Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4564 E. 2022/8948 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4564
KARAR NO : 2022/8948
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.10.2018 tarih ve 2015/1780 E- 2018/968 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05/03/2021 tarih ve 2019/1107 E- 2021/276 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “panda” ibaresini ve görselini 1986 yılından bu yana marka olarak yoğun bir şekilde kullandığını, davalı taraf adına tescil edilmiş olan 2012/93711 numaralı “eti petito” ibaresini, 2013/9025 numaralı “eti petito” ibaresini, 2011/84407 numaralı “eti petito ayıcık” ibaresini, 2013/94778 numaralı “eti petito ayıcık” ibaresini, 2013/104038 numaralı “eti petito ayıcık” ibaresini, 2013/104040 numaralı “eti petito ayıcık” ibaresini, 2014/00384 numaralı “eti petito ayıcık” ibaresini, 2005/04265 numaralı “eti petito ayıcık şekil” ibaresini, 2014/34629 numaralı “eti petito ayıcık” ibaresini, 2014/83408 numaralı “eti petito ayıcık” ibaresini içeren markalarının, davacının markaları ile iltibas teşkil ettiğini, davalı tarafça bu markaların kötü niyetle tescil ettirildiğini ileri sürerek, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının “petito ayıcık” olarak bilinen figür ile birlikte “petito” ibareli pek çok markanın sahibi olduğunu, davaya konu marka tescillerinin de bu markaların devamı niteliğinde seri markalar bulunduğu, davalıya ait marka, tasarım ve kullanımların davalı markası ve kullanımından farklı olduğunu, davalının temel markasal kullanımını hiç değiştirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacıya ait tescilli markalar ile davalıya ait markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacı tarafın tanınmışlık iddialarını ispatlayamadığı, davalının marka tescillerinin kötü niyete dayandığının da davacı tarafça ispatlanamadığı, davalının hükümsüzlüğe konu sonraki tarihli 2011/84407, 201293711, 2013/90325, 2013/94778, 2013/104038, 2013/104040, 2014/00384, 2014/34629 ve 2014/83408 sayılı markalarının, önceki tarihli 2005/04265 sayılı markasının serisi olarak algılanabileceği, davacı şirketin sessiz kalmak suretiyle davalıya ait 2005/04265 sayılı marka açısından MK’ nın 2. maddesi uyarınca dava hakkını yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar tarafların markalarını kullanmak istedikleri mallar aynı veya benzer ise de tarafların markalarının asıl unsurunu oluşturan “panda şekillerinin” benzer olmadığı, zira tarafların markalarında yer alan şekil unsurları arasında, ayıcıkların kulaklarının, kollarının, bacaklarının, göz çevrelerinin koyu renkte veya burunlarının siyah nokta biçiminde olmasından ya da pandaların gülümseyen yüz ifadelerinden kaynaklı güçlü olmayan bir benzerlik bulunsa da, esasen bu özelliklerin internetten yapılan basit bir araştırma ile tüm firmaların kullandığı panda görselleri ile aynı olduğunun, mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında gıda mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği, tarafların markalarında yer alan diğer şekil ve renk unsurlarının ise birbirine benzemediği, esasen taraf markalarının hemen hiçbirinin tek başına şekil unsurundan ibaret olmayıp, çeşitli kelime, renk ve şekil unsurlarının birleşmesinden oluştuğu, sonuçta taraf markalarının 556 sayılı KHK.’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunmadığı, aksinin kabulünün, bu sınıfta sık kullanılan panda şeklinin davacının tekeline verilmesi sonucunu doğuracağı, yine davalının 2005/04265 sayılı markasının 18.04.2006 tarihinde tescil edilmiş olması karşısında, 27.10.2015 dava tarihi itibariyle davacının hükümsüzlük davası açma hakkını, MK’ nın 2. maddesi uyarınca yitirdiği, davalının diğer tüm markalarının da 2005/04265 sayılı markasının asıl unsurunu muhafaza ettiği, emtia listelerinin de genişletilmediği, dolayısıyla davalının dava konusu diğer tüm markaları yönünden, 2005/04265 sayılı önceki tarihli tescilli markasından kaynaklanan kazanılmış hakkının da bulunduğu, tüm bu tespitler karşısında davalının kötü niyetli kabul edilemeyeceği gibi tarafların markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının, varılacak sonuca bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’ nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.