YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4672
KARAR NO : 2022/8562
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2019 tarih ve 2018/362 E- 2019/273 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/1254 E- 2021/452 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılından beri tasarlanmış ve tescil edilerek piyasada tanınmış olan “OMS” marka ve unvanı için 2000/10334, 2000/10336, 2003/06280, 2004/30219, 2004/05612, 2005/11663, 2006/36493, 2008/11882, 2009/50146, 2010/67760, 2010/67784, 2012/71861, 2009/41196, 2012/42658 numaralar ile 11, 21. sınıflarda tescil belgeleri almış bulunduğunu, bu tescillerini marka olarak halen kullandığını, müvekkilinin tasarladığı, tanıttığı ve tesciline sahip olduğu marka ile hemen hemen aynı logo tasarımını yapan davalının, küçük bir farka dayanarak “Nms” adlı 2017/101385 numaralı 11, 21. sınıflarda marka tescil belgesi almak için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazlarının TÜRKPATENT YİDK tarafından 18.08.2018 tarih ve 2018/M-7184 sayılı kararla reddedildiğini, oysa taraf markalarının kaligrafik yapısının, yazım şeklinin, görsel imajının ve okunuşunun bire bir aynı olduğunun görülebileceğini, başvurunun müvekkiline ait markanın bir başka versiyonuymuş gibi algılandığını, müvekkiline ait “OMS” ibaresinin tek başına bir anlamı olmayan harf yığını bir heceden oluştuğundan, davalının bu hecenin benzerini kullanmasının kötüniyet dışında bir açıklamasının bulunmadığını, markaların tescilli olan görünümlerinin kaligrafik özellikleri ile üzerindeki çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütününün karşılaştırılması sonucunda davalı markasının taklit olduğunu ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, her ne kadar “Nms” marka ve unvanı için tescil başvurusunda bulunulmuş ise de, müvekkili şirketin talep ettiği sınıf verilmediği için tescil işleminin tamamlanmadığını, kanunen yatırması gereken masrafların da yatırılmadığını, bu nedenle anılan markanın hükümden düştüğünü, davanın usulden reddinin gerektiğini, markalar arasında iddia edildiği gibi en ufak bir benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre; dava konusu “Nms” markası ile davacı şirketin markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin bulunmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve her ne kadar tarafların markalarını kullanmak istedikleri malların bir kısmı benzer ise de, dava konusu “Nms” markası ile davacı şirketin itiraza mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında, ibareler yönünden görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.