiğine ilişkin somut veriler bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı taraf eyleminin davacılardan … adına kayıtlı 2012/69665 sayılı markasına yönelik tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün menine, refine, durdurulmasına, asıl dava yönünden diğer istemlerin reddine ve karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mangala Türk Zeka ve Strateji oyunu kuralları ve hikayesinin ilim ve edebiyat eseri olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi tespitinin yerinde bulunmadığını, davalı Federasyonun, müvekkillerinin haklarına yönelik haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu “MANGALA” ibaresinin bir oyun adı olup, bu oyuna ilişkin emtia ve hizmetler bakımından vasıf belirten bir ibare olması nedeniyle hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını, dolayısıyla dava konusu markanın kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetler yönünden de hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, müvekkili kullanımlarının markasal bir yanının bulunmaması nedeniyle markaya tecavüzden de söz edilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ve karşı davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı karşı davacılar vekilinin istinaf itirazları bakımından ise bir davada maddi vakıaları açıklama görevinin taraflara, hukuki nitelendirme yapma görevinin ise hakime ait olduğu, karşı dava dilekçesinde, “MANGALA” adlı oyunun bir dünya mirası niteliğinde olduğunun açıklandığı, karşı dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı Kanun’un mutlak tescil engellerini düzenleyen 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, “Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretlerin” marka olarak tescil edilemeyeceğinin düzenleme altına alındığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, “Mangala” adlı oyunun dünyanın pek çok bölgesinde ve ülkemizde tarihin ilk dönemlerinden beri farklı adlar altında oynanan bir oyun olduğu, bu oyunun kültürel bir miras niteliğinde bulunduğu, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından da 2016-2017 yıllarında mangalanın Ankara ilinde somut olmayan kültürel miras olabilmesi için çalışmalar yapıldığı ve mangalanın, Ankara’da oynanan şekliyle somut olmayan kültürel miras kategorisine kabul edilerek kültür envanterine girdiği, bu oyunun kültürel bir miras oluşundan dolayı bir kişiye ait olmasının söz konusu olamayacağının belirtildiği, o halde “Mangala” adlı oyunun tarihin en eski dönemlerinden beri dünyanın pek çok yerinde oynanan bir oyun olduğu, bu durumun Ülkemiz için de geçerli bulunduğu, yani bu oyunun ülkemizin pek çok yöresinde de oynandığı, bu niteliği itibariyle söz konusu oyunun somut olmayan bir kültürel değer olduğu ve anılan Kanun hükmü uyarınca marka olarak tescilinin mümkün olmadığı, karşı davada hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, hükümsüzlüğü koşulları oluşan markanın asıl davadaki taleplere dayanak yapıldığı, 6769 sayılı Kanun’un 27 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hükümsüzlüğe ilişkin karar marka başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren etkili olduğundan asıl davanın da reddi gerektiği gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacılar vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ve karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin mevcut kültürel malzemeden yeni bir eser/ürün meydana getirdiklerini, mangala isimli oyunun dünyanın farklı yerlerinde ve ülkemizde farklı isimler ve kurallarla oynandığını, oyunun tüm dünyada ve ülkemizde kabul gören ortak kuralları bulunmadığını, müvekkillerince geliştirilen oyunun dünyanın farklı yerlerinde ve ülkemizde oynanan oyunlardan hiç birisiyle benzer olmadığını ve müvekkillerince yapılan eklemlerin oyunu tamamen orijinal hale getirdiğini, kaldı ki müvekkillerince yapılan çalışmalardan önce oyunun unutulmaya yüz tuttuğunu, müvekkilinin oyunu tekrardan kamuoyuna tanıttığını, hali hazırda tüm ülke sathında, oyunun müvekkillerince geliştirildiği şekilde oynandığını, Mangala isminde geleneksel bir Türk oyunu bulunmadığını, Kaşgarlı Mahmut’un büyük Türkçe sözlüğünde dahi bu kelimenin yer almadığını, bu isimde bir oyun olsa idi bu kelimenin mutlaka anılan sözlükte yer alacağını, dolayısıyla oyunun dünya ve Türk kültür mirasına dahil olduğuna ilişkin gerekçenin doğru olmadığını, Mangala ibaresinin Hinduizm dininin bir tanrısının adı olduğunu, müvekkilinin oyunu ülkemize ve tarihe mal etmek için en küçük asgari birlik anlamına gelen Manga kelimesinden hareketle Mangala ismiyle yarattığını, Paris Sözleşmesinin 2 inci mükerrer 6 ıncı maddesinin (c) bendine göre, iyi niyetle iktisap edilmiş marka hakkının sahibinin elinden alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşı dava bakımından, marka hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı, asıl dava bakımından ise davalıların kullanımların davacıların marka hakkına ve eser sahipliğine tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile aynı Kanun’un 25 ve 27 inci maddeleri

3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin 54 üncü ve v.d. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar-karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.