Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4420 E. 2022/8155 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4420
KARAR NO : 2022/8155
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2019 tarih ve 2015/1159 E. – 2019/423 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2020/111 E. – 2021/426 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin plastik ve ambalaj sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirketin … mahallesinde faaliyetini sürdürmekte iken isim ve logosuna ilişkin olarak 2014/05835, 2007/46225, 2014/17225 nolu marka tescil belgesi almak suretiyle hukuki koruma sağladığını, davalı şirketin ise müvekkili şirket taşındıktan sonra müvekkilinin 2008 yılından 2014 yılına kadar ticari merkez olarak kullandığı … Mahallesindeki adrese 2014 yılı Nisan-Mayıs aylarında taşındığını ve davacı şirket ile aynı sektörde plastik ambalaj sektöründe faaliyet yürüttüğünü, davalı şirketin müvekkilinin eski ticaret merkezine taşınmakla kalmadığı gibi davacının tescili ile hukuki koruma altına aldığı logosuna yakın ve aldatmaya elverişli bir benzerini kullanarak müşterileri yanıltmaya yönelik davranışlarda bulunduğunu, ayrıca 2014/05995 başvuru no ile Denplas Denizli Plastik Ambalaj markası ile müvekkilinin logosunun ayırt edilmesine olanak tanınmayacak kadar benzeri bir logo ve marka başvurusunda bulunduğunu, davalının logo başvurusunda yer alan horoz figürünü siyah beyaz olarak göstermiş isede fiili kullanımının renkli bulunduğunu, müvekkili şirketinde aynı renklerde logo kullandığını, davalı tarafça ticari işleri hakkında müşterilere yanlış ve yanıltıcı malumat verildiğini, bu yolla haksız rekabet oluşturacak şekilde fiil ve eylemler gerçekleştirdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin iş kaybına uğrayıp zarar görmesinin kaçınılmaz hale geldiğini ileri sürerek davalının söz konusu haksız fiillerinden dolayı müvekkilinin uğradığı zararın tazminini isteme hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, fiile konu logo, amblem ve reklâmların yayımının ve kullanılmasının durdurulmasına, haksız fiil oluşturan fiillerin önlenmesine, tespit hükmünün basın organlarında yayımlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasının TPMK nezdinde 2014/05995 no ile tescilli bulunduğunu, kullanımlarının hukuken meşru olduğunu, ortada haksız rekabet oluşturacak ve hukuka aykırı bir eylemin bulunmadığını, tarafların her ikisinin markasının tescilli olması nedeniyle markaların iptal edilmediği sürece yasal korumadan yararlanmasının normal olduğunu, davacının travertenler üzerinde karşılıklı iki horoz bulunan 2014/17225 nolu “Özgüven Plastik” ibareli marka başvurusunu 28.02.2014 tarihinde yaptığını, müvekkilinin ise 2014/05995 nolu “Denplas Denizplastik Ambalaj” ibareli marka başvurusunu 23.01.2014 tarihinde davacıdan önce yaptığını, davacının bahsi geçen logo üzerinde gerçek hak sahibi olmadığını ve ilk tescil ettiren müvekkilinin hak sahibi olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının kendi adlarına tescil ettirdikleri markaları tescil edildiğinden farklı şekilde kullandıkları, davalının kullandığı ambalajın üzerindeki adresin davacının dava dilekçesinde taşındıklarını belirttiği adresten farklı olduğu, öte yandan horoz ve traverten şekillerinin kimsenin tekeline verilemeyeceği, netice itibarıyla davalıya ait 2014/059995 nolu marka başvurusunun dava tarihinden önce yapılarak resmi marka bülteninde yayınlandığı, dava devam ederken de davalının markasının TPMK nezdindeki sicile tescil edildiği, buna göre davalının tescilli markasını kullanmasının haklı ve meşru olduğu, davalının tescilli markasını tescil edildiğinden farklı şekilde kullanarak ambalajlarında yer verdiği, davalının ambalajında kullandığı kompozisyon nedeniyle davacı markasına göre ayırt edici niteliğe sahip olduğu, tüketici nezdinde iltibas ihtimali bulunmadığı, ancak çok özel kompozisyonlar ile ayırt edici niteliği haiz tasarımların korunmasının mümkün olabileceği, davalının TPMK nezdinde tescilli olan markasını kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 23/01/2014 tarihinde TPMK’ya tescil için başvurduğu, yargılama devam ederken 06/07/2015 tarihinde davalı adına tescilin gerçekleştiği,davalının kullandığı ambalajda Den Plas Denizli Plastik Ambalaj ibaresi ile adres ve telefonun da yer aldığı, böylece ayırt edici niteliğe sahip olduğuna ilişkin mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve davacının haksız rekabete ilişkin iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka hakına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkin olup, İlk derece mahkemesince, davalının tescilli markasını kullanmasının haklı ve meşru olduğu, davalının ambalajında kullandığı kompozisyon nedeniyle davacı markasına göre ayırt edici niteliğe sahip olduğu, tüketici nezdinde iltibas ihtimali bulunmadığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan markasını kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge adliye mahkemesince ise davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nın 9. ve 62. maddeleri gereğince markaya tecavüz halinde marka hakkı sahibi tarafından 3. kişinin bu eylemin durdurulması ve yasaklanması talep edilebilinir. Somut olayda, davacı markalarınıda, beyaz zemin üzerinde mavi beyaz pamukkale travertenleri üzerinde birbirine bakan iki adet kahverengi-turuncu renkli iki horozun arasında koyu pembe ‘’Özgünen’’ ibaresi ile mavi ‘’Plastik’’ ibaresinin yer aldığı, davalının tescilli markasının ise, mavi zemin üzerinde pamukkale travertenleri üzerinde birbirine bakan iki adet siyah beyaz horoz şeklinin altında kırmızı renkte ‘’Denplas’’ ve siyah renkte ‘’Denizli Plastik Ambalaj’’ ibarelerinden oluştuğu ve taraf markalarıın benzer sınıflarda tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında, davalının markasını kullanımına dair sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemede, davalının adına kayıtlı markayı tescil ettirdiği gibi kullanmayıp, tescil edildiği şekilden farklı bir formda ve farklı renklerde davacı markaları ile iltibas oluşturacak şekilde kullandığı görülmüştür. Bu durumda davalı markası ile davacının markalarına ait hizmet sınıflarının da aynı/benzer olmaları ve davalı adına tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı ve davacı markasına yanaşmak suretiyle kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu hususu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.