Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4614 E. 2022/8440 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4614
KARAR NO : 2022/8440
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.06.2019 tarih ve 2018/430 E. – 2019/274 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1132 E. – 2021/341 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008/55255, 2011/110606, 2000/04179, 2011/110596, 99/004862, 103490, 98/013222, 99/004781, 2001/05921, 2011/110650, 2011/110675, 2011/110653, 2011/110657, 2011/110663, 2005/37670, 2009/04690, 2011/110675, 2016/39889 “Beyaz,” “beyaz”, “beyazım”, “beyazım”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz şekil”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz”, “pınar beyaz ezineli”, “pınar beyaz ezineli şekil”, “çocuklara kahvaltıyı sevdiren beyaz”, “çocuklara kahvaltıyı sevdiren beyaz”, “çeşnili beyaz” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “GÜRSÜT SÜTBEYAZ” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/80747 kod numarası alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığınca, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkilinin Beyaz ibareleri markaları ile ayırt edilemeyecek derecede aynı hatta birebir aynı olduğunu, marka kapsamlarındaki mallar arasında da benzerlik bulunduğunu, “Beyaz” ibaresinin kullanılmasının, müvekkili Şirket markasının tanınmışlığından haksız yararlanma amacı taşıdığını, kesinleşmiş yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-7564 sayılı kararının iptaline ve tescil edilmiş ise dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının itirazına mesnet markalarla müvekkili başvurusunun birbirlerinden tamamen farklı olduklarını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalar arasında tek ortak ibarenin “Beyaz” ibaresi olduğunu, tüketicinin her gördüğü “Beyaz” ibaresini davacı şirkete ait bir marka olmadığını anlayabilecek bilince sahip bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun “Gürsüt” ibaresi olduğunu, “Sütbeyaz” ibaresinin ikincil unsur olarak yer aldığını, bir karışıklığa yol açmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka ile davacı markaları arasında benzerlik bulunduğu, dava konusu marka kapsamındaki 29. sınıfa ait malların 2000/04179, 103490, 98/013222, 99/004781, 2001/05921, 2009/04690, 2016/39889 sayılı davacı şirket markalarının kapsamındaki mallar ile aynı/aynı türde olduğu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının benzer olması nedeniyle somut uyuşmazlığa 6769 sayılı SMK’nın 6/4-5 hükümlerinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, davalı şirketin somut olay açısından kötüniyetli olarak hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK’in 2018-M-7564 sayılı kararını iptaline, davalı adına tescilli 2017/80747 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili ile davalı Şirket vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “GÜRSÜT SÜTBEYAZ” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “BEYAZ” asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda yer alan “GÜRSÜT” ibaresinin, davalı Şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmı ve çatı markası olduğu, bu itibarla başvurunun asli unsurunun “SÜTBEYAZ” ibaresinden oluştuğu, bu ibare ile davacı markalarının asli unsurunu oluşturan ve başvuru kapsamındaki mallar yönünden ayırt edici nitelik taşıyan “BEYAZ” ibaresi arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olduğu, nitekim Dairemizin 04.06.2018 tarih, 2016/12856 esas, 2018/4240 karar sayılı ilamında da bu hususların kabul edildiği, davalı Şirket tarafından dayanılan ve bu davanın tarafları arasında görülen davaya konu markanın “GÜRSÜT TAZEBEYAZ” ibareli bulunduğu, asli unsurunun farklı olması nedeniyle anılan davada verilen kararın bu dosya yönünden emsal teşkil etmeyeceği gibi yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemizin 30.12.2015 tarih, 2015/6195 Esas, 2015/13928 Karar sayılı ilamında dahi “BEYAZ” ibaresinin tasviri bir unsur olmadığının belirtildiği gerekçesiyle davalı Şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Şirket vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.