YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4411
KARAR NO : 2022/8575
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.10.2019 tarih ve 2018/448 E. – 2019/1062 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.03.2021 tarih ve 2020/299 E. – 2021/546 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil işiyle uğraştığını, davalı ile tekstil ürünleri satışından kaynaklanan cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, alacağının tahsili için Denizli 7. İcra Müdürlüğü’nün 2018/1808 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun yetkiye ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin İstanbul’da tekstil imalat ve satışı yapan bir firma olduğunu, piyasadan kumaş aldığını ve Türkiyenin muhtelif yerlerindeki atölyelere istenen kalite ve evsafta ürünler diktirmek suretiyle De Facto’ya teslim ettiğini, bir kısım ürün almak için dava dışı Cenk Tekstil A.Ş. ile sözleşme mahiyetli olarak sipariş formu imzaladığını, Cenk Tekstil’in bir miktar ürün teslimatı yaptığını, kalan kısmının davacı tarafından teslimatının yapılacağını beyan ve taahhüt ettiğini, davacının, Cenk Tekstil ile tanzim ve imza olunan taahhütlerin tümünü üstlendiğini, davacının siparişin teslimatını geç gerçekleştirdiğini, teslim alınan kumaşların bir kısmının defolu ve istenen kumaştan farklı bir kumaş olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin De Facto’dan bundan dolayı bir cezaya maruz kaldığını, davacının bu zararı karşılamadığını, müvekkilinin davacıya karşı olan tüm edimlerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini ve %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki cari hesap farkının davalı tarafça düzenlenen 02.02.2017 tarihli 94.170,62 TL’lik reklamasyon faturasından kaynaklandığı, bu faturanın davacı tarafça öncelikle ticari defterlere kaydedildiği, 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra 26 gün sonra iade faturası ile davalı yana iade edildiği, dava dışı Cenk Tekstil’in siparişlerini davacı yana devrettiği ile ilgili bir sözleşme bulunmamasına rağmen davacı tarafından davalıya yapılan teslimatların termin tarihleri hariç bu siparişlere uyduğu, dava dışı Cenk Tekstil’in siparişlerinin davacı yanca üstlenildiği, geç teslim ve kumaşlarda yaşanan problemlerden dolayı Defacto şirketi tarafından davalıya yansıtılan ayıplı mal ve iskonto faturasının 115.993,53 TL’sinin davacıya yansıtıldığı, davacının 94.170,62 TL’lik dava konusu faturayı ilk önce kayıtlarına alıp itiraz süresi geçtikten sonra iade ettiği gerekçesiyle davanın reddine, İİK m.67/2 uyarınca 94.170,62 TL’nin %20’si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.