YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4777
KARAR NO : 2023/312
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar arasında eskiden ticari ortaklık ilişkisi mevcut olduğunu, davalıların bu ilişkiden kaynaklanan alacağı bulunduğu iddiasıyla davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davalıların 2016 yılı Eylül ayı itibari ile icra dosyasını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddelerine aykırı olarak kişisel husumet ve öç duygularını tatmin için bir araç olarak kullanmaya başladığını, davalıların söz konusu icra dosyasından, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi hükmünde alacaklıya tanınan hakkı kötüye kullanarak davacının herhangi bir borç alacak ilişkisi olmadığını bildiği hâlde bine yakın kişi, kurum ve kuruluşa haciz ihbarnameleri gönderdiğini, davalıların bu işlemlerdeki amacının davacının ticari itibarını zedelemek, mevcut ve potansiyel ticari çevresi ile ilişkisine son vermek, davacıyı rakip olarak ortadan kaldırmak olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, meni’ini, haciz ihbarnamelerinin iptalini, yeni haciz ihbarnamesi gönderilmemesini ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı aleyhine 2014 yılında 1.402.485,99 TL alacak için icra takibini başlatıldığını, alacağın tahsil edilemediğini, davacının haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğu iddiasını şikayet yoluyla icra mahkemesi nezdinde ileri sürmesi gerektiğini, icra takip işlemlerinin haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların takip alacaklısı olarak davacı hakkında icra takibi başlattığı, takip konusu borcun tahsili için çok sayıda şirket, kuruluş, dernek, eğitim kurumu, üniversiteler, medya kuruluşları, basın yayın organlarının sahibi, çalışanı, köşe yazarları ve buna benzer çok sayıda gerçek kişiye haciz ihbarnamesi gönderdiği, davacının iş ilişkisi içerisinde olduğu veya olabileceği şahıs ve büyük ölçekli şirketlere, eğitim kurumlarına, üniversitelere ve bunun yanında medya kuruluşlarının çalışanları ve temsilcilerine haciz ihbarnamesi gönderilmesinin, davacının borçlu olarak ticari çevresine lanse edilmesi anlamına geleceği, davacının ticari itibarını, müşteri çevresini olumsuz olarak etkileyeceğinin ve ticari itibarını zedelediğinin anlaşıldığı, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden her türlü eylemin haksız rekabet eylemi niteliğinde olacağı, tacir olan davacının ticari kişiliğinin ve ticari itibarının zarar gördüğü, davacının ve davalıların aynı piyasa ortamında aynı koşullarda rekabet eden iki ayrı ticari işletmeye sahip olmasının zorunlu olmadığı, haksız rekabete hakim olan ilkeler gözetildiğinde eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, davalıların gönderdiği haciz ihbarnamelerinin iptali ve yeni haciz ihbarnamesi göndermemesi talebinin haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, haciz ihbarnamesi gönderilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalıların haksız rekabet teşkil eden bu eylemden men edilmesine, karar kesinleştiğinde kararın ilânına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların dellilleri toplanmadan hüküm kurulduğunu ve davalıların adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, alacağın tahsiline yönelik icra işlemlerinin haksız rekabet sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız rekabetin ön koşulunun 6102 sayılı Kanun’un 54 üncü maddenin ikinci fıkrasında düzenlendiğini, haksız rekabete ilişkin eylem ya da işlemin rakipler arasında ya da tedarik edenlerle müşteriler arasında gerçekleşmiş olmasının arandığını, bu ön koşulun somut olayda gerçekleşmediğini, haciz ihbarnamesi gönderilmesinin 6102 sayılı Kanun’un 55 inci maddesinde düzenlenen sebeplerin hiçbirisine girmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklıların davacı borçlunun muhtemel alacaklılarına icra dosyasına tahsil amaçlı olarak 2004 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderebileceği, ancak haciz ihbarnamesinin muhtemel ödeme yapacak kişi konumunda bulunmayan gazete köşe yazarlarına ve habercilere gönderilmiş olması, olayda alacağı tahsilden öte davacı yanı teşhir eder bir görünüme büründüğü için haciz ihbarnamelerinin gönderiliş şekli ve gönderildiği kişilerin muhtemel borçlu konumunda olmamaları nedeni ile 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre hakkın kötüye kullanımının söz konusu olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kurduğu tespit hükmü ile tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, ihlal derecesine göre verilen manevi tazminat miktarının uygun görüldüğü gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların alacaklı, davacının borçlu olduğu icra dosyasından üçüncü kişilere gönderilen çok sayıda haciz ihbarnamelerinin, haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun’un 54 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.