YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4674
KARAR NO : 2022/8384
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.09.2016 tarih ve 2016/143 E- 2016/769 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.04.2021 tarih ve 2019/1273 E- 2021/578 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya yönelik olarak davalı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davacının itiraz ettiğini, itirazın iptali davasının İstanbul 38 Asliye Ticaret Mahkemesince görüldüğünü ve mahkemenin 11.07.2012 tarih ve 2011/210 esas ve 2012/183 karar sayılı ilamıyla asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildiğini, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, ancak temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle mahkemece verilen ek kararlar temyiz talebinin reddine karar verildiğini, bu ek kararın temyiz edilmesinin üzerine Yargıtay (kapatılan) 19 Hukuk Dairesi’nin 27.03.2013 tarih ve 2013/4039 esas ve 2013/5251 karar sayılı ilamıyla ek kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle temyiz itirazlarının reddine ve ek kararın onanmasına karar verildiğini, bu karara yönelik karar düzeltme talebinin ise aynı daire tarafından reddedildiğini ve kararın kesinleştirildiğini, ancak mahkemece verilen temyiz talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, temyiz başvurusunun süresi içerisinde yapıldığını, PTT’den gelen cevaplarla başvurunun süresinde yapıldığının kararın kesinleşmesinden sonra ortaya çıktığını, ayrıca hükmü etkileyecek olay ve olguların yanlış değerlendirildiğini, hakimin daha sonra da görevden alındığını, bu nedenle HMK nın 374 vd maddelerine göre yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının Yargıtay denetiminden geçerek reddine karar verildiğini, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, HMK’nın 375. maddesinde, yargılamanın iadesi sebeplerinin kanun koyucu tarafından sayma yöntemi ile belirlenerek düzenlendiği, yargılamanın iadesi talebinde bulunan davalının, iade sebebi olarak ileri sürdüğü iade sebeplerinin HMK’nın 375. maddesinde düzenlenen iade sebeplerinden olmadığı, iade sebebi olarak gösterilen dosyadaki yargılama konusu davanın tarafları ve konusu ile sebebi itibariyle yargılamanın iadesi istenilen karara aykırı bir hüküm içermemesi nedeni ile davalının yargılamanın iadesi talebinin esasa girilmeden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı yönündeki kararının dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle yargılamanın iadesi davasında davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.