Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4336 E. 2022/8449 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4336
KARAR NO : 2022/8449
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13.03.2019 tarih ve 2017/273 E. – 2019/87 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/971 E. – 2021/238 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1985 yılında kurulduğunu, ana iştigal alanının bilgisayar yazılımları ve bilgisayarlara dair her türlü donanım olduğunu, “SOPHOS” markasının 1985 yılından bu yana distribütörler aracılığıyla Türkiye dahil dünya çapında yoğun olarak kullanıldığını ve ilgili sektörde tanınan bir marka olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğunu, davalının müvekkili şirketin 2009/64364 sayı ile 09. sınıfta tescilli “SOPHOS” markası ve ticaret unvanının esaslı unsuru ile neredeyse birebir aynı olan “BLUESOPHOS” başvurusunun tesadüfi olarak seçildiğine, müvekkilinin markasından haberdar olmadan bilgisayar hizmetlerinde kullanmak üzere yarattığına inanmanın mümkün olmadığını, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazının, diğer davalı TPMK tarafından 2017/M-4368 sayılı YİDK kararı ile kısmen reddedildiğini, TPMK’nın benzer ve yakından ilişkili olan bazı mal ve hizmetleri gözden kaçırdığını, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu, başvurunun tescilinin, müvekkiline ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ileri sürerek, davalı TPMK’nın 12/06/2017 tarih 2017/M-4368 sayılı YİDK kararının iptalini ve diğer davalının 2016/26384 başvuru numaralı markasının tescil edilmesi halinde 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar, kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler, baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri”, 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının, müvekkilinin 2016/26384 sayılı marka başvuru tarihi olan 23.03.2016 tarihinden önce adına tescilli bir markasının bulunmadığını, müvekkilinin markasının bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının markası ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, dolayısıyla somut olayda işaret ve emtia benzerliğin gerçekleşmediği için iltibas tehlikesinin de oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait “BLUESOPHOS” ibareli marka başvurusu ile davacı şirkete ait itiraza gerekçe “SOPHOS” ibareli markanın, 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri bakımından, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi kapsamında, dava konusu markanın başvuru tarihinden önce, davacı şirketin “SOPHOS” ibareli marka üzerinde hükümsüzlüğü talep edilen hizmetler bakımından kullanım ile kazanılmış öncelik hakkının bulunmadığı, dava konusu markanın tescili halinde 556 sayılı KHK’nın 8/4 kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaatin oluşmadığı, davacı şirkete ait ticaret unvanının Türkiye’de ticaret siciline kayıtlı olmaması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8/5 kapsamında değerlendirme yapılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Türkpatent YİDK’nın 12/06/2017 tarih 2017/M-4368 sayılı kararının dava konusu 2016/26384 başvuru nolu markanın 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar; yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parakende, toptan satış malzemeleri, elektronik ortamlar, katalog vb. yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden iptaline, anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, davalı TPMK vekili ve davalı … vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve hükümsüzlük istemi yönünden davacının 2009/64364 numaralı “Sophos” ibareli markasıyla davalının “BLUESOPHOS” ibareli başvurusunun asıl unsurlarının “Sophos” ibaresinden oluştuğu ve 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca ibarelerin benzer bulunduğu, tarafların markalarını kullanmak istedikleri hizmet sınıflarının karşılaştırılmasının da mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporu ile yapıldığı ve 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar; yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parakende, toptan satış malzemeleri, elektronik ortamlar, katalog vb. yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri bakımından benzer olduğunun, diğer hizmetler bakımından ise benzer bulunmadığının tespit edildiği, mahkemece 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine dayanılarak, anılan hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer hizmetler yönünden ise reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığından davacı vekili ile davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı tarafça iş bu davada 2009/64364 numaralı “Sophos” ibareli markaya da dayanıldığı, davacının hükümsüzlük istemi yönünden anılan markaya 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca dayanabileceği, ancak davacı tarafça dava konusu başvurunun yayınına itirazını havi 11.07.2016 tarihli dilekçesinde anılan markaya dayanılmadığı, dolayısıyla Markalar Dairesince de bu yönde bir inceleme yapılmadığı, davacı tarafça anılan markanın, bu itirazından sonra 25.11.2016 tarihinde, dava dışı …’dan devir alındığı, ardından da YİDK nezdinde itiraz gerekçesi yapıldığı, dolayısıyla YİDK tarafından davacının anılan markaya dayalı itirazı, bu markanın ilanına itirazında gerekçe olarak ileri sürülmediğinden ve bu nedenle de Markalar Dairesince incelenmediğinden, yerinde görülmediği, bu durumda davalı TPMK YİDK’nın davacının 2009/64364 numaralı “Sophos” ibareli markasına dayalı itirazının reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, ilk derece mahkemesince bu durumun gözden kaçırılarak, YİDK kararının da 2009/64364 numaralı “Sophos” ibareli markayla benzer bulunan başvuru sınıfları yönünden kısmen iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı TPMK YİDK kararının iptali talebi yönünden davanın reddine, hükümsüzlük talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı … adına tescilli “BLUESOPHOS” ibareli 2016/26384 numaralı markanın 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar; yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parakende, toptan satış malzemeleri, elektronik ortamlar, katalog vb. yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalı …’dan ayrı ayrı alınmasına, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.