Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4818 E. 2022/8941 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4818
KARAR NO : 2022/8941
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.2018 tarih ve 2017/627 E- 2018/1207 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.03.2021 tarih ve 2020/609 E- 2021/391 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı DMG firmasının tezgah ve aksamının nakliyesi işini üstlendiğini, taşıma sırasında makinenin hasar gördüğünü, müvekkilinin taşımadan kaynaklanan sorumluluğu taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile davalının üstlendiğini, dava dışı Ak Sigortanın zarar gören firmanın zararını rücuen talep edip müvekkilinden tahsil ettiğini belirterek ödediği tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yükün genişliğinin dorsenin genişliğinden fazla olmasına karşın taşımaya elverişsiz durumda olan araca emtianın yüklenmesine karşı çıkmayan ve buna göz yuman gönderen/taşıtan DMG Mori..Ltd Şti. ile yüke uygun araç göndermeyen ve gabari dışı yükü gerekli izinler alınmaksızın taşıyan ve dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının kusurunun olduğunu, gerekli izin belgelerinin alınmamasından dolayı hasarın poliçe teminatına dahil olmadığını, kaldı ki, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 20/06/2016 tarihinde dava konusu makinenin taşındığı aracın önüne hayvan çıkması sonucu, ani fren yapılması sebebiyle dorse üzerindeki CNC makinesinin araçtan düştüğü ve hasarlandığı, meydana gelen hasarı oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkla tespit edilmediği, makinenin 7.300 kg olduğu, TMM sorumluluğunun 8,33 SDR X 7.300 kg = 60.809 SDR ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibariyle 1 SDR = 1.2492.-EURO olup, taşıyıcının sorumluluğunun 75.965,04.-EURO olduğu, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında, davacının oluşan zarardan tam sorumlu olduğu, davalının düzenlenen mali sorumluluk sigortası kapsamında, davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları poliçedeki limitler dahilinde ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 75.855,38 EURO alacağın 16/06/2017 tarihinden itibaren 1 yıl vadeli aynı cins mevduata Devlet Bankalarının uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, trafik kaza tutanağı ve dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın, emtianın araç üzerine yetersiz spanzetle bağlandığı, araç içi emtianın sağ/sol ve ön kaymasını engellemek amaçlı takozlamanın yapılmadığı ve dolayısıyla yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin sözkonusu olmadığı gibi aracın yüke ve yola elverişli olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı taşıyanın somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğundan bu gerekçeler doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, sigorta poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Davacı, taşıma esnasında oluşan kaza sonucu hasarlanan emtia bedelinin dava dışı taşıtan sigortacısına ödendiğini belirterek bu ödemenin kendi sigortacısı olan davalı … şirketinden rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı … ise hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia etmektedir. Mahkemece meydana gelen hasarı oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkta sabitlenmediği, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında davacının kusurlu olduğunu ancak davalının mali sorumluluk sigortası kapsamında davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi ise gerekçede değişiklik yaparak yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin söz konusu olmadığı gibi aracın yüke ve yola elverişli olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı taşıyanın somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davaya konu yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi incelendiğinde notlar- açıklamalar başlığı altında “ karayollarından yasal izinle ve belgesi alınmış ağır tonajlı, geniş çaplı ve gabari dışı taşımalara ilişkin ağırlık veya boyutları bakımından bölünemeyen özel yüklerin taşınması da (proje dahil) karayolu trafik kanunu ile yönetmeliklere ve ilgili mevzuata uygun olarak bu sözleşme kapsamında teminata dahildir. Ancak sefer başlamadan önce mal bedeli, güzergah ve araç plaka numaraları yazılı olarak sigortacıya bildirilecektir. Teminatın başlangıcı sigortacının yazılı onayına tabidir ve ilave şartlar ekleme hakkı saklıdır.” maddesi bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda yüklemenin gabari haddini aşacak şekilde yapıldığı belirtilmiş, ancak bölge adliye mahkemesi yüklemenin gabari dışı olmadığını belirterek söz konusu kloz çerçevesinde bir değerlendirmede bulunmamıştır. Gerek eksper raporundan gerekse bilirkişi raporundan gabari dışı yüklemenin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle poliçedeki bu hüküm dikkate alınarak yapılacak araştırma sonucu bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile sonuca varılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.