Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4327 E. 2022/8144 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4327
KARAR NO : 2022/8144
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.04.2019 tarih ve 2018/168 E- 2019/200 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.03.2021 tarih ve 2019/1173 E- 2021/416 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 1967 yılında faaliyetlerine başladığını, giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar üreten, ayrıca ABD Chicago’da restoran işleten, Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, “POLO” ibareli ve “at üstünde polo oyuncusu” figürlü markalarının uzun yıllardır menşei ülkesi Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Türkiye dâhil 100’den fazla ülkede tescilli bulunduğunu ve yaygın şekilde kullanıldığını, markanın ülkemizde ve dünya genelinde tanınmış marka statüsüne ulaştığını, bu markaların ya da benzerlerinin üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanımının Paris Sözleşmesi ve 6769 sayılı Kanun ile koruma altına alınan marka haklarının ihlali sonucunu doğurduğunu, davalının da işyerinde, davacı adına tescilli T/03171, 2014/102620, 143105, 124664 sayılı “POLO” markalarının birebir aynısını, markalarının kapsamlarında olan 25. sınıftaki “giyim eşyaları” üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullandığının tespit edildiğini, müvekkili markalarının uzun zamandır Türkiye’de kullanılan, ayırt edici niteliği yüksek ve tanınmış markalar olduğunu ve bu nedenle davalı tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, davalının basiretli hareket etme yükümlülüğünün bulunduğunu, davalının dava konusu edilen haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle davacı markalarının itibarlarının ve ayırt edici karakterlerinin zedelendiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların izinsiz ve hukuka aykırı kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının davacı markalarına tecavüzünün önlenmesine, durdurulmasına ve giderilmesine, davalının haksız eylemlerine son verilerek müvekkiline ait markaları taşıyan ürünlerin ve tanıtım araçlarının toplatılmasına, her türlü ürün, tanıtım aracından çıkarılmasına, bunun imkansız olması halinde imhasına, haksız rekabetin men’ine ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 50.000.-TL maddi ve 10.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “at üzerinde polo oyuncusu” görselini ihtiva eden markaların tanınmış marka oldukları, karşılaştırmaya tabi davacı markaları ile davalı yana ait “at üzerinde polo oyuncusu” görselini ve benzer görselleri ihtiva eden markasal kullanımların, ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiği, davalının dava konusu markasal kullanımlarının, davacı markalarının yüksek tanınırlık düzeyleri gözetildiğinde davalı tarafça bilinebileceği, dolayısıyla bu kullanımların kötü niyetli olarak değerlendirilebileceği, davalının dava konusu eylemleri nedeniyle 55.215,51 TL kâr elde edebileceği, SMK hükümleri gereğince, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği, eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğu, çünkü giyim ürünleri ticareti ile uğraşan davalının dünyaca tanınan bir markayı bilmemesinin mümkün olmadığı, tarafların ekonomik durumları, ihlal olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının “polo” ibaresi ve at üzerinde polo oynayan insan görselini taşıyan tüm ürünlerin ve tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin ve görselin her türlü ürün tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, bu şekilde davalının, davacının marka ve görseline yaptığı tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına, 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı tarafından piyasaya sürülen gömleklerde yer alan at üzerinde polo oynayan polo oyuncusu şekli ile davacı adına tescilli aynı figürü taşıyan markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, bu durumun davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, tarafların ekonomik durumları, ihlal olunan hakkın mahiyeti, davalı kullanımının niteliği ve davacı markalarının tanınmışlık düzeyleri gözetildiğinde, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, somut olayda davacı tarafın, Kanun’un 151/2-b maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre yoksun kalınan kazancın tespitini istemiş olup talep edilebilecek maddi tazminat tutarı yönünden anılan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dosya kapsamı ve davalı Şirketin kayıtlarından, davalının sattığı ürünlerin tamamında davacı markasını kullanıp kullanmadığının, kaç adet ürün üzerinde davacıya ait markanın kullanıldığının, davacı markalarını taşıyan ürünlerin satışından ne miktarda kâr elde edildiğinin tespitinin mümkün olmadığı, bu durumda, TBK’ nın 50. maddesi uyarınca, uğranılan maddi zararın miktarı zarara uğrayan tarafından tam olarak ispat edilemediğinden, hakimin, somut olayın olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerektiği, dairece somut olayın özellikleri, bu kapsamda davacı markasının ekonomik önemi, davalı tecavüzünün nitelik ve boyutu, davalının ürün satış sayısı ve elde ettiği gelir gözetildiğinde, 30.000,00 TL maddi tazminatın, TBK’ nın 50. maddesi kapsamında hakkaniyete uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 16/04/2019 gün ve 2018/168 E. – 2019/200 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ile davalının “polo” ibaresi ve at üzerinde polo oynayan insan görselini taşıyan tüm ürünlerinin ve tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin ve görselin her türlü ürün tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, bu şekilde davalının davacının markasına yaptığı tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına, 30.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.989,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.