YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4349
KARAR NO : 2022/8692
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22.01.2019 tarih ve 2018/228 E- 2019/3 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1086 E- 2021/248 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “modalife”, esas unusurlu tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MODALIFE” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/67854 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davacının “modalife” markasının Özel/02446 sayı ile tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, davalının davacının markalarının tanınmışlığından yararlanarak haksız gelir elde etmek üzere kötüniyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, 2015-M-12032 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvurusu kapsamında 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” mal ve hizmetler bulunurken itiraza mesnet markaların 20, 21, 35, 37. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığı, bir başka değişle mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olmadığı, mallar/hizmetlerin örtüşmesinin karıştırma ihtimalini artıran bir unsur olduğu, KHK’nın 8/1-b hükmündeki, markaların benzerliği ile mal ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin unsurların karşılıklı bir bağımlılık ve dengeleme ilişkisi içinde olduğu gözden uzak tutulmaması gerektiği, kimi zaman karşılaştırılan mal ve hizmetler arasındaki aynılık veya yüksek düzeyli benzerlik, markalar (işaretler) arasında var olan düşük düzeyde benzerliği ikame edebileceği, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “MODALIFE” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların, “modalife” esas unsurlu ibarelerden oluştuğu, taraf işaretlerinde başkaca bir şekil unsurunun olmadığı, markalar yan yana getirildiğinde, ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, davacının MODA LİFE ibareli markasının mobilya sektöründe tanınmış olduğu, her ne kadar uyuşmazlık konusu hizmetler davacının markasının tanınmış olduğu sektörden farklı olsa da, çok da ilgisiz hizmetler olmadığı, davalının “Modalife” ibaresini başvuru konusu olan hizmetlerde kullanması halinde, davacı markalarının itibarının zarar görmesi de söz konusu olabileceği, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yer alan şartlar gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nun 2015-M-12032 sayılı kararının iptaline, 2013/67854 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı …’un dava konusu edilen marka başvurusunun ve davacının davacının itirazına mesnet markalarının “MODALİFE” ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, iltibas değerlendirmesi yapılırken, markaların benzerliği ile mal ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin unsurların birlikte gözönünde tutulması gerektiği, bu bağlamda davalının başvurusunun kapsamındaki hizmetler ile davacının markalarının kapsamının ilgili olduğu, davalının “Modalife” ibaresini başvuru konusu olan hizmetlerde kullanması halinde, davacı markalarının itibarının zarar görmesinin de söz konusu olabileceği, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yer alan şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna tanınmış markaya istinaden yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK kararı yönünden istinaf etmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiş, bu karar ise davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Tanınmış marka gerekçesiyle farklı sınıftaki mal ve hizmetlere haklı sebeple karşı çıkabilmek için, markalara konu işaretler arasında en azından çağrışım yapabilecek benzerlik düzeyi yanında, markalara konu ibarelerin ayırt edicilik düzeyi yanında, kural olarak karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde olmasa bile markalara konu mal ve hizmetler arasında en azından sektörel bir benzerlik bulunup bulunmadığı gözetilerek değerlendirme yapılmalıdır. Bunun istisnası ise markanın son derece yüksek ve özgün bir ayırt ediciliği yüksek düzeyde bir tanınmışlığa sahip olmasıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının itiraza mesnet markaları “MODALİFE” ibaresinden oluşmakta olup, bu ibare neredeyse Türkçe’ye de geçmiş İngilizce basit kelimelerden oluştuğu ve Türk halkının büyük kısmı tarafından “moda yaşamı” anlamına geldiği anlaşılabilecek bir ibaredir. “Moda yaşamı” ibaresinin ibare ayırt edicilik düzeyi yüksek olmayan, değişik sektörlerde herkesin kullanabileceği işaretlerden olduğu kabul edilmelidir. Gerek tanınmış markanın ayırt ediciliğinin düşük olması, gerekse davalının tescil talep ettiği 41. sınıftaki eğitim öğretim, kitap, dergi vs. basım gibi hizmetler ile davacın markasının tanınmış olduğu kabul edilen mobilya sektörü arasında sektörel bir benzerlik de bulunmadığı dikkate alındığında başvuruya itirazın reddine dair YİDK kararının haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile davanın YİDK kararının iptali istemi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle verilen kararın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı Türk Patent ve Marka Kurumu’na iadesine, 06.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.