YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4284
KARAR NO : 2022/8143
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.12.2020 tarih ve 2020/177 E- 2020/545 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.03.2021 tarih ve 2021/284 E- 2021/441 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın alacaklı olduğu Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1627 Esas sayılı dosyasında 23/01/2018 tarihinde gerçekleşen taşınmaz satışları neticesinde Ankara Adliye …Şubesi nezdindeki hesabında üç adet taşınmaz satışı sebebiyle toplam 3.250.000,00 TL tutarın Ankara 22. İcra Müdürlüğü’ nün “…bedelin birer aylık mevduata uygulanacak tabela faizi (cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere vadeli hesap açılıp ihale bedelinin bu şekilde nemalandırılmasına…” kararı ile bloke edildiğini, bu karar uyarınca davalı banka tarafından açılan hesaba nemalandırma işleminin uygulanmaya başladığını, ancak hiçbir dayanak bulunmaksızın hesaptaki tutara %5 faiz işletildiğinin öğrenildiğini, Ankara 22. İcra Müdürlüğü’ne anılan faiz oranına ilişkin yapılan itiraza cevaben müdürlük tarafından bu husustaki sorumluluğun davalı bankada olduğunun bildirdiğini, davalı bankaya keşide edilen ihtara cevap verilmediğini ileri sürerek davalı banka tarafından Ankara Adliye Şubesi’ nde nemalandırılan bedelin hiçbir yasal dayanak olmaksızın düşük faiz oranı ile nemalandırılması sebebi ile uğranılan zarar bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 750.000,000 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; icra dosyasına yatırılan ihale bedelinin nemalandırılmasının İİK’nın 134. maddesinde düzenlenip Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1627 Esas sayılı dosyasından yapılan ihale hakkında, açılan ihalenin feshi davası sebebiyle dava konusu 2.851.000,00 TL tutarındaki ihale bedelinin icra müdürlüğünün talimatı ile davalı bankanın Ankara Adalet …Şubesi nezdindeki vadeli hesabına yatırıldığını, davacı tarafından dosyaya sunulan hesap hareketlerine göre vadeli hesaba yatırılan tutara her ay mevzuata, genelgelere, tebliğ ve talimatlara uygun faiz işletildiğini, bu durumun hesaptaki paranın icra müdürlüğü tarafından talep edilmesine kadar devam ettiğini, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ nün 22/09/2017 tarihli nemalandırma konulu yazıları gereğince davalı bankanın 04.10.2017 tarihi itibarıyla uyguladığı tabela faizi (cari faiz oranı) oranının %5,50 olduğunu, davalı bankada nemalandırılan ihale bedellerine dönem itibarıyla hangi bankanın tabela faizi daha yüksekse o faiz oranının uygulandığını, vadeli hesaba ödenecek faiz oranlarının da sınırlarının ilgili genelge eklerinde ayrıntılı şekilde belirtilmiş olduğunu, davalı bankanın dava konusu işlemde keyfi ve mevzuata aykırı davranmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın icra dairesinin talimatına aykırı olarak uygulanan faiz nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup Ankara 22. İcra Dairesi’nin talimatı uyarınca, Ankara 22. İcra Dairesi adına davalı banka nezdinde hesap açılıp, yatırılan bu para hesapta değerlendirildiği, dava konusu edilen mevduat hesabının Ankara 22. İcra Dairesi adına olduğu, davacının davalı banka ile akdi ilişkisinin bulunmadığı, bu durumda davacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin, istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.