Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4418 E. 2022/8565 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4418
KARAR NO : 2022/8565
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.01.2018 tarih ve 2016/1106 E. – 2018/58 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2019/339 E. – 2021/283 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında “Kemergardens P7” isimli proje çerçevesinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığını, buna göre davacının P.7 nolu parselde tip 1 nitelikli villayı inşa etme ve mülkiyetini alıcıya devretme borcunu üstlendiğini, davalıların ise 750.000 USD karşılığı Türk lirasını ödemeleri gerektiğini, sözleşmenin 11. Maddesinde satış bedelinin 240.000 USD karşılığı olan Türk lirasının peşin olarak, 250.000 USD karşılığı Türk lirasının 15/01/2006 tarihinde, 260.000 USD karşılığı Türk lirasının 01/9/2006 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşme çerçevesinde davalılardan 15/01/2006 vade tarihli, tutarı 250.000 USD ve 01/9/2006 vade tarihli tutarı 260.000 USD olan iki senet alındığını, taraflar arasında imzalanan ek protokol ile 15/01/2006 tarihli senedin ödemesinin nasıl yapılacağının ayrıca düzenlendiğini, 15/01/2006 vade tarihli senet 01/5/2006 tarihinde, 01/9/2006 vade tarihli senedin de 19/2/2007 tarihinde imza karşılığında davalılara teslim edildiğini, taraflar arasında borcun yeniden yapılandırıldığını, buna göre davalılara ödenen tutarın 550.000 USD, ödenen tutara karşılık verilen senet bedelinin 490.000 USD olduğunu, ardından müvekkilinin borcunu ifa edemeyeceğinin anlaşılması üzerine sözleşmeden dönüldüğünü ve alınan edimlerin iade edilmesi için yeniden anlaşıldığını, bu çerçevede davalılar tarafından davacıya ödenen toplam 550.000 USD’nin iadesi için 04/06/2007 vadeli 160.000 USD bedelli, 15/06/2007 vadeli 160.000 USD bedelli ve 04/07/2007 vadeli 170.000 USD bedelli üç ayrı senetin davalılara verildiğini, ayrıca 60.000 USD borcun davalıların Kemerbahçe D 13 Projesi çerçevesinde KDV borcuna mahsup edildiğini, 04/06/2006 vadeli senet bedeli olan 160.000 USD bedelli senedin 06/06/2007 tarihinde davalıların hesabına ödendiğini, 15/06/2007 ve 04/07/2007 vadeli senetlerin ise iptal edilerek yerine 11/07/2007 vadeli ve 160.000 USD bedelli ve 26/04/2008 vadeli 170.000 USD bedelli senetler verildiğini, yeni senetler verilirken davalıların eski senetleri iade etmediklerini, 11/07/2007 tarihli 160.000 USD bedelli senedin 24/07/2007 tarihinde davalıların hesabına ödendiğini, 26/4/2008 vadeli senet bedeli olan 170.000 USD’nin ise İstanbul 13 İcra Müdürlüğü’nün 2008/18015 esas sayılı dosyasına 320.720 TL olarak 05/08/2009 tarihinde ödendiğini, buna rağmen davalılarca 08/05/2007 tanzim 04/07/2007 vade tarihli 170.000 USD miktarlı bono dayanak gösterilerek İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/413 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dosya borcunun müvekkilince haciz baskısı altında ödendiğini, ancak yapılan ödemenin mükerrer olduğunu belirterek, mükerrer olarak ödenen paranın (695.000 TL) davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile davalı arasında 20/06/2012 tarihli protokolde de yazılı bir kısım gayrimenkulle ilgili olarak satış vaadi sözleşmeleri yapıldığını, ancak davacı tarafın vaatlerini yerine getirmediğini ve müvekkillerinden aldığı paraları da iade edemez duruma düştüğünü, Su Evleri Projesindeki tapudaki hissedarın ve müteahhitlerin Kemer Emlak A.Ş. olduğunu, Kemer Emlak’ın, Kemer Yapı’dan önceki sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükleri devraldığını ve protokolü de müvekkilleri ile birlikte Kemer Emlak ve Kemer Yapı’nın imzaladığını, protokolün 4.a maddesine göre, Kemer Emlak’ın Su Evleri Projesindeki A Tipi 909 nolu Villayı projesine uygun olarak yaparak teslim edeceğini, bu hususa ilişkin olarak taraflar arasında en geç 29/06/2012 tarihine kadar noterde sözleşme imzalanacağını, bu aşamada müvekkillerinin 6. İcra Müdürlüğüne ait 2012/413 esas sayılı dosyadaki hacizleri fek edecekleri, Su Evleri A Tipi 909 nolu villa tamamen yapılıp bitirildiğinde ve tapusu müvekkillerine devredildiğinde tarafların birbirini ibra edeceklerinin kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafın protokolde yazılı hususları yerine getirmediğini, sözleşme imzalanmadığını, A Tipi 909 Nolu Villanın tamamlanmadığını, protokolün 4. maddesinin L bendine göre, ”Noter sözleşmesi 29/06/2012 tarihinde akdedilmez ise, Kemer Emlak A Tipi 909 nolu Villa’nın kat irtifak tapusunun en geç 31/12/2012 tarihine kadar … ‘a vermez ise, Kemer Emlak Su Evleri Projesinde A Tipi 909 nolu villayı en geç 31/12/2012 tarihinde …’a teslim etmez ise …, İstanbul 6 İcra Müdürlüğü’nün 2012/413 esas sayılı dosyasında her türlü işlemi yapmakta serbest olacaktır, bu kapsamda banka hesaplarına yeniden haciz konulması talebinde bulunacaktır, ayrıca diğer yasal haklarını kullanacaktır” şeklinde düzenleme olduğunu, davacı tarafın ve birlikte hareket ettiği Kemer Emlak’ın protokoldeki bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenle protokol doğrultusunda İstanbul 6. İcra Müdürlüğündeki 2012/413 esas nolu dosyaya ilişkin takibe devam ettiklerini ve senet bedelini de tahsil ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre; davacı ile davalılar arasında birçok proje ile ilgili gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığı, daha sonra imzalanan 20/06/2012 tarihli protokole göre, Su Evleri Projesindeki A Tipi 909 nolu daire ile ilgili Kemer Yapı ve Kemer Emlak bir takım yükümlülüklerini yerine getirmeyi üstlenmiş, protokolün 4/l bendine göre, noter sözleşmesi imzalanmamış, kat irtifakı tapusu verilmemiş ve 31/12/2013 tarihine kadar da villa bitirilerek teslim edilmemiş olması halinde İstanbul 6 İcra Müdürlüğünün 2012/413 esas nolu dosyasında takibe devam edileceğinin kararlaştırıldığı, bu nedenle davalıların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/413 esas sayılı dosyasında takibe devam ederek 4/7/2007 vadeli 170.000 USD bedelli senedin tahsilatını yapması protokol hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, Kemer Yapı ve Turizm A.Ş. 20.06.2012 tarihli protokol uyarınca edimsel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/413 esas sayılı dosyası üzerinde ( eski no 2009/1329 ) yapmış olduğu takibe konu 08.05.2007 tanzim tarihli 04.07.2007 vade tarihli 170.000,00 USD miktarlı bononun esasen bedelsiz kaldığı yönündeki iddialarını da ispatlayamadığından tüketici mahkemesine ilişkin yargılamada dava konusunun tapu iptali ve tescili davası olduğu, yine diğer tüketici mahkemesinde de kira irtifak tapusunun devri ile gecikme sebebiyle cezai şart ve kira taleplerine ilişkin yargılama yapıldığı, dolayısıyla eldeki dava dosyasına söz konusu yargılamaların bir etkisi olmadığı, zira eldeki dava dosyasında davacı tarafın bahsi geçen gayrimenkul satım vaadi inşaat sözleşmesinde yer alan taahhütlerini gereği ve zamanında yerine getirmemesinden kayaklı olarak taraflar arasında borç ilişkisinin yenilenmesi amacıyla akdedilen 20.06.2012 tarihli protokol uyarınca davacı tarafın devir ve teslim borcunu yine bu protokoldeki düzenlemelere göre zamanında ve gereği gibi ifa etmemesi neticesi İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/413 dosyası üzerindeki takibe konu bononun bedelinin … tarafından protokolde yer alan düzenleme uyarınca icra kanalıyla tahsil edilmesi söz konusu olduğundan, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararı isabetli olmakla, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.