Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4584 E. 2022/8712 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4584
KARAR NO : 2022/8712
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12.02.2019 tarih ve 2018/300 E- 2019/21 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2019/1168 E- 2021/374 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2015/33379 sayılı “Bi life” esas ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “BIO LIFE+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2017/50330 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı’na itirazda bulunulduğunu, ancak itirazının yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davalı şirkete ait “Biolife” markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği bulunmadığını, davalı şirket markasının müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin “Bi Life” markasını 32. sınıfta tescil ettirdiği, davalı şirket markasının tescil edilmesi halinde tüketiciler nezdinde bu markanın müvekkile ait marka olduğu veya seri marka olduğunun düşünüleceğini, müvekkilin tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç sağlanacağını, markaların her açıdan birbirine benzediğini, “Biolife” markasının müvekkile ait “Bi Life” markası ile açıkça iltibas yarattığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin A101 mağaza adı ile tanınmış marka vasfını haiz olduğunu, davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 2018-M-4126 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2017/50330 sayılı “Biolife” markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının “bi life” markası ile davalı şirkete ait “bio life” markası arasında, başta anlamsal ve görsel olmak üzere, bu markaların ihtiva ettikleri tüm unsurların yarattıkları bütüncül algı, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, taraf markalarında ortak unsur durumunda bulunan “life” ibaresinin Türkçe karşılığının “yaşam, hayat” olduğu, söz konusu anlamın ortalama seviyedeki tüketiciler tarafından bilineceği, davalı şirket markasında yer alan “bio” kelimesinin ise İngilizce “yaşamla, canlı şeylerle ilgili” ve yine “biology” olarak yazılan Türkçedeki “biyoloji” kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığı ve davalı markasının Türkçe karşılığının bir bütün olarak “Biyolojik-Canlı Yaşam” anlamına geldiği, taraf markalarının bir bütün olarak anlamsal açıdan birbiriyle ilişkilendirilmeyeceği, fonetik veya görsel açıdan da benzer algılanmayacağı, sonuçta davalı şirket markası ile davacının dayanak markası arasında SMK’nın 6/1’inci maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının dayanak markasının tanınmışlığı ile ilgili olarak, gerek itiraz gerek dava aşamasında delil sunulamadığı, davalı şirket markası ile davacının dayanak markaları arasında SMK’nın 6/5’inci maddesinden kaynaklı bir tescil engelinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamındaki 32. sınıf mallar yönünden taraf markaları arasında bir benzerlik var ise de ibareler yönünden davalı şirket markası ile davacının dayanak markası arasında SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira başvuruda yer alan “bi” kelimesinin hatalı kullanım sonucu “bir” sayısı olarak algılanabileceği gibi tüketicilerin bu kelimeye ayrı bir anlam atfedeceği, ortak unsur durumunda bulunan “life” ibaresinin Türkçe karşılığının “yaşam, hayat” olduğu, söz konusu anlamın ortalama seviyedeki tüketiciler tarafından bilineceği, tarafların markalarını yaşam ile doğrudan ilgili mallarda kullanacağından, bu mallar için ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, dolayısıyla bu ibareye dayalı bir ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığı, davalı şirket markasında yer alan “bio” kelimesinin ise İngilizce “yaşamla, canlı şeylerle ilgili” ve yine “biology” olarak yazılan Türkçe’deki “biyoloji” kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığı ve davalı markasının Türkçe karşılığının bir bütün olarak “Biyolojik-Canlı Yaşam” anlamına geldiği, taraf markalarının bir bütün olarak anlamsal açıdan birbiriyle ilişkilendirilmeyeceği, fonetik veya görsel açıdan da benzer algılanmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacının itiraza gerekçe “Bi” ibaresinin Türkçe’de bilinen bir anlamının bulunmamasına, “Life” ibaresinin Türkçe’de yaşam anlamına gelmesine ve herkesin kullanımına açık bir ibare olmasına, buna karşılık davalı tarafın başvurusunda bulunan “O” harfi ile markada anlam farklılaşmasına yol açılmasına ve yeteri kadar ayırt ediciliğe kavuşturulmuş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 06.12.2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davalının, başvurusu, davacının tescilli “Bilife” markası, davalının ise “Biolife” başvuru oranında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi kararı Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddi edilmiş ise de; her iki markada ayırtedici unsurlar “Bi” ve “Bio” dur. Davalı, marka tescilinde seçenek özgürlüğü mevcut iken, davacının tescilli markasına yanaşma niteliğinde “Bi” ibaresine “o” ilavesi yoluna girmiştir. Aynı sınıfdaki mal ve hizmetler açısından davanın kabulü gerektiğini düşündüğümüzden Daire çoğunluğunun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.