YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4675
KARAR NO : 2022/9098
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.12.2018 tarih ve 2017/273 E- 2018/1216 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.03.2021 tarih ve 2019/1350 E- 2021/412 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin toplam % 50 hissesine sahip olduklarını, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 07.02.2017 tarihli ilan gereğince müvekkillerinden kuruluşta taahhüt edilen payların ödenmeyen bedellerinin talep edildiğini, davalı şirketin 2012 yılında kurulduğunu, kuruluş aşamasında müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı … …Ltd Şti’nin demirbaş, makine, ham maddeleri ve yedek malzemelerin 650.000 TL + KDV bedelle davalı şirkete satıldığını, bu meblağın % 50’sinin ise dava dışı …, …ve …’a, % 50’sinin ise …, … ve …’a hisse oranında satıldığını, …’ın bu paranın % 50’si karşılığında 125.000.00 TL peşin, kalan kısmı 12 ayda ödemeyi taahhüt ettiğini, yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan …, …ve …’ın usulsüz eylemlerde bulunduklarını, müvekkillerinin yönetim kurulu toplantılarına çağrılmadığını, şirket işlemleriyle ilgili olarak müvekkillerinin bilgilendirilmediğini, davalı şirket defterlerinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri … …, … … ve ……’ın yetkili oldukları dava dışı …Mühendislik Ltd Şti’ne piyasa değerinin çok altında fiyatla mal sağlayıp davalı şirketi zarara uğrattıklarını, dava dışı … … ve ……’ın davalı şirkete hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkillerinin ortağı ve yetkilisi oldukları … …Ltd Şti’nin davalı şirketten olan kira alacağı için icra takibi başlatıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeye istinaden 65 kalemden oluşan demirbaş vs için de ödeme yapılmadığından 552.271,65 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin davalı şirkete sattıkları mallara ilişkin faturalar nedeniyle 64.748,25 TL alacakları için icra takibi başlattıklarını, müvekkillerinin davalıya borçları bulunmayıp aksine alacakları olduğunu, bu alacakların ilan edilen borca mahsup edildiğini borçları olduğu düşünülse dahi bu alacaklarına mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkillerinin davalı şirkete borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıların taahhüt ettikleri sermaye borcunu ödemediklerini bunun üzerine gerekli ilan ve ihtarlar yapıldıktan sonra davacılar hakkında ıskat prosedürünün işletildiğini, sermaye taahhüdünü yerine getirdiklerini ispat yükünün davacılarda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların dava tarihi itibariyle davalı şirkete toplamda 330.000,00 TL sermaye taahhüt borçlarının bulunduğu, davacıların ortağı ve yetkilisi oldukları dava dışı … …Ltd Şti’nin davalı şirketten olan alacağının davalı şirkete olan borca karşı takas mahsup talep hakkı sahibi olmadıkları, bu hakkın bizzat dava dışı şirketin tüzel kişiliğine ait olduğu, davalı şirkete dava dışı şirket tarafından kira faturaları kesilmediği, davalının dava tarihi itibariyle dava dışı şirkete 125.280,03 TL ödediği, bunun dışında faturaya bağlanmış bir borcunun dava tarihi itibariyle defterlerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 14/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.