YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4328
KARAR NO : 2022/8104
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.02.2019 tarih ve 2018/773 E- 2019/115 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.04.2021 tarih ve 2019/789 E- 2021/627 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin %33 ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, dava dışı yönetim kurulu başkanının terör örgütüne üyelik suçlamasıyla tutuklandığını, bu olay sonrasında diğer ortakların davacıdan mal kaçırmak ve söz sahibi olmasını engellemek amacıyla hukuka aykırı işlemler yaptığını, 17.09.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı kararların da bu hukuka aykırı işlemlerin devamı niteliğinde olduğunu, TTK ‘nın 445. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olan kararların iptal edilebileceğini, bu nedenle objektif iyi niyet kurallarına aykırı olan, şirketi zarara uğratır nitelikte ve davacıyı bertaraf eder nitelikte bulunan17.09.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerin yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, davacının iddialarını ispatla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, 17/09/2018 tarihli genel kurula, şirketin toplam 28.362.526,15 payın tamamının asaleten katıldığı, dava konusu edilen (3.) maddesinde, faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosu hesapları okunarak ibra edildiği, (4.) maddesinde yönetim kurulu üyeliğinin seçiminin yapıldığı, ancak genel kurulun aldığı hiç bir kararda davacının muhalefetinin bulunmadığı, genel kurul kararlarında butlan halini gerektiren bir durumun da olmadığı, davalı şirketin 17/09/2018 tarihli genel kurulunda alınan (3) ve (4) numaralı kararlarına karşı her ne kadar davacı tarafından red oyu kullanılmış ise de, bu kararlara karşı her hangi bir muhalefet şerhi bulunmadığından, davacının gündemin (3) ve (4) numaralı kararlarına karşı iptal davası açma hakkının bulunmadığı ve dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 446. maddesi gereğince, toplantıya katılan ortağın karara ret oyu kullanarak söz konusu karara muhalefet şerhinin genel kurul toplantı tutanağına geçirmesi veya ekli dilekçe ile belirtmesi gerektiği halde somut dava konusu olayda ise, yapılan 17/09/2018 tarihli genel kurulda davacının alınan kararlara karşı ret oyu verilmesine rağmen toplantı tutanaklarında herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.