YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4582
KARAR NO : 2022/8693
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.06.2019 tarih ve 2018/478 E. – 2019/276 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1158 E. – 2021/323 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2017/75405 sayılı “TARABYA+şekil” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2011/42479, 2011/42475 sayılı ve “Grand Tarabya”, “The Grand Tarabya” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazı sonucunda, davalı … YİDK’nin 27.09.2018 tarih ve 2018-8193 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, davacının davaya konu “TARABYA+şekil” ibareli başvurusu ile davalı şirkete ait “Grand Tarabya” ya da “The Grand Tarabya” ibareli markaları arasında herhangi bir benzerlik veya iltibasın bulunmadığını, yazı tipi, renk, arka plan görselleri, kompozisyonları konusunda da ciddi farklarının bulunduğunu, davacının markasının ahşap renk görselini içerdiğini, kendine has bir yazı stili ile üzerinde at arabası ve çiftçi görselinden oluştuğunu, davacının “TARABYA” ibareli tescilli birçok markasının bulunduğunu, seri marka yaratmak amacının olduğunu ileri sürerek, davalı … YİDK kararının iptalini ve dava konusu 2017/75405 sayılı “TARABYA” ibareli markanın reddedilen mallar bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve Marka Kurumu vekili, davalı kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Bayraktarlar Holding A.Ş. vekili, davalının tescilli markaları ile görsel, işitsel ve aralarında bağ kurulacak derecede benzer olan davacı başvurusunun tesciline izin verilmeyeceğini, davacının markasının asli unsurunun “TARABYA” ibaresi olduğunu, bu ibarenin coğrafi bir yer olması nedeniyle zaten tek başına tescilinin mümkün olmayacağını, davacının “TARABYA” ibaresini peynir markası olarak kullanıldığının tespit edildiğini, “TARABYA” ibaresinin etimolojik olarak “THERAPIA” yani şifa anlamına geldiğini, tüketicinin bunu “ŞİFALI peynirler” olarak algılayacağını, 556 sayılı KHK’nın 7/1-f ve j bentlerine açıkça aykırılık oluşturduğunu, tüketicinin bunu ayrıca dini değerlerle de bağdaştıracağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu 2017/75405 sayılı “TARABYA+şekil” ibareli marka ile kısmi redde mesnet olan “THE GRAND TARABYA” ve “THE GRAND TARABYA” ibaresi arasında, görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, taraf markalarının kapsamlarındaki emtianın, redde konu “Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar.” malları yönünden de birebir aynı olması nedeniyle 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi koşullarının oluşacağı, davacının önceki tarihli “TARABYA” ibareli markalarının kapsamında davaya konu olan malların bulunmaması nedeniyle müktesep haktan söz edilemeyeceği, davacının “TARABYA” ibareli markasının tanınmışlığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacının marka tescil başvurusunun kapsamından çıkarılan “Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar.” mallarının, davalının itiraza dayanak markalarının kapsamında da birebir bulunduğu gibi, tarafların markalarının asıl unsurunun da “Tarabya” ibaresinden oluştuğu, dolayısıyla tarafların markalarının 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzer olduğu, her ne kadar davacının işbu dava konusu başvuru markasında, önceki tarihli 2007/33413 numaralı tescilli markasının asıl unsuru muhafaza edilmişse de, 2007/33413 numaralı markasının kapsamında 29. sınıf “Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar.” mallarının bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu başvuruda, önceki tarihli markaya nazaran emtianın kapsamı genişletildiğinden, davacının anılan markasına dayalı kazanılmış hak koşullarının somut uyuşmazlıkta oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.