Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4392 E. 2022/6337 K. 27.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4392
KARAR NO : 2022/6337
KARAR TARİHİ : 27.09.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.09.2020 tarih ve 2014/179 E. – 2020/215 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sabun üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, 12.02.2013 tarihinde kurulan davalı şirketin ise müvekkili şirket tarafından üretilen sabunların şeklini, ambalaj ve desenlerini aynen kullanarak haksız menfaat elde ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men’ine ve ref’ine, davalı şirketin taklit ambalajlar içinde yeni ürünleri piyasaya sürmesinin engellenmesine ve daha önceden piyasaya sürülen ürünlerin toplatılarak ambalajların imha edilmesine, haksız rekabet sonucu müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın tespitine, tespit edilen maddi zararın tazmini için HMK’nın 107 md. uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi, ve 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden ambalajlı ürünlerin piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ürünlerin fikri haklarının dava dışı kişilere ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 27/07/2010 tarihinde kurulduğu, kurulmadan önce müstakbel kurucu ortaklar arasında 17/06/2010 tarihli protokol düzenlendiği, protokolde madde 3.5 ‘te tarafların şirketin faaliyet konusuna ilişkin barkodları; marka, patent, knowhow ve iftira beratı haklarını ve fiili uygulamalarını yasal devir ve kullanma taahhütleri Noter onaylı imzalayacakları, madde 3.4’te şirketin konusu, madde 3.11’de ortakların yeni şirketin faaliyet alanına giren konularda gerek şahsen gerekse dolaylı surette üretim ve ticaret yaptıramayacakları belirlenmiş olup protokolde imzası bulunan şirket kurucularından … daha sonra 25 Şubat 2013 yılında davalı şirketi kurarak benzer üretim yapmaya başladığı, sabunların ambalajlarının alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere haksız rekabet oluşturacak şekilde birbirine benzediği, … ‘nin adı geçen ambalajları ilk kez tasarlayarak sipariş veren kişi olsa da protokoldeki imza karşısında haksız rekabet oluşturacak şekilde üretim yaptığı, bu tasarımların kullanım hakkının protokolle davacı şirkete bırakıldığı, ambalajların benzerliği ve aynı cins ürün satılması nedeni ile normal bir tüketicinin ambalajlardaki benzerlik nedeni ile davacının sattığı ürün nedeni ile davalının benzer ambalajdaki aynı cins ürünü satın alabileceği, böylece haksız rekabete maruz kalacağı gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı şirketin haksız rekabetinin tespitine, men’ine, ref’ine, haksız rekabet teşkil eden ambalajların piyasaya sürülmesinin engellenmesine, piyasaya sürülmüş ambalajların toplatılarak imha edilmesine ve 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 29/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilsiz sabun ve ambalaj tasarımından kaynaklanan hakların ihlali iddiası ile haksız rekabetin tespiti, men’i, ve ref’iyle maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirket ortağı …’nin adı geçen ambalajları ilk kez tasarlayan kişi olsa da bu tasarımların kullanım hakkını protokolle davacı şirkete bıraktığı halde daha sonra davalı şirketi kurarak ve bu şirkette haksız rekabet oluşturacak şekilde aynı tasarımları kullanarak üretim yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; davalı şirketin haksız rekabetinin tespitine, men-ine, ref-ine, haksız rekabet teşkil eden ambalajların piyasaya sürülmesinin engellenmesine, hali hazırda piyasaya sürülen ambalajların toplatılarak imha edilmesine, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5. maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de; “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak” olarak belirtilmiştir.
Buna mukabil olaya uygulanacak 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesinde ise iltibas hususu ‘‘Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak’’ şeklinde düzenlenmiş, anılan bende ilişkin madde gerekçesinde 6762 sayılı TTK’da, başkasının “ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları” cümle parçasına yer verilmiş ise de, anılan ayırt edici işaretlere ilişkin karıştırılma koşul, hüküm ve sonuçlarıyla birlikte kendi özel kanun hükmünde kararnamelerinde (MarkKHK’da, EndTasKHK’da, CoğİşKHK’da ve unvanla ilgili olarak TK’da) ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle, 6102 sayılı TTK’da bu koruma türlerine yer verilmesinin gereksiz olduğu, ayrıca yorum güçlüklerine sebebiyet vereceğine ve fikri mülkiyete ilişkin hakların kümülatif korunmanın da burada tekrar düzenleme yapmayı gerekli kılmadığına da vurgu yapılmıştır.
Öte yandan dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanma imkanı olmamakla birlikte tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen düzenlemeyle tescilsiz tasarımlara, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması ve mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir.
Gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, tescilsiz tasarımların TTK’nın 55/1-e-4 maddesi uyarınca haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bu bağlamda sonraki üründe farklı tasarım unsurlarının kullanılması veya farklı bir marka veya başka bir ayırt edici işaretin kullanılması halinde haksız rekabet kuralları uyarınca bir karıştırılmadan söz edilemez (Dairemizin 22.04.2021 T., 2021/89 E.-3954 K.). Öte yandan, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı (6769 s. SMK’nın 69/1) ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümleri ile emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak ve sonsuz bir koruma süresi bahşedildiğinden de söz edilemez (Füsun Nomer Ertan, Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317).
Somut olayda, davaya konu sabun ve ambalaj tasarımlarının davalı şirket ortağı tarafından davacı şirketin kurulmasından da önce Nisan 2006 tarihinde ilk olarak kullanıldığı, davacı tarafa ait tescilli bir ürün veya ambalaj tasarımının bulunmadığı, ayrıca davalı tarafça üretilen sabunların farklı bir marka kullanılarak piyasaya sunulduğu, bu nedenle ürünleri üreten işletmeler arasında bir karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmayacağı dikkate alınarak ve yukarıdaki ilkeler doğrultusunda bir değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle davalı taraf yararına BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.