YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4291
KARAR NO : 2022/8317
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09.04.2019 tarih ve 2018/74 E- 2019/166 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1081 E- 2021/301 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin T/02544, …, …, …, …, 2012/12593, 2011/ 88522, 2000/17243, 163496, 120786, 116023 sayılı “bambi”, “bambi group”, “bambini”, “bambi”, “bambini”, “bambi”, “bambi”, “bambi”, “bambi collection”, “bambi”, “bambi” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “LA MIA BAMBINA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/93079 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, marka kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında da benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun başında yer alan “La Mia” kelimelerinin İtalyancada “benim” anlamına geldiğini, dolayısıyla söz konusu markanın esas unsurunun “Bambina” ibaresi olduğunu, müvekkil firmanın yaklaşık 40 senedir ayakkabı, çanta, deri ve terlik sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, “Bambi” markasının da TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak kabulüne ilişkin yazılarının mevcut bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-201 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davacı markaları ile müvekkil markalarının hiçbir şekilde benzer olmadığını, markaların farklı yazı karakteri ve renk unsurlarını içerdiğini, “La Mia Bambina” kelimesinin İtalyanca olduğunu ve Türkçe karşılığının “benim kız çocuğum” anlamına geldiğini, bir bütün olarak anlam ifade etmekte olduğunu, davacının iddia ettiği gibi markanın parçalanarak incelenmesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenler çerçevesinde müvekkil markası ile davacı markalarından hiç birinin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı markası ile davacının itirazına gerekçe gösterilen markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca benzer olduğu, davacının “Bambi” ibaresini içeren markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış bulunduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanmasının da mümkün olduğu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı, dava konusu 15.01.2018 tarih ve 2018-M-201 sayılı YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2018-M-201 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalılar Türk Patent ve Marka Kurumu ile Betty Blue S.P.A. vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı kurum vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.