Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4598 E. 2022/8383 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4598
KARAR NO : 2022/8383
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.03.2019 tarih ve 2018/263 E- 2019/118 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1123 E- 2021/281 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 18.05.2017 tarihinde “PINK POEM WOMAN STYLE+şekil” ibareli markanın 25 ve 35. mal ve hizmet sınıflarında adına tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2017/46112 sayısı ile işlem gördüğünü, ancak MDB tarafından davalı şirkete ait 2012/10474 sayılı tescilli marka ile başvuru konusu markanın benzer olması nedeniyle SMK’nın 5/1,ç bendi gereğince bir kısım mal ve hizmet sınıflarının çıkarılarak kalan mal ve hizmet sınıfları için markanın yayınlanmasına karar verildiğini, ancak yayına davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, MDB tarafından SMK’nın 6/1 maddesi gereğince başvuru konusu markanın davalının önceki tarihli tescilli markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru konusu markadan çıkartılarak itiraz edilen başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, karara karşı davalı şirketin itirazı üzerine YİDK’nın 2018-M-3447 sayılı kararıyla itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiğini, ancak bu kararın doğru olmadığını, PINK POEM ibareli markanın 2017/46167 sayısı ile davacı adına tescilli olduğunu, bu markanın kurumca gözetilmediğini, ayrıca davalının markasının mal ve hizmet sınıfları ile başvuru konusu markanın sınıflarının farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların arasında benzerlik bulunmadığını, davalının itirazında iddia ettiği kullanımların hiçbirinin davacıya ait olmadığını, davacının kullanımının başvuruda belirtildiği şekilde olduğunu belirterek Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2018-M-3447 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, başvuru konusu marka ile davalının önceki tarihli tescilli markalarının benzer olduğunu, mal ve hizmet sınıflarının da benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacı adına tescilli 2011/24660 sayılı markanın da başvuruya konu marka açısından müktesep hak oluşturmayacağını, zira tertip tarzı itibariyle kazanılmış hak oluşturmayacak düzeyde markanın farklılaştırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının da bu sebeple yerinde olduğunu, müvekkili markalarının tescil edildiğini gibi kullanıldığını ve bu şekilde müşterileri ve piyasa nezdinde bilinir hale geldiğini, davacının amacının bir marka oluşturarak tescil ettirmek değil davalının ismini, imajını, markasını kullanmak olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, davacı markalarının yazı karakteri, yazımında kullanılan kırmızı kalp şekli ile davalı markalarını taklit ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı işareti ile davalının 2014/80182 sayılı POEM, 2013/67481 sayılı MISS POEM LOVE STYLE, 2011/98262 sayılı MISS POEM, 2011/92937 sayılı MISS POEM markaları arasında 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında benzerlik ve iltibas koşullarının gerçekleştiği, dava konusu YİDK kararında davacının önceki tarihli 2011 24660 sayılı CLUB PİNK POEM WOMAN STYLE markasının dava konusu marka için kazanılmış hak teşkil etmediğine karar verdiği, davacının kazanılmış hak iddiasına konu markalarının 24.03.2011 tescil tarihli 2011/24660 sayılı 25.sınıfta tescilli “Club PinkPoem Woman Style” ibareli ve 18.05.2017 tescil tarihli 2017/46167 sayılı 25. sınıfta tescilli “Pink Poem” ibarelerinden oluştuğu, davacının 2017/46167 sayılı PİNK POEM markasının başvuru tarihi dava konusu marka ile aynı olduğundan kazanılmış hak iddiasında dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacının 2011/24660 sayılı markasının ise taraflar arasında çekişme konusu olmadığı dosya kapsamından anlaşıldığı, davacının dava konusu marka işaretinde ilk anda göze çarpan, tüketicinin algılayacağı markasal unsurun PİNK POEM ibaresi olduğu, ayrıca davacının marka işaretine davalı gibi pembe kalp görseli ekleyerek davalı markaları ile olan görsel benzerliği güçlendirdiği, böylece davacının dava konusu markasının önceki tarihli markadan ziyade davalı firma markaları ile benzeştiği kanısına varıldığı, sonuç olarak davacının önceki tarihli markasında asli unsurun dava konusu marka işaretinde korunmadığı ve önceki tarihli markanın kazanılmış hak teşkil etmediği, markaların emtia listeleri, çekişmeli mal ve hizmetlerin tamamı bakımından aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de SMK 6/5 maddesinin somut davada sonuca etkisinin bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin de dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.