Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4562 E. 2023/550 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4562
KARAR NO : 2023/550
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki alacak ve itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı- birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı- birleşen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen miktardan reddi, kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı- birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.01.2023 günü hazır bulunan davacı- birleşen dava davalısı vekili Avukat … ile davalı- birleşen dava davacısı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir adet sıfır, iki adet ikinci el vinç bedelini ödediğini, Diyarbakır’da teslim edilen vincin teslim tarihi 04.12.2013 olarak belirlendiği halde 49 günlük bir gecikme ile 23.01.2014 tarihinde teslim edildiğini, sözleşmenin 7 nci maddesi uyarınca 34.000,00 euro davalı borcunun doğduğunu, Irak’ın Musul kentinde teslim edilen iki vinçten birincisinin 05.11.2013 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 90 günlük bir gecikmeyle 05.02.2014 tarihinde teslim edildiğini, sözleşmesinin 7 nci maddesi uyarınca geç teslimden kaynaklı olarak davalının 24.000,00 euro ödemesi gerektiğini, ikinci vincin 20.11.2013 tarihinde teslimi gerekirken 75 günlük bir gecikme ile 05.02.2014 tarihinde teslim edildiğini, sözleşmenin 7 nci maddesi uyarınca müvekkilinin gecikme nedeniyle 24.000,00 euro alacağının doğduğunu, vinçlerin toplam gecikme bedeli sözleşme bedelinin %20’si ile sınırlandığından 82.000,00 euro (241.900,00 TL) ödenmesi gerektiğini, vinçlerin sözleşmede kararlaştırılan şartları taşımadığını, ayıp oranında indirim yapılması gerektiğini, bu kapsamda şimdilik 5.000,00 TL talep ettiklerini, davalının sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle leasing sözleşmesi tadil masrafı, yürüyüş takımı nakliye bedeli, Diyarbakır … Vinç Simtes firmasından alınan parça tutarı/ kargo ücreti, ardiye ücreti nedeniyle müvekkilinin zararının doğduğunu, davalı nam ve hesabına harcama yapıldığını, bu kapsamda şimdilik 5.000,00 TL talep ettiklerini, gecikme sebebiyle müvekkilinin zorunlu olarak vinç kiralamak zorunda kaldığını, bu kapsamda da şimdilik 5.000,00 TL istediklerini ileri sürerek 241.900,00 TL cezai şartın, ayıp ve kusura dayalı olarak şimdilik 5.000,00 TL’nin, gecikme nedeniyle müvekkilinin yaptığı harcamalar karşılığı şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında iki adedi ikinci el, bir adedi sıfır olmak üzere 3 adet vincin satışı hususunda yapılan anlaşmanın iptal edildiğini, tarafların hazırladıkları bir kısım taslakların ise diğer tarafça kabul edilmediğini, ancak sonuçta 120.000,00 euro bedelli iki adet ikinci el vincin, bir adet 18.650,00 euro bedelli yürüyüş takımı olmak üzere toplam 258.650,00 euro bedelli vinçlerin davalıya teslim edildiğini, alıcının ikinci el vinçler için 2.500,00 euro eksik ödeme yaptığı gibi 18.650,00 euro bedelli yürüyüş takımı için bir ödemesinin bulunmadığını, tahsil için başlatılan icra takibine alıcının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2014/9599 E. sayılı dosyasında takibe itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; iptal edilen birinci sözleşmede Diyarbakır’da teslim edileceği kararlaştırılan vinç için 170.000,00 euronun leasing aracılığıyla ödeneceği kararlaştırılmışsa da alıcının sonradan akdeditif yoluyla peşin ödeyeceğini belirtmesi üzerine sözleşmeye dahil edildiğini, sonra da bu kez söz konusu makine için finansal kiralama yöntemini tercih ettiğini, bu sebeple müvekkilinin vincin satışına taraf olmadığını, üretici ile anlaşmasına uygun nakliye ve montajını gerçekleştirdiğini, 170.000,00 euro bedelli bu vinç için satışın dava dışı Kammarlander KML Gmbh ile Halk Leasing A.Ş. arasında yapıldığını, davacının da finansal kiralama yöntemi ile Halk Leasing A.Ş.’den kiraladığını, bu iki alıcı- satıcı arasında geç teslim kaynaklı bir husumet yaşanmadığını, vinçte bir ayıp bulunmadığını, satıcı sıfatını taşımayan müvekkilinden gecikme bedeli istenemeyeceğini, Musul teslimine konu vinç ile yürüyüş takımının süresinde teslim edildiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; birleşen dava davacısının yürüyüş takımını kime teslim ettiğinin belli olmadığını, birleşen dava davacısının edimini yerine getirmediği hâlde müvekkilinin tüm ödemeyi yaptığını, geç teslim edilen ürünlerin ayrıca kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı- birleşen davada davacı yanca 22.08.2013 ve 11.10.2013 tarihli sözleşmelerin tarafların mutabakatı ile iptal edildiği ileri sürülmüş ise de, bu konuda ispat yükü adı geçen taraf üzerinde olup davalı-birleşen davada davacı tarafça iptale ilişkin bir belge sunulamadığı, bu durumda adı geçen sözleşmelerin yürürlükte olduğunun kabulü gerektiği, 22.08.2013 ve 11.10.2013 tarihli sözleşmelerle alıcı firmanın Diyarbakır ve Musul şantiyesinde kullanılmak üzere 3 adet … vinci alımı, nakliyesi ve montajı amacıyla sözleşme yapıldığı, sözleşmelerin 19 uncu maddesi ile vinçlere ait teknik donanımların belirlendiği, sözleşmelerin 5 inci maddesi ile işin süresinin düzenlediği, sözleşmenin 7 nci maddesi ile gecikilen her gün için günlük sözleşme bedelinin %2’si tutarında cezai şart kararlaştırıldığı, kararlaştırılan gecikme cezalarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği ifaya ekli cezai şart niteliği taşıdığı, ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklının hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da talep edebileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (6102 sayılı Kanun) göre ticari satışlarda 6098 sayılı Kanun’un satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmelerine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, 6098 sayılı Kanun’un 212 nci maddesinin birinci fıkrasına göre satıcının temerrüdü hâlinde borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlerin uygulama alanı bulacağı, sözleşmenin ayakta olduğu ve alıcının Ankara 6. Noterliğinin 30.01.2014 tarihli ihtarı ile teslime çekince koyduğu, geç teslimden kaynaklanan cezai şartı isteyebileceği, davalı-birleşen dava davacısının sözleşme ile kararlaştırılan tarihlerde … vinçleri teslim edemediği, Diyarbakır’da montajı yapılıp teslim edilen vinçte dijital ekranın eksik olduğu, ayrıca geç teslim ve eksik teslim sebebiyle davacı- birleşen dava davalısı alıcının zararının oluştuğu, bu sebeple alıcının ceza koşulu olarak 241.900,00 TL talep edebileceği, eksik dijital ekran sebebiyle 2.500,00 TL ve geç teslim sebebiyle 12.203,00 TL zararının oluştuğu, birleşen davada davacının ise satış sözleşmesinden kaynaklanan 2.500,00 euro ile haricen teslim edilen yürüyüş takımları için 16.650,00 euroyu talep edebileceği gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 241.900,00 TL gecikme cezası, 2.500,00 TL eksik teslim bedeli ve 10.000,00 TL davacı zararının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada davanın kabulüne, davalı borçlunun takip dosyasında asıl alacaklar 18.650,00 euro ve 2.500,00 euroya yaptığı itirazların iptaline, takibin takip talebindeki koşullar ile devamına, tarafların icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacı -birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafın birleşen davaya yönelik olduğunu, yürüyüş takımlarının teslim edildiği hususunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafın asıl davaya yönelik olduğunu, yanlar arasındaki sözleşmenin talil edildiğini ve talil edilen sözleşme kapsamında teslim tarihi belirlenmediğinden geç teslim ve cezai şarta yönelik Mahkeme kararının yerinde olmadığını, yine geç teslimden kaynaklanan zararın da söz konusu olamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında, iki adet kullanılmış bir adet kullanılmamış vinç alımı-satımı konusunda sözleşme yapıldığı hususunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı, 11.10.2013 tarihli sözleşmenin iptal edildiğine ilişkin ispat yükü davalı birleşen dava davacısı vekiline ait olup bu hususta dosya kapsamına sunulan bir kısım e-mail yazışmalarında tarafların sözleşme hükümleri üzerinde değişiklik yaptıklarının anlaşıldığı, 11.10.2013 tarihli sözleşme kapsamında satışa konu olan bir adet vincin finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davacı uhdesine geçtiği, sözleşme hükümlerinin bir kısmının talil edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Musul’da teslim edilmesi gereken 2 adet vinçten birisinin 05.11.2013, diğerinin ise 20.11.2013 olmasına karşın her iki vincin teslim ve montajının 09.12.2013 tarihinde yapıldığı kabul edilerek hesaplamanın bu günler esas alınarak yapıldığı, her ne kadar anılan raporda Diyarbakır’da teslim edilecek olan vincin teslim tarihi 04.12.2013 olmasına karşın teslim ve montajın 05.02.2014 tarihinde yapıldığı ve 69 gün süre üzerinden hesaplama yapılmış ise de davacının dava dilekçesinde ve Ankara 6. Noterliğinin 30.01.2014 tarih ve 1765 yevmiye numaralı ihtarnamede teslimin 23.01.2014 tarihinde yapıldığını kabul etmesi karşısında bilirkişi raporundaki 69 günlük hesaplamanın yerinde olmadığı, dosya kapsamında bulunan 23.01.2014 tarihli tutanakta da ihtirazi kayıt yer almadığı, Musul’da teslimi yapıldığı anlaşılan 09.12.2013 tarihli tutanak ve 05.02.2014 tarihli tutanaklarda yine ihtirazi kayda yer verilmediği, her ne kadar 1765 yevmiye numaralı ihtarname ile Musul’da teslimi yapılacak vinçler ile ilgili olarak ihtirazi kayıt konulmuş ise de bilirkişi raporundaki 09.12.2013 tarihli teslim tarihine davacı birleşen dava davalısı vekili tarafından itiraz edilmediği, Mahkemece bu raporun hükme esas alındığı, bu yönden dosyanın istinaf edilmediği, Musul’daki vinçlerin 09.12.2013 tarihinde teslim edildiği kabul edildiğinde 1765 yevmiye numaralı ihtarnamesinin artık ihtirazi kayıt olarak düşünülemeyeceği, sözleşme hükümlerinin değiştirilmemesi hâlinde dahi geç teslim nedeniyle davacı birleşen dava davalısının gecikme cezası ve geç teslim nedeniyle zarar tazmin talep edemeyeceği, eksik iş bedeline yönelik Mahkemece hükmedilen 2.500,00 TL’nin miktar yönünden kesinlik sınırı altında kaldığı, davacı birleşen dava davalısı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, özellikle yürüyüş takımlarının sözleşme dışı tutanak ile teslim edildiği dosya kapsamı ile sabit olduğu gerekçesiyle davacı birleşen dava davalısı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı birleşen dava davacısı vekilinin eksik iş bedeline yönelik istinaf başvurusunun miktardan reddine, davalı birleşen dava davacı vekilinin cezai şart ve gecikme zararı alacağına ilişkin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 2.500,00 TL eksik teslim bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulüne, borçlunun 18.650,00 euro ve 2.500,00 euroya yönelik itirazlarının iptaline, tarafların icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın Halk Leasing A.Ş.’ye ihbarını talep ettiklerini, taraflar arasında geçerli tek sözleşme olan 11.10.2013 tarihli sözleşme uyarınca vinçlerin geç teslim edildiğini, Diyarbakır ve Musul teslimine konu vinçlerin sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını, bu nitelik farkları doğrultusunda müvekkilinin ödediği bedelden indirim yapılması gerektiğini, geç teslim sebebiyle sözleşmede belirtildiği hâlde müvekkilinin alacak hakkının doğduğunu, ayrıca yine geç teslime ve ayıplı ifaya bağlı olarak alıcının masraf yapıp zarara maruz kaldığını, bunların da tazminin gerektiğini, kiralamaya ilişkin bir imzalı belge sunulmadığını, Halk Leasing A.Ş.’nin vinci bizzat asıl dava davalısından teslim aldığını, bu durumun asıl dava davalısının sorumluluğunu kaldırmayacağını, varsayımlara dayalı raporun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin imzalamadığı bir taslak metnin değerlendirilemeyeceğini, hiçbir borç kalmadığından birleşen davanın kabulünün de yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihtilafın çözümünde 11.10.2013 tarihli sözleşmenin esas alınıp alınamayacağı, bu sözleşmenin tadil edilip edilmediği, sözleşmeye konu vinçlerin geç teslim edilip edilmediği, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, geç teslim ve emtiada ayıp varsa bundan asıl dava davalısının sorumlu tutulup tutulamayacağı, emtia bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi, 6098 sayılı Kanun’un 219 ve devam eden maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı- birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-birleşen davada davalıdan alınarak davalı-birleşen davada davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.