Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4768 E. 2022/8755 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4768
KARAR NO : 2022/8755
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.11.2017 tarih ve 2016/144 E- 2017/359 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2018/2009 E. – 2021/706 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “AKUT” markasını ilk defa 1994 yılında kullanmaya başladığını, 1996 yılında ise dernek olarak faaliyetine başladığını, arama kurtarma faaliyetlerinin yanında sel ve deprem gibi doğal afetlerde resmi kurumlara yardım eden bir dernek haline geldiğini, 15.01.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan dernek vasfını kazandığını, “AKUT” markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini, ayrıca 2001/09899 nolu “AKUT” ve 2012/110783 nolu “AKUT Lise Akut Öğrenci Toplulukları Lise Afet Bilinçlendirme Eğitim Projesi” isimli markaların sahibi olduğunu, AKUT ibaresinin seri marka haline geldiğini, müvekkilinin AKUT ibaresinin ilk ve gerçek sahibi olduğunu, davalı tarafa yapılan ihtara rağmen davalı tarafından AKUT markasını kullanmaya devam ettiğini, AKUT ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini bu nedenle davalının Akut markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davalının ibare üzerinde herhangi markasal bir hakkı bulunmadığını ileri sürerek davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğin tespiti, men’i, durdurulması, davalının ticaret unvanında yer alan “AKUT” ibaresinin sicilden terkini ile hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın unvanının … olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerinin bu konu ile ilgili olmadığını, müvekkilinin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, kullanımlar arasında iltibas, haksız rekabet ya da karıştırılma ihtimali olmadığını, müvekkili şirketin de markasının tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafa ait “AKUT” markasının Türkiye’de arama-kurtarma, ilk yardım ve doğal afetle mücadele konularında tanınmış marka niteliğinde olduğu, davacıya ait “AKUT” markası tanınmış marka olduğundan 556 sy KHK 9/1-c hükmü çerçevesinde farklı mal ve hizmetlerde de korunacağı, bu doğrultuda davalı tarafa ait “AKUT” esaslı unsurlu ticaret unvanının sicilden terkini için gerekli koşulların bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı yanın davacıya ait tanınmış AKUT ibareli markasını ticaret unvanında ve evraklarında markasal kullanmak suretiyle davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, men’ine ve durdurulmasına, davalının ticaret unvanından Akut ibaresinin terkinine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; 556 sayılı KHK 9/1-c maddesi kapsamında davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan AKUT ibaresinin, davacının tanınmış markasından kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olup, unvan terkini için gerekli koşulların oluştuğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı ticaret unvanının terkine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak mahkemece davalının, AKUT ibareli tanınmış markayı ticaret unvanında ve evraklarında markasal kullanılmak suretiyle, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğine karar verilmişse de, ticari evraklarda davalının AKUT ibaresini markasal kullandığı yönünde bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, mahkemece 18/07/2017 tarihli duruşmada, davacı vekiline davalı kullanımına ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin de 25/07/2017 havale tarihli dilekçesi ve dilekçe içeriğinde, sahibinden.com internet sitesinde, akutinsaat.sahibinden.com linkinde yer alan ilan içeriklerine yer verildiği, fakat internet görselleri süresinden sonra sunulduğundan HMK 141. maddesi gereğince iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olup, mahkemece değerlendirilemeyeceği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru “AKUT” ibaresini, markasal olarak kullandığı ispatlanamadığı, salt tescilli ticaret unvanı kullanımının da markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanından Akut ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men’ine ve durdurulması ile hükmün ilanına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-)İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulü ile davalının davacıya ait tanınmış AKUT ibareli markasını kulanmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, menine, davalının ticaret unvanından Akut ibaresinin terkinine ve hükmün ilanına dair verilen kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanından Akut ibaresinin terkinine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve menine yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafa ait 2001/09899 numaralı AKUT markasının tüm emtia ve hizmetlerde tescilli olduğu ve AKUT markasının Türkiye’de arama-kurtarma, ilk yardım ve doğal afetle mücadele konularında tanınmış marka olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket ise inşaat alanında faaliyet göstermekte olup, davalı şirket tarafından inşa edilen yapıların çökmesi, yeterli dayanıklılığa sahip olmaması ihtimallerinde, davacı dernek faaliyetini zorunlu kılacak sonuçların ortaya çıkması ihtimali de vardır. Bu gibi hallerde, davalı şirket kullanımı davacı dernek markasının itibarına zarar verebilecektir.
Davalı kullanımının markasal kullanım niteliğinde olması nedeniyle davacının tanınmış nitelikteki AKUT markası ile iltibas yaratacağı, toplumun büyük bir kesiminde AKUT sözcüğünün, derhal davacı … göstereceği, inşaat hizmetlerinin ya da inşaat malzemelerinin, davacının 1’den 45’e kadar bütün sınıflarda tescilli AKUT markası kapsamında kaldığı, ayrıca AKUT sözcüğünün dava konusu ticari faaliyette kullanılması durumunda ilgili toplum kesiminin derhal davalı ile davacı arasında bağlantı kuracağı, davalının mal veya hizmetlerinin davacıdan geldiği zannının ortaya çıkacağı veya ortalama tüketici kitlesinin davacı ile davalı arasında işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünecekleri, davacı derneğin unvanının da AKUT olduğu, dolayısıyla işletmesel bağlantı ihtimalinin dahi ortaya çıkacağı kabul edilerek böylece davalının eyleminin 556 sayılı KHK’ nın 9 ve 61. maddeleri karşısında davacının marka hakkına tecavüz ve TTK anlamında haksız rekabet oluşturduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.