Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4573 E. 2022/8581 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4573
KARAR NO : 2022/8581
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2018 tarih ve 2016/211 E- 2018/43 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.04.2021 tarih ve 2018/2291 E- 2021/817 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da süpermarketleri olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı olarak kullandığı ALDI markasını, TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, ayrıca markasının tanınmış marka olarak korunduğunu, davalının ALLİ ibaresini TPMK nezdinde 2015/13550 tescil numarası ile ALDI markasının tescilli olduğu 32 sınıfta tescil ettirdiğini, davalıya ait ALLİ markası ile ALDI markasının görsel ve fonetik açıdan ayırt edilemeyecek derecede aynı olduğunu, KHK’nın 42/1. maddesi ve 7/B maddesi gereği de hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davalıya ait ALLİ markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markası ile davacı markalarının yazılış, okunuş ve anlamlarının farklı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar adına tescilli markaların aynı olmadığı, taraf markaları arasında karıştırma ihtamali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacı markasının Almanca “Aldi” olarak okunduğu, her iki markanın Türkçe karşılığının bulunmadığı, görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, davacı markasının tanınmışlığı göz önüne aldığında ilişkilendirme ihtimalini içerecek şekilde karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği ve ayırt ediciliğinin zayıflayacağı, mülga 556 sayılı KHK 8/4. maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 13.02.2018 tarihli 2016/211 E. – 2018/43 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı adına 32. sınıfta tescilli 17/02/2015 başvuru tarihli, 2015/13550 başvuru numaralı ALLİ markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde TPMK’na bildirilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.