YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/461
KARAR NO : 2022/3685
KARAR TARİHİ : 10.05.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.09.2020 tarih ve 2019/156 E. – 2020/189 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine bonoya dayanılarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu bononun davacının kullandığı banka kredisine davalının kefil olması nedeniyle ödediği ve davacının emekli olmasından sonra davalıya ödeyeceği bu borca teminat teşkil etmek üzere, bedel kısmı boş olarak düzenlendiğini ve dava dışı 3. kişiye teslim edildiğini, davalının risk gerçekleşmeden ve davalının kefalete istinaden ödediğinin üzerinde bir miktarı bedel hanesine yazarak bonoyu icra takibine konu ettiğini, bononun teminat senedi olduğunu gösteren davalı tarafından düzenlenmiş 27.10.2010 tarihli belge bulunduğunu ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, davalının alacağının tespitini, bu talep kabul görmezse fazladan talep yönünden takibin iptalini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, teminat senedi olduğunu gösterir bir belgenin de bulunmadığını, davacının borcuna karşılık verildiğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; Suluova İcra Müdürlüğü’nün 2010/61 Esas sayılı icra dosyasında takip konusu bonoda davacının keşideci olduğu, davacı tarafından bononun teminat olarak boş şekilde verildiği ve sonradan doldurulduğu ileri sürüldüğü, ispat yükü üzerinde olan davacının bononun teminat senedi olduğunu ve bedelsiz olduğunu kanıtlamaya elverişli yazılı delil bildirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacı tarafından ileri sürülen belgedeki imzanın davalıya ait olmasının sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.