Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4481 E. 2022/8433 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4481
KARAR NO : 2022/8433
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09.05.2019 tarih ve 2018/267 E- 2019/234 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1077 E- 2021/298 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı adına tescilli “Saray” ve “Saraypen” asıl unsurlu markaların bulunduğunu, “saray” ibaresinin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2017/05462 sayılı “İstanbul Saraypen” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacı tarafından bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görülerek başvuru kapsamından 19. sınıfta yer alan mallarla, bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıftaki perakendecilik hizmetlerinin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında gerek görünüş, gerek yazı fontu ve karakteri gerekse de okunuş itibariyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı gerçek kişinin, davacının markaları ile aynı veya benzer sınıflarda “İstanbul saraypen” markasını tescil ettirmek istemesinin, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını gösterdiğini, davacının SMK’ nın 6/3 maddesi anlamında eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, yine aynı Kanun’un 6/5 maddesi kapsamında davacı markalarının tanınmış olduklarını, öte yandan “saray” ibaresinin davacının ticaret unvanının da kılavuz unsurunu oluşturduğunu, tüm bu nedenlerle başvurunun tescil edilmemesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK’ in 2018-M-4855 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davalı başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle, davacının tescilli markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin farklı olduklarını, tarafların aynı iş kolunda olmadığını, davacı markalarının tanınmış bulunmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin benzer olmadıklarını, dolayısıyla SMK’ nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 17. sınıftaki malların genel anlamda inşaat malzemeleri ve özellikle plastik, sentetik, lastik gibi çeşitli malzemelerden yapılma yalıtım, dolgu, tıkama ve ara bağlantı(hortum, rakor vs) parçalarına ilişkin oldukları, dolayısıyla 19. sınıfta yer alan diğer inşaat malzemeleri ile bu malların birbirleri ile benzer mahiyette bulundukları, taraf marka işaretleri arasında da “SARAY” ibaresinden kaynaklı benzerlik bulunduğu gibi dava konusu başvurunun, davacı yanın önceki tarihli markalarından “SARAYPEN” markasını birebir içerdiği, buna göre başvuru kapsamında yer alan 17. sınıftaki “Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malları ile bu malların satışına özgü 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas ihtimalinin doğabileceği, bunu dışında kalan emtia açısından ise böyle bir ihtimalin mevcut olmayacağı, 6769 sayılı SMK’nın 6/3 ve 6/6 maddeleri koşullarının oluşmadığı, davacının “SARAY” markası ile faaliyet gösterdiği sektörde, sektörel anlamda bir tanınmışlığının bulunduğu ancak bu tanınmışlığın, benzerlik ve iltibas ihtimali doğmayacağı kabul edilen emtiaya sirayet edecek mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 18/06/2018 tarih, 2018-M-4855 sayılı kararının, 17. sınıftaki “kauçuk, güteperka, lastik, amyant(asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folvo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yatılım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler(motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için vadyatör hortumları(yangın hortumları hariç)” malları ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıftaki “Müşterilerin malları el verişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların kauçuk, güteperka, lastik, amyant(asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folvo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yatılım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler(motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için vadyatör hortumları(yangın hortumları hariç) mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri(belirtilen hizmetler perakende , toptan satış magazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer hizmetler ile sağlanabilir)” yönünden iptaline, sayılan mal ve hizmetler yönünden davaya konu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu “İstanbul Saraypen” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “SARAY” asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan ve yukarıda sayılan 17. sınıftaki mallarla bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıftaki perakendecilik hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan “SARAY” ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen “İSTANBUL” ile “PEN” ibarelerinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadıkları, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında yer alıp yukarıda sayılan 17. sınıftaki mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan, birbirlerini ikame eden ve aynı yerlerde satışa sunulan mallar oldukları, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden SMK’nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı gibi bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun’un 6/5. maddesinde düzenlenen hallerin ortaya çıkacağının da ispat edilemediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, taraf vekillerinin dosyada mevcut bilirkişi heyetinde sektörden bir bilirkişinin bulunmadığına ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.