YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4610
KARAR NO : 2022/8765
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.11.2018 tarih ve 2018/115 E. – 2018/1494 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.02.2021 tarih ve 2019/447 E. – 2021/190 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında bonoya dayalı takip yaptığını, davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bonoda tahrifat yapıldığını, yazıların, imzaların, tarihlerin farklı zamanda atıldığını, bononun İsmet Halit Kayaokay’a teminat amaçlı verildiğini, teminata konu malların da iade edildiğini, bononun çalıntı sonrası davalı eline geçtiğini, rızaları hilafına ellerinden çıkan bononun geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalıya borçlu olmadıklarının tespitini, kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, bononun davacıya verilen borç para karşılık alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının keşidecisi olduğu bononun, teminat için düzenlendiğini, açığa imza atıldığını ileri sürdüğü, TTK’nın 776/2-f ve 680. maddelerine göre, açığa bono düzenlenebileceği, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı delille ispatı gerektiği, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu, bononun düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkinin ispat edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, iddiaların yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.