Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4594 E. 2022/8523 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4594
KARAR NO : 2022/8523
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.06.2019 tarih ve 2019/22 E- 2019/312 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/1304 E- 2021/450 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince 21.03.2018 tarihinde 2018/28353 sayılı “EGLANTİNE” ibareli markanın 5. sınıfta bulunan “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, tıbbi amaçlı yağlar” mallarını kapsayacak şekilde başvuru konusu edildiği, başvurunun YİDK’nın nihai kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1-(b) ve 5/1-(c) maddeleri hükümlerine göre reddedildiğini, oysa “EGLANTİNE” kelimesinin Türkçe bir anlamının bulunmadığını, kelimenin Latince kökenli Fransızca bir kelime olduğunu, İngilizce’ye daha sonra bu dilden geçtiğini ve daha çok orta çağda kullanılan, halihazırda güncel İngilizce dilinde dahi kullanılmayan bir ibare olduğunu, kelimenin Latince “iğne ve diken” anlamlarına geldiğini, kelimenin bazı İngilizce sözlüklerde “çalı, funda, rosa eglanteria, dikenli sapları, kokulu yaprakları, pembe çiçekleri olan bir yaban gülü”, Fransızca’da ise “Fleur de l’eglantier” ibaresi şeklinde “yaban gülü” anlamlarında tanımlandığını, müvekkili firmanın “Eglantine” kelimesinin başındaki “e” harfini değişik şekilde dizayn ederek (é) yazım farklılığı ile markayı “églantine” şeklinde kullandığını, “EGLANTİNE” kelimesinin müvekkili firmanın başvurusunda yer alan ürünlerde kullanılan bir ibare olmadığını, davalı kurumun “EGLANTİNE” kelimesini başka kişi ve firmalar adına da çeşitli ürünler için tesciline karar verdiğini ve kelimenin marka olarak halihazırda kullanıldığını, müvekkili firma tarafından üretilen tıbbi emtianın, bebek maması vs. üzerinde kullanılan “EGLANTİNE” markasının tüketiciler nezdinde diğer firmaların ürünlerinden ayırt edilebilecek niteliğe sahip olduğunu, müvekkili firmanın “EGLANTİNE” markalı ürünlerini ilk olarak 2013 yılında piyasaya sürdüğünü, bu kullanım ile tüketici nezdinde diğer firmaların ürünlerinden ayırt edilebilir seviyeye ulaştığını, müvekkili firmanın “EGLANTİNE” ibaresi için daha önce 28.03.2013 tarihinde 3.sınıfta yer alan mallar ve 35.sınıfta yer alan hizmetler için 2013/72771 no ile başvuruda bulunduğunu, markanın davalı kurum tarafından aynı hükümler gerekçe gösterilerek 3.sınıftaki “ağartma ve temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil) sabunlar” için reddedildiğini, söz konusu kısmi ret kararının kaldırılması için Ankara 3.FSHHM’nde, 2014/531E. sayı ile açılan davada verilen kısmi ret kararının iptal edildiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 27.09.2018 tarihinde 2017/561 E.- 2018/5804 K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının onandığını, markanın Madrid Protokolü uyarınca çeşitli ülkelerde uluslararası tescili için de 1378493 numara ile yapılan WIPO başvurusu üzerine Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, Çin, ABD ve Hindistan’da 3.sınıfta yer alan mallar için tescil edildiğini ileri sürerek, davalı TürkPatent YİDK’nın 07.12.2018 tarihli ve 2018/M-10745 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, davaya konu “eglantine” ibaresinin “yaban gülü” anlamına geldiğini, söz konusu ibarenin soyut olarak ayırt edici niteliği haiz olsa dahi somut olarak ayırt edicilikten yoksun olduğunu, “eglantine” ibaresinin, üzerinde kullanılmak istenen emtia için cins, çeşit, vasıf, karakteristik özellik belirten bir niteliğe sahip olduğunu, zira normal düzeyde bilgilendirilmiş ve makul ölçüde dikkatli ve düşünceli, markayı ve ürünü bir bütün olarak algılama olanağı bulunan ortalama düzeydeki tüketici/yararlanıcı kitlesinin tamamına yakınının, hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan ve doğrudan doğruya “eglantine” işaretini başvuru konusu ürünlerin doğallığına ve lezzetine ilişkin görüp, ürünlerin cinsi-çeşidi-vasfı-amacı olarak algılayacağının açık olduğunu, böyle bir ibarenin tek bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu markanın “églantine” ibaresinden oluştuğu, markanın “e” harfinin üzerinde bir çizgi çekilerek sembol olarak yazıldığı ve geri kalan kısmın düz yazı karakteri ile oluşturulduğu, İngilizce “eglantine” ibaresinin “yaban gülü”, “bilimsel adı Rosa eglanteria, itgülü” manalarına geldiği, başvurulduğu şekli ile “églantine” ibaresinin Fransızca’da “yaban gülü, kuşburnu” bitkisi manasına geldiği, “Eglantine” ibaresinin Türkçe bir anlamının olmadığı, yaygın kullanılmayan ve ayırt ediciliğe sahip bir ibare olduğu, başvuru konusu olan 05. sınıfta bulunan “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, tıbbi amaçlı yağlar” mallarından hiçbirini doğrudan tanımlamadığı, sonuç olarak dava konusu ibarenin 6769 sayılı SMK’nın 5/1-b maddesi kapsamında soyut ve 6769 sayılı SMK’nın 5/1-c maddesi kapsamında somut ayırt edici niteliğinin bulunduğundan, davanın kabulü ile TürkPatent YİDK’nın 07.12.2018 tarihli ve 2018/M-10745 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının “églantine” ibareli başvurusunda yer alan “e” harfinin, üzerinde bir çizgi çekilerek sembol olarak yazıldığı gibi anılan ibarenin Türkçe bir anlamının da olmadığı, İngilizce ve Fransızca anlamlarının da ortalama Türk tüketicileri tarafından bilinmediği, yaygın kullanımı bulunmayan bu ibarenin ayırt ediciliğe sahip olduğu, ayrıca başvuru konusu 05. sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, tıbbi amaçlı yağlar” mallarından hiçbirini doğrudan tanımlamadığı, dolayısıyla mahkemece dava konusu ibarenin 6769 sayılı SMK’nın 5/1-b maddesi kapsamında soyut ve 6769 sayılı SMK’nın 5/1-c maddesi kapsamında somut ayırt edici niteliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin anılan ibarenin 3. sınıftaki “ağartma ve temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil) sabunlar” için 556 sayılı KHK.’nın 7/1-a, c, d maddesi uyarınca tescili talebinin reddedilemeyeceğine ilişkin 27.09.2018 tarih ve 2017/561 E.- 2018/5804 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.