Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4312 E. 2023/637 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4312
KARAR NO : 2023/637
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iki ortaklı Gözde İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin %60 paya sahip ortağı olduğunu, davalı … ile dava dışı …’ün münferiden şirketi her konuda gayrimenkul alım – satımı da dahil olmak üzere temsil ve ilzama yetkili kılındığını, şirket merkezinin Ankara’ya taşınması sonrası davalının Gaziantep’te kaldığını, davalı ortak ve müdürün temsil ve ilzama yetkisini kötüye kullandığını, şirketin sermayesinin çok üzerinde muvazaalı işlemlerle borçlandırıldığını, senetlerin protesto olması ve icraya konulması sonucu şirketin tüm kredilerinin kesildiğini, şirketin bu sebeple yürütmekte olduğu işlerde üçüncü kişilere borçlanmasına neden olduğunu, şirketin Gaziantep’te satış vaadi içerikli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile gerçekleştirdiği binada şirkete özgülenmiş tüm bağımsız bölümlerini 1-2 gün içinde yok bahasına kendisinin tanıdığı kişilere fatura ettiğini, tapuda satış gösterdiğini, elde ettiğini belirttiği paraları da şirkete göndermediğini, bu bedelleri sanki şirkete kendisi koymuş gibi yedindeki bilgisayara gerçek dışı kayıtlar düzenleyerek bu konuda delil tespiti yaptırdığını, bilirkişiyi de yanıltarak gerçeğe aykırı tespit raporu düzenlettirdiğini, öncelikle davalının müdürlük yetkilerinin tedbiren durdurulması ile davalının müdürlük yetkilerinden azline, bu konuda gerek tüzel kişi şirketin gerekse ortakları ile alacaklıların hak ve menfaatlerini koruyup kollamak üzere şirkete tedbiren bir kayyım atanmasına, davalının şirket aleyhine gerçekleştirdiği belirtilen eylemleri sebebiyle sorumlu olduğunun tespiti ile Gözde İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ne ait iken davalı ortak ve müdür … tarafından muvazaalı satışlarla Gaziantep Şehitkamil, Güvenevler Mah. 2546 Ada 1 ve 9 parsellerdeki taşınmazların üçüncü kişilere vaki satışları sebebiyle öncelikle şirkete verilmeyen 2.077.970,00 TL nin satış tarihinden itibaren avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile Gözde Ltd. Şti.’ye verilmesine, satışlar suretiyle gerçek değerlere göre şirketin uğradığı 1.792.030,00 TL zararın satış tarihlerinden itibaren avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile Gözde Ltd. Şti.’ye verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şirket karar defterlerinde sahte imzalar atarak şirket merkezini Gaziantep’ten Ankara’ya getirdiğini ve ticaret sicil gazetesinde tescil ettirdiğini, şikayetleri üzerine Gaziantep Cumhuriyet Savcılığınca yapılan incelemede imzaların sahte olduğu özel evrakta sahtecilik suçundan Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesinde 2010/302 E. numarası ile kamu davası açıldığını, müvekkili ile davacı taraf arasında genel kurul kararlarının iptali davası nedeniyle ihtilaflı durumda olduğunu, müvekkilinin işbu dava açılmadan 7 ay kadar önce Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2010/272 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve şirketin diğer ortağı olan …’ın yaptığı usulsüz işlemleri nedeniyle alınan kararların iptalini ve talepleri doğrultusunda şirketin başına tedbiren kayyım atanması istendiğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya konu Gözde İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne 03.05.2010 tarihinde Faruk Güçlü’yü kayyım olarak atadığını, açılan davanın 02.06.2010 tarihinde müvekkili lehine bitmiş ve şirketin başında bulunan ve tedbiren atanan Faruk Güçlü’nün karar kesinleşinceye kadar kalmasına karar verildiğini, kayyım Faruk Güçlü’nün eliyle yaklaşık 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın yaptığı hileli işlemlerden dolayı Faruk Güclü’nün kayyımlıktan çekilme isteğinde bulunduğunu, bu sebeple araları açıldığını, konunun mahkemede inceleme aşamasında olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı Gözde İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı ve müdürü olan davalının temsil ve ilzam yetkisinin kötüye kullanılarak şirketi muvazaalı işlemlerle borçlandırdığı iddiasına dayalı alacak talebinde bulunulduğu, davalı … hakkında Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/522 E. sayılı dava dosyasında aynı iddiaya dayalı olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı sanık sıfatıyla yargılandığı, davalı sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter inandırıcı kanaat oluşturucu delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine dair verilen kararın derecattan geçerek kesinleştiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi hükmü karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı kusur derecesi, zarar tutarı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı gibi esaslar yönünden hukuk hakimini bağlamayacağı kabul edilse de gerek öğretide gerekse de Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında ceza hakiminin tespit ettiği maddi olayların hukuk hakimini bağlayacağının kabul edilmesi gözetildiğinde davalının şirketin gelir ve giderleri üzerinde herhangi bir usulsüzlük yaptığı kanıtlanamamakla kesinleşen ceza davası kararına göre davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/522 E, 2013/601 K. sayılı kararında sanığın beraati kararı delil yetersizliğine dayandığını, delil yetersizliğine dayanan aklama (beraat) kararı hukuk hakimini bağlamayacağını, ilk derece mahkemesi kararının eksik inceleme sonucu uzman bilirkişi inceleme yaptırılmadan karar verildiğini, davalı tarafındanyaptırılan Gaziantep 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/210 D.İş sayılı itirazlarına mucip 2010/210 D.İş sayılı tespit dosyası, Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/522 E. sayılı dosyasından mahkemece defterler üzerinde yaptırılan inceleme sunucu düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu, şirketin kayyumu tarafından defterler üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen rapor, davalı ortak ve müdür tarafından düzenlenerek imzalanmış satış (temlik) sözleşmeleri ile şirket adına kesilen açık faturalardaki bedeller dikkate alındığında bağımsız bölümlerin 2.077.970,00 TL bedel gösterilerek üçüncü kişilere satıldığını ve satış bedellerinin davalı ortak ve müdür tarafından şirket adına tahsil edildiğini ve fakat bu bedellerin şirkete verilmediği kesin olarak ortaya çıktığını, bu nedenle mahkemece 12 bağımsız bölüm ve 2 adet garaj satışından elde edildiğini gösterilen toplam 2.077.970,00 TL’sinin davalıdan tahsili ile Gözde İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.ne verilmesine karar verilmesi gerekirken delil yetersizliğine dayalı Beraat kararı verildiğinden bahisle taleplerinin bu bölümünün reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde bu kararın kaldırılarak 2.077.970,00 TL’sinin satış tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı ortak ve müdür …’dan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, gerek Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinde yaptırılan ve delil yetersizliği nedeniyle sanık – davalının- beraatine dayanak alınan bilirkişi raporunda “Gözde İnş. Ltd. Şti Ankara Merkezden Gaziantep Şubedeki yap-sat için giderlere karşılık banka havalesiyle gönderilen 2.869.907,93 TL olduğunu, bunun dışındaki küçük tutarlı olan ödemeler karşılığı 147.092,07 TL ile birlikte yap-sata ödendiği iddia edilen gider toplamı 3.017.000 TL” olduğunu, gerekse kayyum tarafından mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda Gaziantep ilindeki Yap- Sat İnşaatı ile ilgili tespitler- başlıklı raporunda, Yap-Sat işi sebebiyle; Gözde İnşaat TEB Balgat (Ankara) Şubesinden yapılan ödemelerin 1.341.424,95 TL, Gözde İnşaat …şubesinden yapılan ödemelerin 314.466,14 TL, Gözde İnşaat Ankara … Şubesinden yapılan ödemelerin 48.357,84 TL, Gözde İnşaat Yapı Kredi Bankası Ankara Kavaklıdere Şubesinden yapılan ödemelerin 520.917,80 TL, … ve Haselsan İnş. Ltd. Şti Ankara’dan yapılan ödemelerin 723.902,68 TL olmak üzere yapılan ödemeler toplamı 2.949.069,31 TL olduğunun belirlendiğini, buna göre Gözde İnşaat San ve Tic Ltd.Şti. merkezden banka kanalıyla Gaziantepe inşaat harcamaları için gönderilen tutarın asgari 2.949.069,31 TL olduğunun açık ve sabit olduğunu, davalının başvurusu ile yaptırdığı Gaziantep 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/210 D.İş sayılı tespit dosyasında anılan inşaat için yapılan toplam harcamanın 2.383.090,04 TL olduğunun belirtildiğini, gerçek durumda ise Yap-sat ile ve diğer şantiyelerle ilgili muhasebe kayıtları merkez büroda olduğunu, … tarafından gerçek bir harcama yapılmadığını, ne var ki davalının itiraz etmediği delil tespit raporundaki bulgularla bağlı olması sebebiyle şirket tarafından merkezden gönderilen paralar ile yapıldığını davalının belgelerine göre belirlenen tutar arasındaki farkın da davalıdan tahsilinin gerekeceğini, buna göre 2.949.069,31 TL – 2.383.090,04 TL = 565.979,27 TL’si tutarındaki zararın da davalıdan tahsilini talep ettiklerini, Mahkemece talimat yoluyla bağımsız bölümlerin değerlerinin tespiti için aldırılan iki ayrı bilirkişi kurulu raporu da yetersiz ve gerçeklere aykırı ve birbiri ile mübayin olduklarını, raporlar arasındaki çelişki giderilmediğini, öte yandan anılan binaların şantiye şefinin düzenlediği ve mahkemeye sunulan ilişikte bir kez daha sunulan elektronik mailde ve ikindeki listede bağımsız bölümlerin satış bedelleri gösterildiğini, mailde açıkça bedellerin davalı ortak ve müdür …’ın talimatıyla Yap-Sat daire bedelleri toplam 3.870.000,00 TL olarak gösterildiğini, satış bedelleri davalı yanca 2.077.970,00 TL olarak gösterildiği için şirketin uğradığı zarar 1.792.030,00 TL olduğunu, Dairelerin daha aşağı fiyatla satılması söz konusu olmadığını ve bu satışa şirketin onayı bulunmadığını, bu durumda davalı şirkete bu şekilde verdiği zarardan da sorumlu olduğunu, 1.792.030,00 TL’nin de davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirkete ait bağımsız bölümlerin davalı müdür ve ortak tarafından 2.077.970,00 TL bedel gösterilerek satılması ve satış bedelinin davalı ortak nezdinde ve zimmetinde olması şirkete verilmemiş bulunması sebebiyle 2.077.970,00 TL’nin satış tarihlerinden (02.11.2009- 05.11.2009) itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile Gözde İnşaat San ve Tic Ltd.Şti.ne verilmesine, davalının bağımsız bölümleri şirketin ve ortakların birlikte kararı ile satmayıp mal kaçırmak amacıyla düşük satış bedeli gösterilerek satması sonucu uğranılan 1.792.020,00 TL’nin satış tarihlerinden itibaren değişen oranlı en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile Gözde İnşaat San ve Tic Ltd. Şti.’ne verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı Gözde İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve müdürü olan davalının temsil ve ilzam yetkisinin kötüye kullanılarak şirketi muvazaalı işlemlerle borçlandırdığı iddiasına dayalı alacak talebinde bulunulduğu, davalı … hakkında Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/522 E. sayılı dava dosyasında aynı iddiaya dayalı olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı sanık sıfatıyla yargılandığı, davalı sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter inandırıcı kanaat oluşturucu delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine dair verilen kararın derecattan geçerek kesinleştiği, 6098 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesi hükmü karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı kusur derecesi, zarar tutarı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı gibi esaslar yönünden hukuk hakimini bağlamayacağı kabul edilse de gerek öğretide gerekse de Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında ceza hakiminin tespit ettiği maddi olayların hukuk hakimini bağlayacağının kabul edildiği, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı tespit edildiği, mahkemece talimat yoluyla alınan bilirkişi raporlarında da dava konusu taşınmazların satış bedellerinin değerlerinin altında olmadığının açıklandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilli temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket müdürünün azli ve tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.