Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4304 E. 2022/8493 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4304
KARAR NO : 2022/8493
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/372 E- 2019/207 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1033 E- 2021/287 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Dingil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “MAKRO/MACRO” esas unsurlu tanınmış markaları bulunduğunu, davalının 2017/55849 numaralı “MACROLUBE” markasının tescili için davalı kuruma başvurduğunu, bu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru markasının müvekkiline ait itiraza mesnet markalar ile iltibas oluşturduğunu ve başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2018/M-6465 karar sayılı ret kararının iptaline, marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, “macrolube”nin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanı olduğunu, “macro” kelimesinin İngilizcede büyük anlamına geldiği ve ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, markaların benzemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;ortalama tüketici nezdinde markalar arasında 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut olmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce; somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu “macrolube” ibaresi arasında ortalama tüketici nezdinde, görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı, SMK’nın 6/1. maddesi ile 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinin aynı hükümleri içermesi nedeni ile mahkemenin gerekçeli kararında maddi hata sonucu 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinin yazılmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.