Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4696 E. 2022/8837 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4696
KARAR NO : 2022/8837
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.03.2016 tarih ve 2016/15 E. – 2016/179 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl davada, emlakçılık yapan … isimli kişi ile daire satışı konusunda anlaşma yaptıklarını, güvence bedeli olarak 5.000,00 TL meblağlı bono verdiğini, sözleşmenin 5. maddesine göre satışın kredili yapılacağı kredi çıkmadığı takdirde sözleşmenin iptal olacağını, müvekkilinin kredi kullanamadığını ve konutu alamadığını, davalı tarafından hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, senet üzerinde alacaklı olarak adı geçen şahsın kendisi ile hiçbir şekilde ticari ilişkisinin olmadığını, …’ın emlakçının yanında çalıştığını, senet üzerinde alacaklıyı işçi olarak gösterip icra takibinin kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek icra takibinin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, birleşen davada da aynı gerekçelerle takibin iptaline, dosyada ödenen bedelin davalıdan istirdadına ve %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 22/04/2012 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinde 5.000,00’er TL’lik güvence senedi alındığının belirtildiği, bu sözleşmenin iptal edildiği ve sözleşmenin arkasına bu duruma ilişkin şerh düşüldüğü, davalı …’ın savcılık ifadesinden senedin 22/04/2012 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin ve bu senetten dolayı davacının davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, yargılama sırasında davacı tarafından icra dosyasına toplam 6.078,37 TL ödeme yapıldığı ve açılan menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle asıl dava ile birleşen davanın kabulü ile, takip dosyasına konu 5.000,00 TL bedelli senedin 22/04/2012 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin tespiti ile; bu senetten dolayı davacı tarafından yapılan 6.078,37 TL’nin son ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı tarafından temyiz edilmiştir.
01.06.2021 tarihli ek karar ile asıl davada davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.