Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4466 E. 2022/8450 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4466
KARAR NO : 2022/8450
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.04.2019 tarih ve 2018/360 E. – 2019/187 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1059 E. – 2021/244 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 9, 35, 36, 38, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetleri içeren BONUS ibareli, 08.11.2000/24330, 08.11.2000/24331, 09.07.2003/17856, 28.09.2000/20659, 28.09.2000/20658, 15.04.2002/8457, 17.09.2003/24760, 17.09.2003/24761, 05.08.2003/20634, 18.07.2003/18850, 18.07.2003/18849, 10.02.2004/2457, 04.08.2005/32478, 28.07.2005/31505, 12.10.2004/33342, 2000/20659, 2003/24760, 2004/1721, 2005/31506, 2005/52281, 2006/35852 ve 2006/39876 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli biçimde 27/07/2017 tarihinde “BONIS SIMO” ibareli, 3. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/67431 kod numaralı başvurunun ilanı üzerine tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2018/M-6338 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının, “BONIS SIMO” ibareli markasını 3. sınıfa dahil mallarda kullanmak suretiyle müvekkilinin 3. sınıfta tescilli tanınmış BONUS markasının tanınmışlığından haksız yarar elde edeceğini, markanın ayırt ediciliğini zayıflatacağını, müvekkilinin tescilli pek çok BONUS’lu markalarının serisi içine sızarak, müvekkili bankaya ait BONUS markasının yeni bir versiyonu veya daha da çok işletmeler arasında idari-ekonomik bir işbirliği imajı verdiği ya da vereceğini, dava konusu marka ile müvekkili şirketin çok tanınmış BONUS ve BONUS’lu markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu markalarla verilen hizmetlerin de aynı olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin BONUS esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ayrıca onların itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vereceğini, başvuru konusu kelimenin Katalanca’da çok güzel anlamına geldiğini, SMK’nın 5/1-f maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, başvuruya konu işaret ile mesnet markalar arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından, ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davacı markası ile kendisi adına tescil kararı verilen markanın benzer olmadığını, Türk Patent ve Marka Kurumunun 03/08/2019 tarih ve 2018/M-6338 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının BONUS esas ve ayırt edici unsurlu olduğu, davalının başvurusunun ise “BONIS SIMO” ibareli olduğu, başvuru kapsamında yer alan 3. sınıftaki hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunduğu, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının BONUS ibareli markasıyla davalının “BONIS SIMO” ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama yararlanıcı ve tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki tarafın anılan BONUS ve “BONIS SIMO” ibareli tanıtım işaretlerini marka olarak eş zamanlı kullanımları sırasında bir iltibas doğmadığı, böyle bir kanıtın bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 3. sınıftaki hizmetlerden yararlanım için ayırdığı satın alım süresi içinde, “BONIS SIMO” ibareli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun BONUS ibareli markadan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bunun sonucunda BONUS markasıyla sunulan ürün ve hizmetleri satın almak isterken “BONIS SIMO” ibareli başvuru konusu işaretle sunulan ürün ve hizmetleri satın alma yahut yararlanma biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, SMK’nın 5/1-f bendine göre, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların tescil edilemeyeceği, somut uyuşmazlıkta dava konusu başvurunun Katalanca bir kelime olduğu ve Türkçe karşılığının da “Çok güzel” anlamına geldiği, bu nedenle SMK’nın 5/1-f maddesi uyarınca mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalardan olduğunun iddia edildiği, oysa, her ne kadar dava konusu başvurunun Türkçe karşılığı “Çok güzel”, “Çok iyi” anlamlarında olsa bile, Katalanca’nın Türkiye’de bilinen bir dil olmaması nedeniyle, “BONİS SİMO” ibareli dava konusu başvurunun, potansiyel tüketicilerin büyük bir dilimi tarafından bilinmesi olası olmadığından “Çok güzel” anlamında algılanmayacağı, dava konusu markanın tescilli olduğu sınıf bakımından SMK’nın 5/1-f maddesi anlamında hizmetin niteliği ve kalitesi hakkında halkı yanıltıcı olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.