Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4663 E. 2022/8804 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4663
KARAR NO : 2022/8804
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.12.2018 tarih ve 2016/1274 E- 2018/1388 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1208 E- 2021/247 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında bilişim sistemleri alt yapı malzemeleri satımı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili şirketin talep edilen ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, satıma konu ürünlerle ilgili olarak toplam bedeli 350.132.96TL tutarlı 3 adet fatura düzenleyerek davalı tarafa tebliğ ettiğini, söz konusu faturalardan 22/01/2016 tarihli …nolu faturada yer alan toplam 34.655.76 TL bedelli ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, kalan tüm fatura içeriği ürünlerin davalıya teslim edildiğini, teslim edilmeyen ürünlere ilişkin davalı tarafın 23/03/2016 tarihli … nolu 34.655.76 TL bedelli fiyat farkı faturası düzenlediğini, faturalara karşılık davalının toplam 206.962 TL tutarlı 4 adet çek verdiğini, davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturası ve verilen çek bedelleri düşüldüğünde kalan 108.215 TL borca karşılık davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalı tarafa düzenlenen …nolu faturanın bir kısmının işçilik bedeli olduğunu, bu faturadan kaynaklı işçilik hizmetinin sunulmadığını, ancak takipte sehven bu faturadan kaynaklı sunulmayan işçilik bedeli olan 7.027,20 TL+ KDV bedelin mahsup edilmediğini belirterek davalının takibe yapmış olduğu itirazın 99.923.13 TL asıl alacak üzerinden iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş.
Davalı vekili, müvekkili şirketle davacı tarafın mutabatakı sonucu işçilik ve devreye alma konusundaki giderlerin malzeme fiyatına eklenmiş şekilde fatura kesildiğini, fakat davacı tarafın teknik işlemler ve işçilik gibi hususlarla ilgili müvekkili şirkete bir hizmet sunmadığını, davacının hizmet sunmuş ise bunun kanıtlanması gerektiğini, sadece mal teslimini yaptığını, malların rayiç gerçek bedelleri de karşılaştırıldığında işçilik ve teknik işlemlerin da fiyata eklendiği hususunun ortaya çıkacağını, 42,560,00- TL’lik bedele ilişkin olarak her hangi bir mal teslimi yapılmadığını, kalan cari hesap bedelinin de davacının yapmamış olduğu işçilik ve sistemin devreye alınma işlemi olduğunu, işbu nedenle de müvekkili şirketin hiçbir borcunun bulunmadığını, belirterek davanın reddini, davacı şirket aleyhine %20′ den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında 14.12.2015 tarihinde satış sözleşmesi düzenlendiği, davacı şirket tarafından 22.01.2016 tarih, 274446 no.lu ve 169.684,50 TL bedelli; 22.01.2016 tarih. 274447 no.lu ve 13.882.28.TL. bedelli, 22.01.2016 tarih, …nolu ve 48.566,18 TL bedelli toplam 350.132 TL, tutarında 3 adet irsaliyeli fatura düzenlendiği, yalnızca 22.01.2016 tarih …numaralı faturada yer alan ürünlerden bir kısmının teslim edilmemiş olması nedeni ile davalı şirket tarafından 23.03.2016 tarihli 079994 no.lu 34.665,76 TL tutarında fiyat farkı faturası düzenlendiği, bu faturadan kaynaklı KDV dahil 8.292,09 TL lik işçilik bedeli oluşturduğu, davalı şirket tarafından çek ile yapılan ödemeler ile iade faturası ve işçilik bedeli mahsup edildiğinde davacı şirketin davalıdan takip tarihi itibariyle 99,923,13 TL alacaklı olduğu, teknik ve işçilik bedellerini de içerir davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, bu faturalara itiraz edilmemiş yahut iade faturası düzenlenmemiş olmakla, faturaya konu hizmetin yerine getirildiğinin karinesi olduğu, aksi davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davacının satıcılar hesabı ile davalının alıcılar hesabındaki miktarın birbiri ile örtüştüğü, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunması ve dava tam kabul edilmişken hem kısa kararda hem de gerekçeli kararda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğinin yazılması HMK’nın 298/2. maddesine aykırı olduğu, bu husus HMK’nın 355. Maddesince resen gözetilmiş olup, kısa karar ile gerekçeli karar arasında sehven yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi için HMK’nın 353/1-b2 maddesi uygulanarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının esasa ilişkin istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 355 maddesi ile re’sen gözetilen sebeple usulden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2016/15127 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak olarak 99.923,13 TL miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10 oranında ve değişen oranlarda işleyecek avans faizi uygulanmasına, asıl alacak miktarı olan 99.123,13 TL’nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.119,29 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.