Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4692 E. 2022/9353 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4692
KARAR NO : 2022/9353
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.12.2018 tarih ve 2015/617 E- 2018/653 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/535 E- 2021/253 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, taşımacılık faaliyetinde bulunan davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirket tarafından 2007 yılında … 313 ve 2008 yılında … plakalı araçların kredi ile satın alınarak kendisine tahsis edildiğini, davalı şirketin davacıya karşı Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/99 Esas sayılı dosyası kapsamında borçlarından dolayı şirket ortaklığından çıkarma istekli dava açtığını, bu davada bilirkişi raporu ile davacının borcunun olmadığı tespit edilerek davanın reddedilip kesinleştiğini, şirket ortaklarının kullandıkları araçlar ile gelirleri kendilerine ait olmak üzere şirkete günlük ödenti verdiklerini, davacının bu ödentileri ve araçlarla ilgili kredi borçlarını ödediği halde, davalı şirketin araçlara zorla el koyarak bunları hem kullanarak, hem de daha sonra 10.08.2009 tarihinde satarak haksız kazanç sağladığını ileri sürerek iki aracın 2008 Temmuz ayından araçların satıldığı 10.08.2009 tarihine kadar olan getirisi ile satıştan sonra elde edilemeyen gelir kaybı ve araçların rayiç satış bedellerinin belirlenmesine ve şimdilik 1.500.-TL’nin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 816.270.- TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının, araçların kredi borçlarını ve günlük getirilerini ödemediğini ve borçlu olduğunu, bu nedenle araçlara el konularak satıldığını savunarak davanın reddine, aksi kanaatte olunduğu takdirde ise davacı borçlarının belirlenen alacaktan takas edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık davalı şirket ile onun ortağı konumunda bulunan davacı arasındaki “araç tahsis sözleşmesi”ne dayandığı için, Türk Borçlar Kanunu’nun 147/1-5 maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresini uygulamak gerektiği, buna göre davanın zamanaşımına uğramadığı, davalının kullanımında olması gereken … 313 plaka sayılı aracın ve … plaka sayılı araçların 17.08.2009 tarihinde Erentaş Turizm Ltd. Şti.’ne satışının yapıldığı, davalı şirkette kaldığı toplam 330 gün süre zarfındaki kira gelirinin hesaplanması gerektiği, dava tarihine kadar yapılacak hesaplamanın davalı şirkete ait olan ve ödemelerinin davalı tarafından yapılmaya devam edildiği araçlar bakımından hakkaniyete uygun olmayacağı, 2 aracın toplam değerinin kesinleşen Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/99 E.-2011/316 K. sayılı dosyasında alınan raporda 35.000,00 TL olarak belirlendiği, hat bedeli ortalama tutarının 42.500,00 TL olarak kabulü gerekeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 121.225 TL alacağın 28.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’ nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, ortaklar kurulu kararıyla ortağa tahsis edilen iki adet şirket aracının satılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının davalı şirketin ortaklarından biri olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket ortaklar kurulu kararı uyarınca şirket adına alınan araçların şirket ortaklarınca kendi adlarına işletilmesi, araçların kredi borcunun ve günlük pay bedelinin de şirket ortakları tarafından ödenmesi kararlaştırılmıştır. Dosyada bulunan ortaklar kurulu karar defterine göre 10.08.2009 tarihli kararla davacı ortağın … ve … plakalı iki adet araç nedeniyle ödemesi gereken kredi borçlarını, araçların günlük katılım paylarını, harçları ve vergileri ödememesi nedeniyle araçların satılmasına oybirliği ile karar verilmiştir. Bu durumda davacının, ortaklar kurulunda oybirliği ile alınan anlaşma çerçevesinde kendisinin işlettiği araçlar nedeniyle kredi borcunu ve diğer borçlarını ödediğini ispat etmesi gerekirken, mahkemece hatalı gerekçe ile ortaklığı halen devam eden davacı yararına araç ve hat bedeline hükmedilmesi doğru olmamış davanın tamamen reddi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.